Almanya’da antifaşist mücadelede bir fiyasko
Almanya’da aşırı sağcı parti AfD’nin (Almanya için Alternatif) mahkeme yoluyla kapatılması artık iyice zorlaştı. Federal İdare Mahkemesi, AfD’nin çizgisinde yayın yapan aşırı sağcı Compact dergisiyle ilgili kapatma kararını kaldırdı. Böylece AfD’nin yasaklanmasıyla ilgili girişimlerin sonuç vermeyeceğine, dahası daha da güçlenmesine neden olacağına dair uyarıların haklı olduğu görüldü.
Geçtiğimiz yıl yönetimde olan sosyal demokrat, yeşil ve liberal koalisyon hükümeti dönemindeki İçişleri Bakanı Nancy Faeser, Almanya’nın en popüler aşırı sağcı dergilerinden Compact’ı kapatarak “aşırı sağ çevrelere karşı ağır bir darbe vurulduğunu” ilan etmişti. Ancak bu darbe derginin aşırı sağcı içeriği ve yayınları dolayısıyla açılan bir dava sonucu değil, dolaylı bir yoldan vurulmuştu. Sosyal demokrat Bakan, dergiyi çıkaran derneğin “Anayasa’ya karşı” olduğuna karar vermiş ve hem derneği, hem de bu derneğin yasal organı olarak görülen dergiyi kapatmıştı. Böylece “anayasal basın özgürlüğünün ihlali” itirazlarına hedef olunmayacağı sanılıyordu.
‘ESKİ’ KOMÜNİSTİN DERGİSİ
Eski bir komünist olan (90’lı yıllardan sonra saf değiştirdi) gazeteci-yazar Jürgen Elsaesser’ın 15 yıldır çıkardığı dergi gerçekten de aşırı sağcı içeriği, göçmenlere karşı kışkırtıcı ve ayrımcı yayınlarıyla etkin bir yayın organıydı. Aylık olarak çıkan derginin bayi satışları 40 bini buluyordu. İnternet ortamındaki yayınlığı ise çok daha güçlüydü. Youtube üzerinden yayınlanan “Compact-TV’nin” abone sayısı yarım milyonun üzerindeydi.
AfD başta olmak üzere aşırı sağ çevrelerden politikacılara, yazarlara fikirlerini yayabilmeleri için önemli bir platform sağlayan dergi, bunun yanı sıra dünya çapında birçok aşırı sağcı komplo teorisinin geniş yer bulduğu popüler bir dergiydi. Örneğin korona pandemisi dönemindeki yayınlarıyla, bu konudaki sınırlamalara kuşkuyla bakan, esasında aşırı sağcı olmayan kesimlere de ulaşabilmişti. Bir de Ukrayna Savaşı konusundaki muhalif tutumuyla dikkat çekiyordu. Almanya’nın bu savaşta Ukrayna’ya destek çıkmasına, ekonomik ve askeri yardımlarına ya da Rusya’ya yönelik ambargolara keskin bir biçimde karşı çıkıyordu.
Ancak derginin asıl karakterini son dönemlerin ana teması olan göçle ilgili içerikleri belirliyordu. Göçmenlerin (kendi deyişleriyle ülkeye entegre olmayanların) kitleler halinde - Alman vatandaşlığına geçmiş olsalar bile - geldikleri ülkelere “sürülmesi” (Remigration) konusunda, bu konuyu kendisine bayrak edinen AfD’yle aynı çizgideydi. (Tabii Yayıncı Elsaesser kendisiyle ve dergisiyle ilgili “aşırı sağcı“ değerlendirmesini kabul etmiyor, kendisini bir “yurtsever“ olarak tanımlıyor. Emperyalizme ilişkin tezleriyle bir dönem Türkiye’de ulusalcı çevrelerin övgülerini almıştı.)
Eski İşçileri Bakanı Faeser, daha başından beri AfD’nin yükselişine paralel olarak etkisini artıran bu dergiyle mücadele için yanlış bir yol seçmekle eleştiriliyordu. Ona karşı çıkanlar, birincisi dergiyi yasaklamak için “Dernekler Yasası’nın” devreye sokulmasının yanlış olduğuna, ama daha önemlisi “mevcut demokratik sisteme karşı yayın” suçlamasının kapatma için hukuken yeterli olmadığına, bu kararın eninde sonunda mahkemeden geri döneceğine işaret ediyorlardı. Böylece kendisini eskisinden daha da etkin bir biçimde mevcut sistemin baskılarından mağdur olan, haksızlıklara karşı mücadele eden bir yayın olarak gösterebilecek, daha da popülerleşebilecekti.
FAŞİSTLERE MAĞDURİYET ŞANSI
Sonuçta öyle oldu. Federal İdare Mahkemesi, Anayasa’nın “özgürlük düşmanlarına” da düşünce ve ifade özgürlüğü tanıdığına işaret ederek, kapatma kararını iptal etti. Yargıçlar, İçişleri Bakanlığı’nın “dernekler mevzuatına” dayanarak da böyle bir karar alabileceğini, ancak “Anayasa karşıtlığı” konusunda gösterilen gerekçelerin kapatma için “yeterli” olmadığına işaret etti.
Girişte işaret ettiğimiz gibi son dönemlerde esas olarak göç konusundaki kışkırtıcı politikaları sayesinde daha da güçlenip, çok partili sistemin “ana muhalefeti” haline gelen aşırı sağcı AfD’yle mücadelede de benzer arayışlar var. Çeşitli partilerden milletvekillerinin desteklediği bir girişim, bu partinin Anayasa Mahkemesi nezdinde açılacak bir dava sonucu kapatılması için destek arıyor. Şimdiye kadar böyle bir dava için yeterli destek bulunamamıştı. Bundan sonra daha da zorlaşacak tabii ki.
Almanya’da faşizmin tırmanışına karşı hukuki mücadele de önemli elbette. Ama önemli olan güçlü bir birleşik antifaşist mücadele. Zor ama zorunlu...


