Google Play Store
App Store
Birleşik Metal-İş'ten şiddet ve tacize karşı önemli adım
Fotoğraf: BirGün

Nuran GÜLENÇ - Sendika Uzmanı

Birleşik Metal-İş Sendikası ile Diebold Nixdorf Teknoloji AŞ işletmesi arasında, 01.01.2025–31.12.2026 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Bu toplu sözleşmeyi önceki sözleşmelerden farklı kılan ise, eki ve tamamlayıcısı olarak “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika ve Prosedür Belgesi”nin karşılıklı mutabakatla imzalanmış olmasıdır.

Ülkemizde, temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği bulunan kadına yönelik erkek şiddeti, yaşamın tüm alanlarında kadınları tehdit etmektedir. Çalışma yaşamında da kadınlar, erkek şiddetinin ve tacizinin çeşitli biçimleriyle yüz yüze kalmaktadır. Bu şiddet ve taciz, kadınların iş yaşamında var olmasını, sağlığını ve ekonomik kazanımlarını olumsuz etkilemektedir. Kadına yönelik erkek şiddeti ve taciz, bir insan hakları ihlali olmakla birlikte, insan onuruna yakışır işyeri kriterlerinin de önemli bir başlığıdır.

Yıllardır feminist mücadelenin ve kadın hareketinin merkezinde olan kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelen şiddet ve tacizin ortadan kaldırılmasına yönelik en kapsamlı uluslararası standart, 2019 yılında ortaya çıkmıştır. ILO’nun 100. yılına denk gelen kongresinde, çalışma yaşamında fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet ile tacizi önlemeye yönelik 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi ve 206 sayılı Tavsiye Kararı kabul edilmiştir. Bu belgeler, ülkelerin onayına açılmıştır. Bugüne kadar 49 ülke sözleşmeyi onaylayarak kendi mevzuatlarını oluşturmuş ya da oluşturma aşamasına gelmiştir.

Ancak tüm çabalara ve kampanyalara rağmen, Türkiye hâlâ bu sözleşmeyi onaylayan ülkeler arasında yer almamaktadır. Görünen o ki, muhafazakâr, kadın-erkek eşitliğine inanmayan, kadın düşmanı politikalar yürüten; “aile yılı” söylemi altında kazanılmış haklarımıza saldırıları artıran AKP iktidarının, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi önleme gibi bir gündemi veya derdi bulunmamaktadır. Hatta işyerinde cinsel taciz başta olmak üzere, psikolojik şiddet dışındaki şiddet ve taciz türlerini yok sayan; psikolojik şiddetin ötesine geçemeyen bir siyasi iktidarla karşı karşıyayız.

Adil Giyim Vakfı’nın (Fair Wear), Türkiye’de 18 tekstil fabrikasında 306 işçiyle yaptığı “RVO-Türkiye’de Tekstil Sektöründe Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ücret Durum Tespiti Araştırması”na göre:

• Kadınların yaklaşık beşte biri, fabrikada bir meslektaşı, amiri veya müdürü tarafından uygunsuz davranışlara maruz kalıyor.

• Kadınların yüzde 16,87’si bir meslektaşı, amiri veya yöneticisi tarafından müstehcen cinsel hareketlere, seslere veya bakışlara maruz kalıyor.

• Kadınların yüzde 7,23’ü ise istenmeyen öpüşme veya diğer cinsel dokunuşları içeren temaslarla karşılaşıyor.

Kadına yönelik erkek şiddetini diğer şiddet türlerinden ayıran önemli özellikler vardır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kültürel kodlar ve kadına yönelik önyargılar, yaşanan şiddet ve tacizin dile getirilmesini ve mücadele edilmesini zorlaştıran engellerdir. Bu nedenle pek çok kadının maruz kaldığı davranışları dillendiremediğini ve çözüm arayışına giremediğini bilmeliyiz. Patriyarkanın güçlü olduğu çalışma yaşamında, kadını korumayı merkezine alan bir şiddet ve taciz politikasına ihtiyaç vardır.

HAREKETE GEÇME ZAMANI

ILO’nun 190 sayılı sözleşmesi, işyeri politikaları için çerçeve sunmaktadır. Bu çerçevenin işyerlerinde hayata geçirilmesi için hükümetin onayını beklemeye gerek yoktur. Sendikaların, emek ve meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve şirketlerin, ILO 190’un rehberliğinde irade göstermeleri yeterlidir.

Birleşik Metal-İş Sendikası, şiddet ve tacizi önlemeye yönelik çabanın içinde yer almakta; kadın komisyonları, eğitim programları ve şiddet-taciz karşıtı sendika politika belgesiyle kadınlar için güvenli çalışma ortamı yaratmaya çalışmakta, şiddet ve tacizi önlemek için kullandığı araçları geliştirerek ilerlemektedir.

Birleşik Metal-İş Sendikası, üyelerinin yüzde 90’ı erkek olan bir yapıya sahip olmasına rağmen, kadın işçilerin görünürlüğünü ve temsiliyetini artırmak; kadın çalışmalarını sendika politikalarının bir parçası haline getirmek için önemli bir çaba içerisindedir. Merkezden şubelere ve işyerlerine kadar uzanan kadın komisyonu örgütlenmesiyle kadın politikaları oluşturulmaktadır.

Sendika, toplu iş sözleşmelerine toplumsal cinsiyet eşitliği maddelerinin yanı sıra, şiddet ve tacizi önlemeye yönelik kapsamlı bir politika belgesini de ekleyerek bu çabasını ileri taşımıştır. Diebold işyerinde hazırlanan ve toplu sözleşmeye eklenen bu belge, 17 Nisan 2025’te şirket merkezinde düzenlenen bir imza töreniyle kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu belge, şiddet ve tacizin önlenmesi için koruma, destek ve önlemeyi içeren bütünlüklü bir politika metnidir.

POLİTİKA BELGESİNDE NELER VAR?

Politika belgesi, ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi (ILO C190), 206 sayılı Tavsiye Kararı ve Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) temel alınarak hazırlanmıştır. Belgede; fiziksel şiddet, cinsel saldırı ve taciz, psikolojik şiddet ve mobbing, dijital şiddet, ısrarlı takip, ekonomik şiddet gibi şiddet türleri tanımlanmış ve bunlarla mücadele edileceği belirtilmiştir. Ayrıca ev içi şiddet de tanınmıştır. Faile yönelik uygulanabilecek cezalar arasında sözlü ve yazılı ihtar, görev yeri değişikliği, disiplin cezası ve iş akdinin feshi gibi yaptırımlar bulunmaktadır. Taciz şikâyetleriyle ilgilenecek, ağırlıklı olarak kadın üyelerden oluşacak bir Soruşturma Komitesi kurulması öngörülmektedir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri de politika kapsamında yer almaktadır.

Şikâyet mekanizmaları arasında;

• Sendika temsilciliği,

• Sendika şube ve merkez yöneticileri,

• Sendikanın kadın komisyonu,

• Eşitlik dairesi,

• Dilek, öneri ve şikâyet kutuları,

• Açık kapı politikası gibi kanallar tanımlanmıştır.

Ayrıca şikâyetlerin değerlendirilmesi, soruşturma prosedürleri, raporlama ve disiplin kuruluna sevk gibi süreçler de ayrıntılı olarak belirlenmiştir.

Birleşik Metal-İş Sendikası, kadına yönelik şiddet ve tacizin önlenmesi konusunda çok önemli ve somut bir belge ortaya koymuştur. Bir toplu sözleşme eki olan bu belge, bir niyet beyanının ötesinde hukuki bağlayıcılığı olan bir metindir. İki yılda bir yenilenen toplu sözleşmeler aracılığıyla güncellenmesi mümkün olan bu metin, uygulanabilir ve dinamik bir yapıdadır.

Kadına yönelik erkek şiddetinin durdurulması için sendikaların yapabileceği çok şey vardır. Bu belge, bunun mümkün olduğunun en somut göstergesidir. Yeter ki bu mesele sendika politikalarının bir parçası haline gelsin ve kadın üyelerin lehine, samimi bir kadın politikası yürütülsün. Ortaya çıkan bu politika ve prosedür belgesinin örnek olması ve yaygınlaşması dileğiyle…