Google Play Store
App Store

Her ay yayımlanan BirGün Kitap’tan sonra BirGün TV Kitap’ta da buluşarak kitaplarla kurduğumuz dostluk köprüsünde birlikte yürümek büyük mutluluk… Birlikte yazacak hikâyelerimiz, birbirimize okuyacak şiirlerimiz var.

BirGün TV Kitap: Edebiyata açılan pencere
Özge Doğar

Özge DOĞAR

Birbirinden kıymetli konukları ve değerli kitapları sizlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadığımız BirGün TV Kitap, ilk 5 programını tamamladı. Sözcüklerin gücüne, hikâyelerin büyüsüne ve okumanın birleştirici gücüne inanan bir ekip olarak bizimle bu yolculuğa çıkan tüm izleyicilerimize teşekkür ederim. 5 yazar ve öne çıkan kitaplarla her biri edebiyata duyduğumuz bağı derinleştirdi. Şimdi bu yolculuğa çıkıp neler yapmışız birlikte bakalım.

İlk 5 programın ardından izlenimlerimi ve konuklarımızın birbirinden değerli görüşlerini anlattıkları programlardan kesitler sunmak istedim. Mart ayından itibaren yayınlanmış programların tamamını BirGün TV’den izleyebilirsiniz.

FİLİZ GAZİ İLE İLK BULUŞMA: MÜRİDELER (TEKİN YAYINEVİ)

İlk Programımızı gazeteci-yazar Filiz Gazi ile yaptık. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’ne denk gelen programımızda son kitabı “Görünmeyen Cemaat: Mürideler”i ve gazeteci kimliğini konuştuk. Gazetecilerin hırdavat kutusu çok dolu, böyle olunca da sözcüklerin edebiyatla buluşması neredeyse imkânsız hale geliyor. Kadın öyküleri yazıp kadın araştırmaları yapan Filiz Gazi’nin yazın dilinde kadınla yoğurulmayan tek bir satır yok. Çünkü kadının olmadığı bir alanı düşünmek söz konusu bile olamaz.

"Sokağı, hayatı, kimi kötülükleri, kimi manipüle edilmiş bilgileri, hakikat üzerindeki oynamaları daha fazla biliyor olmak gazetecinin farkıdır” diyor Filiz Gazi. Bu nedenle de sözcükleri durmuyor, araştırıyor, yazıyor, bizi gerçeklerle buluşturuyor.

ZEYNEP YILDIZ İLE TOPRAĞIN DERİNLERİNDEKİ GÜÇ (DİNOZOR ÇOCUK)

Yazar Zeynep Yıldız, Bilgeler Geçidi serisinin devamı olarak “Toprağın Derinlerindeki Güç” adlı romanını gençler için yazmış olsa da hepimizin okuyacağı macera dolu bir hikâye. Geçmişten gelen meşe fidanının, toprağa tutunabilmesi için kendi dönemine ait mikroorganizmalara ihtiyaç duyması üzerine gençlerin toprağa açılan macerası anlatılıyor. Bize de cesaret ve özgüven veriyor, diyebilirim.

Zeynep Yıldız “Bir gençlik tutkusunun kâğıda dökülmesi benim yazarlık serüvenimi oluşturuyor” diyor. Kütüphanede geçirdiği zamanların değerine vurgu yapan Yıldız, okumanın önemini de bir kez daha bizlere gösteriyor.

BAHAR ERİŞ BİZLERE SORUYOR: “KORKMASAYDIN NE YAPARDIN” (ALFA YAYINLARI)

Çocuklar ve ebeveynleri üzerine düşünen Bahar Eriş ile programımız devam etti “Bir içinde yaşadığımız hayat var, bir de içimizde taşıdığımız” diyor kitabında. “Korkmasaydın Ne Yapardın?”, Bahar Eriş’in son kitabı değil ama beni en çok etkileyen kitabı.

“İçimizde gömülü hayaller bizden bir şeyler yapmamızı bekler” diyor sevgili Bahar Eriş. Yok saydığımız, belki de unuttuğumuz hayallerimiz bize seslendiğinde yapabilme cesaretini gösterebilecek miyiz? Yapabilme cesaretini gösterdiğimizde bize neler eklenecek? Peki ya sorumluluk duyduğumuz çocuklarımız ne kadar cesurlar, bilgi cesaret kazandırır, bilgiyi yanlış kaynaklardan öğrendikleri için artık her şey anlamsızsa… Bilgiyi artık sosyal medyadan ve ekrandan kısa kısa videolardan ediniyorlar. Bahar Eriş “Bize sunulan bilginin önünü arkasını nedenini niçinini bilmeden kısa videolar üzerinden bilgi sahibi oluyoruz. Oysa kitaplar bilgiyi bütün olarak sunuyor. Hikâyenin başını, ortasını, sonunu biliyoruz, görüyoruz. Belli bir anlam var. Bu anlamı yakalayabilmek için kitap okumaya daha çok ihtiyaç var” diyor.

TERBİYESİZ ARKEOLOG BAHA BATIKAN: ERİL, DİŞİL VE ÖTEKİLER

İktidarların, bedenlerimiz üzerindeki izlerini Baha Batıkan, “Eril, Dişil ve Ötekiler” kitabında cesaretle kazıyor, toprağın altındaki medeniyetlerle bizleri yüzleştirerek, çağlar boyunca cinsiyet rollerini ve bu rollerin başrol oyuncularını bizlere anlatıyor. Sadece arkeolog gözüyle değil zaman zaman provokatif ve sorgulayıcı bir dille de edebi anlatıma başka bir tat getiriyor. Anadolu’da arkeolog olmanın zorluklarını bilerek yolda yürüyen yazar samimi diliyle kitabın bir solukta bitmesine neden oluyor. Baha Batıkan “Yazılarımı ve çalışmalarımı olduğu gibi anlatmak istediğim için kendime Terbiyesiz Arkeolog, diyorum” diyor. Terminoloji kullanmadan herkesin anlamasına izin verecek sözcükleri seçiyor. Yazılarındaki sadelik okuduğum diğer arkeoloji kitaplarından daha farklı bir okuma şöleni sundu. Arkeoloji sevenlere tavsiye ederim.

MİYASE SERTBARUT VE YUAN HUAN’IN KULÜBESİ (TUDEM YAYINLARI)

Miyase Sertbarut için kitabı sevmeyen çocuklara hatta yetişkinlere kitabı sevdiren yazar, diyebilirim. Çocuk ve gençlik edebiyatına pek çok yenilikçi eser kazandırmasının yanı sıra mütevazi dili ve edebi duruşuyla takip ettiğim bir yazar. “Dünya en büyük hikâyedir” diyen Sertbarut, çocuk edebiyatıyla ilgili gelişmeleri olumlu görüyor. “Artık sadece ders kitaplarına kaynak amacıyla değil edebi bir haz alabileceği, bir çocuğu dönüştürebileceğinin farkına varıldı” diyor. Yazar çocukların bir araya geldiği kulüplerin olmasını, kültür kitapları basan yayınevlerinin çocuk kitaplarını da basmaya başlamasını umut verici biduğunu belirtiyor.

Ancak kaygılarını da dile getirmekten kaçınmıyor: “Bunun eksik tarafı da var. Çocuk kitaplarını ticari olarak gören yazar ve yayınevleri de var. Çocuğa okuma şevki kazandırmayan kitaplar da ne yazık ki dolaşımda.” Türkçe öğretmeni olduğu dönemlerde karakterleri canlandırması kendi kendiyle oynadığı bir oyundu. Bir arkadaşının tavsiyesiyle yarışmaya katılır ve dosyası birinci olur. O yıldan itibaren 60 çocuk ve gençlik kitabı yazan Miyase Sertbarut, “Yuan Huan’ın Kulübesi” adlı kitabıyla İtalya’da Rodari ödülünü kazandı.

Her ay yayımlanan Birgün Kitap’tan sonra BirGün Kitap TV’de de buluşarak kitaplarla kurduğumuz dostluk köprüsünde birlikte yürümek büyük mutluluk.

Önümüzdeki günlerde bambaşka hikâyeler, ilham verici yazarlar var. Hep birlikte yeni bölümlerde görüşmek üzere.

Sevgiyle kalın…