Balcalı Hastanesi “güçlendirilemedi”
Aslında güçlendirilemeyen, gittikçe daha fazla çöken sağlığımızın ta kendisidir. Sağlık hizmetlerine nasıl bakıldığını, yatırımların nasıl yapıldığını merak ediyorsanız Adana’ya bakmanız size fikir verebilir. Şubat 2023 depremlerinin ardından neredeyse üç yıl geçti. Hasarlı olduğu gerekçesiyle boşaltılan, güneydoğunun, güneyin, 20 milyondan fazla nüfusun sevk merkezi, en önemli hastanesi olan Balcalı Hastanesi’nin ana hizmet binaları hâlâ açılmadı.
Deprem bölgesinde birinci basamaktan üçüncü basamağa sağlık hizmetlerinde sorunlar var. Bir yanda Antakya’da aile hekimleri konteynerlerde çalışmaya devam ederken öte yanda Adana’da hocaların, asistanların hizmet vereceği hastane güçlendirilemedi. Bu üç yılda 100 milyarlar şehir hastanelerinin kirasına giderken deprem bölgesinin en önemli üniversite hastanesi ayağa kaldırılamadı. Siyasi tercihtir, üniversite hastanelerine yönelik ayrımcılıktır, tam bir utanç tablosudur.
HASTANENİN DURUMU
Tam adı Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi. Başına gelenleri hatırlayalım. Büyük 6 ve 20 Şubat 2023 depremleri sonrası hasarlı olduğu gerekçesi ile boşaltıldı. Depremde zarar gören blokların yıkılıp yeniden yapılması yerine güçlendirme kararı alındı. Çalışmalar uzun süre başlatılamadı. Öncelikle polikliniklerin olduğu blokta güçlendirme yapıldı. Sonra boşaltılan A ve B blokların güçlendirme çalışmalarına başlandı. Poliklinik binasının güçlendirmesi yapıldı yazdım ama hocalar orada da sorunların bitmediğini söylüyor. Koku ve sivrisinek şikayetleri fazla. Bodrum katta onarım devam ettiği için su kaçakları var. Suların bulunduğu yerlerde ciddi sinek ve haşere sorunu var. İlaçlamalar nedeniyle ortaya çıkan koku hastanede endişe yaratıyor. Ameliyathaneye çıkan asansörlerden sadece biri çalışıyor. O da sık arızalanıyor. Hastaların ameliyathaneye ulaştırılması gecikebiliyor. Yataklı servisler yeterli olmadığı için pek çok hasta koğuş sistemindeki günübirlik servisten ameliyata alınıyor. Orada da sinek ve koku sorunu var. Hastalar kötü koşullardan şikayetçi.
Yataklı servislerde parçalı durum var. Feyyaz Etiz Onkoloji Ek Hizmet Binası ve Yüreğir Devlet Hastanesi’nin bir bölümü kullanılıyor. Devlet hastanesinin yarısı, onun da farklı katları tıp fakültesi tarafından kullanılıyor. Balcalı yerleşkesindeki Onkoloji Binasını da pek çok bölüm geçici olarak kullanıyor. Burada yatan hastalar ameliyat için poliklinik binasına ambulansla taşınıyor. Ameliyat öncesi ve sonrası nakiller endişe yaratıyor.
Çukurova Üniversitesi’nin İdari Faaliyet Raporları’ndaki bilgilere göre deprem öncesi 2022 yılında Balcalı hastanesi 1309 yatak kapasitesine sahipti, bir milyon 507 bin hastaya sağlık hizmeti verilmiş, 76 bin 879 ameliyat yapılmıştı. 2024 yılı faaliyet raporu hizmet verilen hasta sayısının bir milyon 29 bine, ameliyat sayısının 48 bin 20’ye düştüğünü gösteriyor. Depreme, artan nüfus ve ihtiyaca rağmen hizmet kapasitesi düşmüş! Yatak kapasitesi iki farklı yerleşkede toplam 652 olarak bildiriliyor. Bu durumlar döner sermaye gelirlerini düşürüyor, hocaları, hekimleri, sağlık çalışanlarını yoksulluğa sürüklüyor. Ayrılan, özele geçen hocalar var.
Hekimlerin aktardığı bilgilere göre, Ağustos 2024’de Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş Ocak 2025’de yaptığı bilgilendirme toplantısında, güçlendirme projesinin yanlış olduğunu ama başlamış bulunduğunu, bir yıl içinde iki bloğun da güçlendirmesinin tamamlanacağını belirtti. Ancak inşaatların ilerleme durumuna bakınca bunların 2027 yılına yetişmesinin bile zor olduğu görülüyor.
EĞİTİMDE SIKINTILAR
Pek çok bölümde yatak sayısı hem verilen hizmeti hem de tıp ve uzmanlık eğitimini etkileyecek kadar yetersiz. Örneğin psikiyatri bölümünde ikisi profesör 7 hoca, 21 asistan var, yatak sayısı sıfır. Asistanlar yatan hasta görmek için rotasyona başka hastanelere gidiyor, hocalar hasta yatıramıyor. Göz hastalıklarında beşi profesör dokuz hoca, 18 asistan var, kullanabildikleri yatak sayısı 10. Kulak Burun Boğaz, üçü profesör 10 hoca, 22 asistan var, yatak sayıları 14. Hemen her bölümde durum böyle.
Öğrencilerin hastane içinde veya çevresinde yemekhaneleri yok, üniversitenin merkezi yemekhanesine gitmeleri gerekiyor. Aynı zamanda sağlık çalışanlarının yemekhane şartları da çok kötü.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi 53 yıllık geçmişiyle ülkemizin en önemli ve köklü eğitim kurumlarından. Fakültenin 171 profesör, 92 doçent, 32 doktor öğretim üyesi, 18 öğretim görevlisi, toplam 313 hocası ve 175 asistanı var. Fakültede 2065 T.C. vatandaşı, 82 yabancı uyruklu olmak üzere 2147 tıp öğrencisi eğitim görüyor. Bu yıl tıp fakültesine 237 öğrenci alındı. Ayrıca Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Tıp Fakültesi’ne her yıl alınan 62 tıp öğrencisi var, alt yapısı olmadığı için o öğrenciler de Çukurova Üniversitesi’nde eğitim alıyor. Tıp Fakültesi’nin 2024 Birim Faaliyet Raporu’nda yaşanan zorluklar, zayıflıklar açıkça yazılmış: “Öğrenci kontenjanlarının kurum iradesi dışında belirlenmesi, artan öğrenci sayısına bağlı olarak derslik ve eğitim-öğretim ortamı ihtiyacı, uygulama/araştırma hastanelerinin eğitim kurumu olma önceliğini kaybetmeleri, performans sisteminin öğretim üyelerinde motivasyon kaybı yaratması, deprem nedeniyle hastanemizin hasar görmesinden dolayı poliklinik, servis ve ameliyathane hizmetlerinin eski kapasiteyle yürütülememesi.” Yazan hocalarımızın aklına, yüreğine sağlık, daha ne desinler?
Adana Tabip Odası önceki başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal bölgenin en önemli hastanesinin ve eğitim kurumunun yaşadığı bu dağınıklık ve bakımsızlığın kabul edilemez olduğunu, hızla düzeltilmesi gerektiğini bildiriyor. Ne acı, iki yıl önce yazmışım, hiç düzelme olmamış. Çağrıyı yineleyelim: Balcalı’yı çabucak ayağa kaldırın, hastaların sağlık hizmetlerine, tıp öğrencileri ve asistanların da nitelikli eğitime erişimini sağlayın.


