Google Play Store
App Store

Yıllardır tüm gücüyle Ukrayna’ya saldıran Rusya, rakibini bir türlü dize getiremedi. Putin’in bundan sonra da 2022’deki açıkladığı hedeflere ulaşması mümkün değil. Zaman zaman yaptığı “barış görüşmelerine hazırım!” mesajlarının arkasında, büyük olasılıkla büyük bir insani ve ekonomik kayıplara neden olan bu savaşı daha fazla sürdürmenin kendisi için de iyi bir şey olmadığını görmüş olması yatıyor...

Tabii Almanya, Fransa, Birleşik Krallık ve Trump’ın inişli çıkışlı tutumuna rağmen ABD olmak üzere NATO ülkelerinin büyük çoğunluğu Ukrayna’yı askeri ve politik olarak destekliyor, ancak Ukrayna halen NATO üyesi değil.

Daha NATO üyesi olmayan Ukrayna’yla bile baş edemeyen Rusya’nın önümüzdeki 4-5 yıl içinde Avrupa’ya yönelik büyük bir savaşa girişecek potansiyeli ve hazırlıkları olduğu ileri sürülüyor. Örneğin Alman hükümeti bu görüşte. Tabii durum böyle olunca Almanya’nın da hedef olacağı bu savaşa hazırlanması gerekiyor.

Sözkonusu hazırlıkların başında silahlı kuvvetlerin asker sayısını artırmak geliyor.

Önceki hükümet Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya saldırmasının ardından “yeni bir dönem” değerlendirmesi yaparak, silahlı kuvvetlerin yeni duruma uygun yapılamasını hedefini önüne koymuştu. Ancak silahlı kuvvetlerin asker sayısı bu hedefin gerçekleşmesi için büyük bir engel teşkil ediyordu. Almanya 2011 yılında zorunlu askerlik sistemini rafa kaldırmış, silahlı kuvvetler büyük ölçüde profesyonel orduya dönüştürülmüş, çok az miktardaki er – erat ihtiyacı da gönüllü gençlerin silah altına alınmasıyla karşılanıyordu. Yeni duruma göre silahlı kuvvetlerin asker açığını bu sistemle kapatması mümkün görünmüyordu.

Almanya’nın o dönemlerden beri “en sevilen” politikacısı, sosyal demokrat Savunma Bakanı Pistorius’un bu sorunu çözmesi gerekiyordu. Tüm araştırmalar “gönüllü”lük temelinde yürütülecek bir sistemin yeterli olamayacağını gösteriyordu ve çözüm olarak askerliğin yeniden “zorunlu” olabileceğine dair fikirler ortaya atılmaya başlamıştı. Ancak Almanya artık askerliğin zorunlu olmadığı bir ülke olmuştu. Halkın ve özellikle de gençliğin çok büyük bir bölümü buna karşıydı.

Bu arada Pistorius bir ara çözüm buldu. Ana akım medyada “İsveç modeli” olarak adlandırılıp, savunulan bu model, gönüllüğü esas alıyor, ancak gönüllülerin sayısı yeterli olmazsa zorunluluğa geçişi öngörüyordu. Sosyal demokrat, yeşil ve liberal partilerin oluşturduğu önceki koalisyon hükümeti, bütçe tartışmaları sonucunda çöktüğü için bu modeli geliştirip, uygulamaya sokamadı. Zaten ucunda zorunluluk olan bu modele koalisyondaki partiler de hazır değildi. Özellikle yeşiller ve sosyal demokratların tabanları böyle bir modele karşıydı.

Sorunu çözme görevi bu yılın başında kurulan Hıristiyan ve sosyal demokrat koalisyon hükümetine kaldı. Eski hükümetin Savunma Bakanı, bu hükümette de aynı görevi üstlendiği için bu görev yine onundu. Ve bu kez işi daha kolaydı. Koalisyonun büyük ortağı Hıristiyan demokratlar zorunlu askerliğe geçilmesini istiyorlardı. Ancak sosyal demokrat saflarda, özellikle partinin gençlik kollarında buna karşı halen bir miktar direniş var. Sonuçta bu konuda bir “orta yol” bulundu ve çözüm önerisi hükümet programına “Şimdilik gönüllülük temelinde yürütülecek cazibeli yeni bir askerlik hizmeti” olarak geçti.

Bu arada NATO da Almanya’nın önüne asker sayısı bakımından somut hedefler koymuştu: Silah altındaki asker sayısı 2035 yılına kadar 260 bine (şu anki asker sayısı 170 bin), ihtiyat askerlerinin sayısının da 200 bine çıkarılması gerekiyordu.

Hafta başında Bakan Pistorius’un bu konuyla ilgili yeni yasa tasarısı ortaya çıktı. Basına sızdırılan belgeler, daha göreve başladığı ilk günlerde Almanya’yı yeniden “savaşabilir” hale getirmek gerektiğini savunan Bakan’ın örnek aldığı “İsveç modeli”nden hareketle, hem gönüllüğü, hem de zorunluluğu içeren bir çözümü yasalaştırmaya hazırladığını gösteriyor.

Buna göre öncelik yine gönüllülükte. Bunu cazip hale getirmek için en önemli araç, silah altına alınacak gençlere verilecek aylıkların artırılması. Tasarıyla ilgili haberlere göre bu askerlere verilecek aylık 2000 euroya yükseltilecek. Eğer gönüllü olarak askere gidenlerin sayısı, ihtiyaçları karşılamazsa hükümet yeni bir yasal düzenlemeye gerek kalmadan askerlik çağı gelenleri zorunlu olarak silah altına alabilecek. Federal Meclis yaz tatiline girmeden yasalaşması hedeflenen tasarıya göre yeni sistem önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek.

Yasa 31 Aralık 2007 tarihinden sonra doğan tüm Alman vatandaşı gençler için geçerli olacak. Buna göre önümüzdeki yıl askerlik çağı gelen tüm gençler (sadece erkekler değil, kızlar da) askerlik şubelerinden bir mektup alacaklar. Bu mektuplarda askerlik hizmetini yapmak isteyip, istemedikleri, kişisel bilgileri, boy, kilo ölçüleri, eğitim ve sağlık durumları sorulacak. Almanya’da kadınlar asker olabiliyor. Ancak bu subay, astsubay gibi profesyonel askerlik görevleri için geçerli. Anayasa’ya göre temel askerlik sisteminden muaflar. Dolayısıyla sözkonusu mektupları alan genç kızlar bu mektupları yanıtlamak zorunda değil. Ancak erkekler zorunlu. Erkekler, yanıtlarında “zorunlu askerlik hizmetini yapmak istemedikleri”ni yazmış olsalar bile, gerektiğinde zorunlu olarak askere alınabilecekler. Yasa böylece ilk etapta asker ihtiyacını gönüllülerle çözmeyi hedefliyor. Gönüllü sayısının yetmediği durumlarda eksikler zorunlu olarak silah altına çağrılanlarla tamamlanacak.