Atıl Pars!
Mesajlarını bir yana koyacak olursak aksiyon sineması türünde oldukça başarılı bir film. Osman Sınav Türkiye sineması adına çıtayı yükseltmiş...
Pars: Kiraz Operasyonu
Yönetmen: Osman Sınav Oyuncular: Mehmet Kurtuluş, Nida Şafak Türü: Dram, Polisiye, Aksiyon Ülke: Türkiye
Pars-Kiraz Operasyonu uyuşturucu trafiği içinde bireysel bir intikam öyküsünü anlatan ve dünya standartlarında başarılı aksiyon sahnelerine sahip bir film. Filmin kötüleri uyuşturucu tacirleri, iyileri ise narkotik şubenin kahraman polisleri. Kötüler içinde herkes var, milletvekilleri, işadamları, gençler... Afganistan'dan kilosu 500 dolara yola çıkan eroin, Yüksekova üzerinden New York'a vardığında 160,000 dolar ediyor. Fakat uyuşturucunun Türkiye içindeki yolculuğunda kaptanlık Lübnan iç savaşından göçen bir Erme-ni'ye (Ermeni olduğu söylenmese de söz konusu karakter bir Ermeni adı taşıyor) düşüyor. Baş yardımcıları ise Kürtler. Filmin yönetmeni Osman Sınav ile ortak senaristi Aybars Bora Kahyaoğlu film sonrası sohbetinde etnik bir vurgu yapmadıklarını ve her milliyetten insanın bu işin içinde olduğunu söylüyordu. Fakat bence yine de bu vurgu filmde var.
KÖTÜLERİN PEŞİNDEKİ 'ASENA'
Filmin kötü adamının gittiği köyün adı da Ermeniceyi çağrıştırıyor. Kadın komiserin adı ise Asena... Yine filmde bir Afrikalı siyah uyuşturucu satıcısı var ve polis tarafından vahşice dövülmesi seyircide tepki uyandırma amaçlı değil. Çünkü döven iyi adam.
Filmin kahramanı Atilla'nın (Mehmet Kurtuluş) babası ve annesi Haşhaşi (Murat Daltaban) kod adlı bir polis muhbiri tarafından öldürülüyor. Atilla ve kardeşi Tayfun (Haluk Piyes) Almanya'daki akrabala-rınca büyütülüyorlar. Atilla Türkiye'ye döndüğünde babası gibi narkotikçi oluyor. Bir ekstazi operasyonunda, güçlü birilerini rahatsız edince kızağa çekiliyor. Ama Atilla, kardeşi Tayfun öldürülünce ve bu cinayetin söz konusu ekstazi ticaretiyle bağlantılı olduğu ortaya çıkınca, duruma el koyuyor ve ortağı Asena'yla birlikte kötülerin peşine düşüyor.
BU SAHNELER TERS TEPER
'PKO'nun belki de en sorunlu yanı vermeye çalıştığı mesajları iletmede. Uyuşturucu kullanan yoz gençlerin karşısına komiser Atilla'nın kardeşi Tayfun'u koyuyor ideal genç örneği olarak ama Tayfun öyle laflar ediyor ki genç olduğuna inanmak zor. Daha en fazla 26-27 yaşında olması gereken abisinin mürüvvetini görmek istiyor tam bir anne ya da torun sahibi olmak isteyen bir dede gibi. Eğer bunları bulaşık derdinden kurtulmak için istiyorsa, adama hizmetçi tut demezler mi? Ama zaten anne ve babalarını kaybetmiş bu iki kardeş sadece babalarını kaybetmiş gibi de konuşuyorlar film boyunca. İnsan annelerini de sadece bulaşıkları yıkayan biri olarak mı görüyorlardı acaba diye düşünüyor.
Filmde gençlerin uyuşturucu etkisi altında seks yaptıkları bir sahne var. Bu sahnenin de istenilen 'tepki'yi değil aynı şeyi yaşama özlemini doğuracağını düşünüyorum izleyenlerde. Çünkü sonuçta ortada zor kullanımı yok ve herkes olaydan keyif alıyor gözüküyor. Sorun biraz da kendisiyle pek de uyumlu bir eğlence anlayışı olmayan bir kızla illa da birlikte olmak isteyen Tayfun'da değil mi?
OSMAN SINAV ÇITAYI YÜKSELTMİŞ
'PKO' gençlerin dünyalarına içerden bakamıyor, sorunlarını anlayamıyor ve dolayısıyla sadece 'uslu' çocuklar olun demek durumunda kalıyor. Uyuşturucu kullanan gençler içinde bir tek Tayfun'un sevgilisi mi mağdur olan, diğerleri sadece suçlu mu?
Servetin son derece eşitsiz dağıldığı, yoksulun her şeyden mahrum olduğu ve bireysel kurtuluşun, köşe dönmenin egemen ideoloji olduğu dünyamızda, uyuşturucunun ne kadar kârlı bir iş olduğunu göstermek de istenen tepkiyi doğurmak yerine, iştah kabartıcı bir etki yapacaktır sanırım.
'PKO' mesajlarını bir yana koyacak olursak aksiyon sineması türünde oldukça başarılı bir film fakat. Osman Sınav Türkiye sineması adına çıtayı yükseltmiş. Filmin adındaki 'Pars'ın nereden geldiğini ben herhalde filmi izlerken kaçırdım, basın bülteninden öğrendiğime komiser Atilla'nın lakabıymış.
* * *
Kusursuz Yabancı
Orijinal Adı: Perfect Stranger Yönetmen: James Foley Oyuncular: Halle Berry, Bruce Willis Ülke: ABD
Kusursuz jenerik
Kusursuz Yabancı hiçbir iz bırakmayacak olan, sıradan bir film. Ne sürprizleri şaşırtıyor ne de oyunculuklar etkiliyor Victoria's Secret ve Reebok gibi büyük markalar adlarının görüneceği bir filme para yatırsalar bu filmde bir katilin kendilerini temsil eden reklam ajansının yöneticisi olmasını kabul ederler mi? Yanıtı filmde.
Evet maalesef bu sevimsizlik aldı yürüdü. Film seyrederken çeşitli markalara da maruz kalıyoruz, seyirci para ödeyerek reklam da seyrediyor. 'Kusursuz Yabancı' Rowena (Halle Berry) adlı bir araştırmacı gazetecinin serüvenlerini anlatıyor. Rowena işini yaparken sahte kimlikler kullanarak avını tuzağa düşürüyor. Avları masum olmasa da Rowena'nin yöntemleri de sevimli değil. Onun da başına 'Pars-Kiraz Operasyo-nu'nun komiserinin başına gelen geliyor. Yüksek mevkilerdeki kişilerin ayağına basınca kendi ayağı kaydırılıyor. Rowena bu sırada eski bir kız arkadaşıyla karşılaşıyor. Arkadaşı evli bir reklamcı olan Harrison Hill'le (Bruce Willis) ilişki kurmuş fakat Hill sıkılınca kadını başından savmış-tır. İntikam planları kuran kadın bir süre sonra ölü bulununca, Rowena katilin Hill olduğunu düşünür ve kimlik değiştirerek Hill'in reklam ajansında işe başlar.
'Kusursuz Yabancı' hiçbir iz bırakmayacak olan, sıradan bir film. Ne sürprizleri şaşırtıyor ne de oyunculuklar etkiliyor. Karakterlerin de son derece yüzeysel tasvir edildiği filmin en güzel bölümü, sonunda jenerik akarken fonda çalan Cat Power şarkısı.


