Beykoz'dan Sümerbank
Sümerbank
Bugün bu işletmelerin şatışı sonrası yaşanan sonları bir başka güne bırakmak üzere, ikinci ihalesi 2003 Ekiminde yapılan, ancak daha devir işlemi gerçekleşmemiş olan Beykoz Kundura fabrikasından söz etmek istiyorum.
1816 yılında"Beykoz Debağat ve Kundura Fabrikaları" adıyla kurulmuş, Osmanlı ordusunun ayakkabı ihtiyacını karşılamış, 1933 yılında 3460 sayılı yasa ile "Sümerbank Deri ve Kundura Sanayi Müessesi" adını alan Beykoz Kundura fabrikası, İstanbul'un Beykoz ilçesinde 182 dönüm arazi üzerine kurulu içinde tarih barındıran, yani tarihi eser kapsamında olan bir kuruluş. Prof.Dr. Önder Küçükerman'ın "Boğaziçinde Başlatılan Sanayi" başlıklı Beykoz Kundura Fabrikası'nı tarihi değerleri ile anlatan çalışmasını okuduğunuzda bir tarihi 29.750.000 ABD dolarına nasıl satıldığını aklınız almıyor. Yıllarca ordu için bot, çizme ve ayakkabı üreten Beykoz kundura da Atatürk için de çok ayakkabı üretimi yapılmış. Eski yıllarda reklamlarında da yer aldığı gibi "Fiyatlarımız, kayalar gibi sabit, ve heryerden ucuzdur" sloganı ile halkın itibarını kazanmıştır. 1311 Kanunevvel'de yapılan "Sırmakeş Çeşmesi", tarihi havuzu yaşları saptanmaya çalışılan çınar ağaçları, kurulduğundan bugüne kundura örneklerini barındıran koleksiyonu ile gerçekten sahip çıkılması gereken bir tarih. Boğaziçi Yasasa'na göre "Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi" içinde olan ve üzerine tesis yapılma izni olmayan Fabrika'nın 1999 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'ne bedelsiz devrine ilişkin ÖYK kararının iptali için Türk-İş'e bağlı Deri-İş Sendikası dava açmıştı. Ancak daha sonra bu devir işlemi gerçekleşmedi ve yeniden Ekim 2003'de ihalesi yapıldı. İhalede, en yüksek teklifi 29 milyon 750 bin dolar ile Yıldırım Dış Ticaret A.Ş. verdi. T.Deri-İş Sendikası, satışı onaylayan ÖYK kararına yine dava açtı. Sendika Başkanı Yener Kaya, "üretimin devamı için etkili olamadık. Çünkü burasını elden çıkarmayı akıllarına koymuşlardı. Hiç olmazsa tarihi eser olan bu fabrikanın yerinin korunmasını sağlamak istiyoruz" diyor. Bu nedenle de Belediye ile birlik olarak (Seçim öncesi DSP'li belediye ) uzunca bir süredir üretimi durdurulan fabrikanın tarihi eser niteliğine sahip çıkılmasını öne çıkararak ilgili kurumlardan rapor talep ettiler. Şu anda İstanbul ili III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu şimdi fabrika binalarını ve diğer ağaç gibi varlıklar üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Aslında, Kundura fabrikası üretimine devam etmeli, çok el üretimini de yaşatacak kundura ustaları yetiştirmeliydi. Fabrika bir müze konumuna dönüştürülmeliydi. Yine de çok geç sayılmaz.


