Google Play Store
App Store
Attila Aşut

Attila Aşut

yazievi@yahoo.com

Dilbilgisinde bağlaç olarak adlandırılan sözcükler tek başına anlam taşımazlar. Bunlar görev bakımından benzer ya da aynı olan sözcükleri / söz öbeklerini birbirine bağlayarak anlamlı tümceler kurulmasını sağlarlar.

Türkçede bağlaç işlevi gören çok sayıda sözcük var. Bir okurumuzun sorusu üzerine bugün yalnızca “ve” ile “fakat” bağlaçları üzerinde duracağız.

Okurumuz Kenan Çağlar, birkaç konuyu birden dile getirdiği mektubunda özetle şöyle diyor:

“Sayın Aşut,

Aşağıdaki satırları Soner Yalçın'ın ‘Niye inanırız Neden İnanmayız’ başlıklı yazısından aldım:

‘Unutmayınız ki, 'iddia' en basit anlatımla doğruluğu henüz kanıtlanmamış olandır. Kesinliğe karar verecek yargı sürecidir.

Ve fakat:

Bir iddianamenin; siyasal felsefe, hukuk felsefesi, kamusal akıl, iktidar-muhalefet ilişkisi, meşruiyet, adalet anlayışı gibi farklı açılardan kapsamlı değerlendirilmesi yapılabilir.’

Başlıkta unutulan soru işaretleri, alıntıdaki paragraf düzeni, iki nokta (:) ile noktalı virgülün doğru kullanılıp kullanılmadığı bir yana, benim asıl değinmek istediğim ‘ve’ ile ‘fakat’ bağlaçlarının birlikte kullanılmasıdır. Bu bağlaçları yazarken ve konuşurken farklı görevlerde kullanırız. İkisini birlikte kullanarak bunların görevlerini aynılaştırmak hatalı değil mi?

Sözü uzattım, hoş görün. Televizyonlardaki tartışma programlarında sunucuların ‘Falanca siyasetçi şöyle şöyle dedi. Siz bunu nasıl okuyorsunuz?’ tümcesi kulaklarımı tırmalıyor. İçimden bağırmak geliyor: ‘Yazıldığı gibi okuyorum!’ ‘Bunu nasıl yorumlarsınız?’ desene be kardeşim! Sayın Aşut'un uyarılarına kulak veren olmamış demek. Yazık, çok yazık!

Saygılarımla, esen kalın.”

“VE” İLE “FAKAT”IN BİRLİKTELİĞİ

Okurumuz eleştirisinde haklı. Sıralama bağlacı olan “ve”, bağımsız tümceleri ya da görev bakımından benzer sözleri birbirine bağlarken “fakat” bağlacının işlevi başkadır. Öncelikle belirtmemiz gerekir ki Türkçe sözdiziminde tümceler “ve” bağlacıyla başlamaz; “ve”den önce ve sonra noktalama imi kullanılmaz.

“Fakat” sözcüğü ise karşıtlık bağlacıdır. Bu bağlaç, aralarında karşıtlık bulunan tümceleri birbirine bağlar.

Peki, bu iki bağlaç yan yana kullanılabilir mi?

Bence yukarıdaki örnek, doğru bir anlatım kalıbı değil. Çünkü iki bağlacın işlevleri ayrıdır. Okurumuzun aktardığı tümceyi iki açıdan yanlış buluyorum:

1. Türkçe dilbilgisi kuralına aykırı olarak “ve” bağlacıyla bağımsız tümce oluşturulmuş.

2. Bu tümcede “ve” bağlacı “fakat”ın yanında eğreti ve gereksiz bir sözcük olarak duruyor. O sözcüğü kaldırdığınızda, “fakat” bağlacının, nokta ile sonlanmış sıralı iki bağımsız tümceyi tek başına birbirine bağlayarak daha anlamlı bir yapı oluşturduğunu göreceksiniz.

Okurumuzun değindiği öteki konulara gelince... Son dönemlerdeki köşeyazılarında böyle tek ya da birkaç sözcüklü kısa paragraflar kurulabiliyor. Beğenip beğenmemek bir yana, bunu bir üslup sorunu olarak görmek gerektiğini düşünüyorum.

Konuşma dili de farklılaşmaya başladı. “Falanca kişinin söylediklerini nasıl okuyorsunuz?” yerine “nasıl yorumluyorsunuz?” dense elbette Türkçeye daha uygun davranılmış olur.

* * *

HAFTANIN NOTU

Okuru bıktıran reklam düzeni

Aşağıdaki ileti, Mustafa Kırcı adlı okurumuzdan geldi. Başka okurlar da aynı konudan yakınıyor. Sanal ortamda dolaşırken hepimiz benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Oralarda artık bir yazıyı ya da haberi sinirlenmeden okuyamıyoruz! Çünkü sayfalar dört koldan reklam saldırısı altında! Uluslararası bilişim tekelleri çok vahşi bir reklam düzeni kurmuş. Adeta reklam arası yazı okutuyorlar bize! Okurumuz diyor ki:

“Sayın Aşut;

Benim için BirGün ve çatısı altında toplanmış yazarları çok şey ifade ediyor ve yol göstericiler.

Farkındayım, çok zor ekonomik şartlardan geçiyoruz.

Kurumlar ve bireyler olarak bunun için reklam gelirleri çok önem taşıyor. Ama!... Köşeyazılarında, haberlerde her iki satırın altına ‘kuşak reklam’ almak, hem bize hem de siz değerli yazarlarımıza ayıp ve saygısızlık olmuyor mu? Reklamlar yüzünden dikkatimiz dağılıyor; ne köşeyazısından ne haberlerden bir şey anlıyoruz!

Saygılarımla.”

Okurumuzun mektubunu gazetemizin dijital yayın koordinatörlerinden Berkant Gültekin’e yönlendirdim. Arkadaşımızdan şu yanıt geldi:

“Hocam merhaba.

Okurlarımızın şikâyetlerini ve önerilerini dikkate alıyoruz. Yaşattığımız kötü deneyim nedeniyle kendisinden özür dileriz.

İnternet sitesinde çıkan reklamlar konusunda düzenleme yapmak, gündemimizde var.

Son zamanlarda reklamları bir nebze seyrelttik, ancak yeterli olmadığını kabul ediyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz.

Biz de mevcut durumdan memnun değiliz. Gönül ister ki tümüyle reklamsız bir yayın yapalım. Okurumuzun da belirttiği gibi ekonomik olarak zorlandığımız bu günlerde reklam geliri hayati bir yerde duruyor. Bu yüzden ince ayarlamalar yapmamız gerekiyor.”