Google Play Store
App Store

Birleşik Krallık’ın yeni sol partisi ‘Sizin Partiniz’, kuruluş konferansını gerçekleştirdi. Konferans, Britanya’da kamucu bir yönelimin, kemer sıkmaya karşı toplumsal tepkinin ve faşizmin yükselişine karşı geniş bir cephenin siyasal bir zemin oluşturduğunu gösterdi. Tartışmaların sertliği, salondaki geniş temsil yelpazesi ve alınan kararların niteliği, Britanya solunun kendini yeniden tarif etmeye çalıştığı tarihsel bir dönemeç oldu. Parti karar süreçlerini tabana açan bir örgütlenme modeli benimsedi.

Britanya’nın yeni sosyalist alternatifi: Sizin Partiniz

Hafta sonu Liverpool’da yapılan Sizin Partiniz (Your Party) kuruluş konferansını ilk gününde salonda izledim. Bu sayede Britanya solunun yeni bir siyasal hattı tartışmaya açtığı ana doğrudan tanıklık etmiş oldum. 2024 genel seçimleri sonrasında Jeremy Corbyn ve diğer bağımsız adayların parlamentoya girmesi, eşzamanlı kitlesel Filistin eylemleri ve Yeşillerin oy artışı, ülkenin solunda yeni bir yönelimin kapısını aralamıştı. Gerek İşçi Partisi’nin sağa kayışıyla gerekse de aşırı sağcı Rerform UK’in yükselişiyle geniş bir toplumsal kesimde biriken hoşnutsuzluk, seçimden çok önce Kolektif (Collective) girişiminin çıkışına, “Yeni bir parti gerekli mi?” tartışmalarına ve Sizin Partiniz’in ilan edilmesine evrilmişti.

Parti, yaz aylarında ilan edildiği gibi bir hafta içinde 800 bine ulaşan destek buldu. Bu destek, yeni partiye duyulan ihtiyacın siyasal ve toplumsal gerçekliğini doğruluyordu. Ancak partinin henüz programı ve stratejik yönelimi yoktu. Liverpool’daki konferans da bunun için düzenlendi. Konferans, Britanya solunun hangi toplumsal bileşenleri, hangi örgütlenme modelleri ve hangi siyasal iddia etrafında toparlayabileceğini ortaya koyacağı bir kurucu tartışma işlevi gördü. Bu nedenle tartışmaların sertliği, salondaki geniş temsil yelpazesi ve alınan kararların niteliği, solun kendini yeniden tarif etmeye çalıştığı tarihsel bir dönemece tekabül etti.

TABAN KATILIMI VE SİYASAL BİLEŞİM

Konferans, Sizin Partiniz’in ilanı ardından ülke genelinde yürütülen yüzlerce toplantı, bölgesel meclis ve çalıştayın birikimi üzerine inşa edildi. Parti, klasik bir program komisyonu modelini benimsemek yerine tabanın siyasal yönelimi doğrudan belirlediği yatay bir süreç işletmek istiyordu. Toplantılardan çıkan öneriler parti sitesinde toplandı ve konferans gündemi üyelerin oylarıyla belirlendi. Böylece tartışma başlıkları merkezi bir tasarımla değil, üyelerin siyasal öncelikleri üzerinden şekillenmiş oldu. Partinin şu anda on binlerce üyesi var bu çalışmalara da binlercesinin aktif katıldığı biliniyor.

Konferansta üyelere her başlık için lehte ve aleyhte eşit süreli söz hakkı tanınmıştı. Tüm tartışmalar partinin Youtube sayfasından salonda olmayan üyelerin ve daha geniş kamuoyunun da izleyebileceği biçimde canlı yayınlandı. Bu önemliydi, zira tartışmaya açılan maddeler konferans salonunda olmasına bakılmaksızın oy kullanabilecek tüm üyelerin lehte ve aleyhte argümanları dinleyebilmesini sağladı.

Salonda Britanya’nın her yerinden sendika temsilcileri, sağlık ve eğitim emekçileri, Filistin dayanışma grupları, konut ve iklim adaleti örgütleri, LGBTQI+ aktivistleri ve gençlik hareketi temsilcileri ile ilk kez örgütlenmiş üyeler yan yana bulunuyordu. Bu bileşim konferansın hedeflediği geniş toplumsal ittifak fikrini yansıtmayı hedefleyecek biçimde yapılan bilinçli bir
tasniflemeye dayanıyordu.

Konferans binasının dışı da içerideki tartışmalar kadar canlıydı. Liverpool ACC çevresinde örgütlerin standları, farklı hareketlerin dağıttığı bildiriler ve salonun karşısındaki binada “Biz burada toplanıyoruz” diyerek alternatif toplantı çağrısı yapan gruplar... Bu tablo, partinin etkisinin yalnızca kendi üyeleriyle sınırlı olmadığını, çok daha geniş bir sol devinimi tetiklediğini ortaya koyuyordu.

SOSYALİZM, SINIF VE TOPLUMSAL İTTİFAK

Konferans, Jeremy Corbyn’in açılış konuşmasıyla başladı. Corbyn, Your Party’yi yeni bir örgütlenmenin ötesinde, kitlelere hitap eden sosyalist alternatif yaratma fırsatı olarak tanımladı. Büyüyen eşitsizliklere karşı “ekonomik ortodoksluğa meydan okuma”, ırkçılık ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele ve parti içi birliğin korunması çağrıları yaptı.

Açılış konuşmasının ardından konferansın ilk ana başlığı olan Siyasal Beyan maddeleri görüşülmeye açıldı. Bu bölüm, Your Party’nin siyasal kimliğini ve yönelimini tanımlayan temel çerçeveyi belirlediği için programın omurgası niteliğindeydi. Tartışmaya sunulan üç temel ifade şöyleydi: partinin açık biçimde sosyalist bir parti olduğu, siyasal çizgisinin işçi sınıfı merkezli olacağı ve tüm faaliyetlerinin geniş bir toplumsal ittifaka dayanacağı.

Söz alan lehte konuşmalar ağırlıkla bu üç maddenin partiyi hem geleneksel emek hareketine hem de yeni toplumsal mücadelelere bağlayan ortak bir temel oluşturduğunu savundu. Bu başlıkta söz alan Venezuelalı bir konuşmacı, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun bilinenin aksine tam da geniş bir toplumsal ittifaka yaslanarak seçimleri kazanabildiğini ve bunun bugün sol için en vazgeçilmez unsurlardan biri olması gerektiğini vurguladı.

Aleyhte konuşmalar ise sosyalizmin, işçi sınıfının, toplumsal ittifakın kendisine değil, ifadelerin kapsamına ilişkindi. Özellikle toplumsal kapsayıcılık ve işçi sınıfı merkeziliğinin nasıl tanımlanacağı üzerinde duruldu. Yine de salon genel olarak bu konudaki yöneliminde netti. Söz alan birçok üye, partinin kuruluş sürecinin zaten geniş bir emekçi ve taban hareketi bileşimine dayandığını vurguladı. Karşı görüşler yalnızca teknik düzeyde kaldı ve önerilen ifadelerin siyasal niteliğini zayıflatmadı. Oylama aşamasına gelindiğinde üç madde de kabul edildi.

LİDERLİK, ÜYELİK VE ÖRGÜTLENME MODELİ

Konferansın en sert tartışmaları tüzük başlığında ortaya çıktı. İlk gündem, parti liderliğinin nasıl örgütleneceği üzerindeydi. Delegelerin önünde iki seçenek vardı: tek bir siyasi lider ve onunla birlikte çalışan bir Merkez Yürütme Kurulu modeli ya da Merkez Yürütme Komitesi’ne seçilen sıradan üyelerin kolektif biçimde yönettiği, kamuoyuna karşı ise Başkan, Başkan Yardımcısı ve Sözcü’nün temsil sorumluluğunu üstlendiği model. Söz alan gençlik hareketi temsilcileri ile taban örgütlenmesi deneyimi olanların önemli bir bölümü kolektif liderliği savundu; yeni bir partinin başlangıç evresinde kararların tek bir kişiye bağlanmasının risklerini vurguladılar. Buna karşılık diğer kanat, özellikle böylesine kritik bir dönemeçte güçlü, görünür ve birleşik bir liderliğin elzem olduğunu savundu. Oylama, farkın ne kadar ince olduğunu gösterdi: %48,4’e karşı %51,6 ile kolektif liderlik kabul edildi.

Tüzüğün en tartışmalı başlığı ise üyelik statüsü üzerineydi. Konferanstan bir gün önce, Sizin Partiniz’e katılmış kimi Sosyalist İşçi Partisi (SWP) üyelerinin üyelikleri tespit edilerek iptal edilmiş; bu karar konferans salonu önünde protestolara yol açmış, Sizin Partiniz kurucularından Zarah Sultana da tepki olarak ilk gün oturumuna katılmamıştı. Bu arka plan nedeniyle çift üyelik tartışması büyük bir gerilime dönüştü. SWP üyelerinin bir bölümü salonda söz almayı başararak iki partiye birden üyelik hakkının tanınması gerektiğini savundu ve mevcut liderliği sert biçimde eleştirdi. Karşı görüşler ise çift üyeliğin fraksiyonel rekabeti kurumsallaştırarak Partinin 800 bin kişilik geniş toplumsal tabanının sesini kısabileceğini belirtti. Sonuçta %69,2 bir başka partiye üyeliğin, Sizin Partiniz üyeliğiyle birlikte sürdürülebileceği yönünde oy kullandı.

Örgütlenme modeli tartışmalarında ise kararlar daha net biçimde tabana doğru eğildi. Bir bölgede tüm üyelerin katılacağı bir şube toplantısı düzenlemek için gerekli eşik %20 olarak belirlendi. Parti birimleri, topluluklarında yürüttükleri konut, kadın, gençlik veya hizmet kampanyalarını yürütebilmek için özerk bütçe ve kaynak hakkına sahip olacak. Bu noktada bölgeler yerine birimler esas alınarak yerel inisiyatif kapasitesi güçlendirildi. MYK’nın seçim sistemi de buna paralel olarak şekillendi: İngiltere bölgeleri ayrı ayrı temsil edilecek, Galler ve İskoçya için de özel sandalyeler ayrılacak. Alternatif model olan ulusal düzeyde tek bir karar mekanizması önerisi reddedildi.

Böylece tüzük tartışmaları da Your Party’nin gelecekte hangi siyasi kültürle hareket edeceği sorusunun da ilk yanıtını oluşturdu. Parti, merkezi bir yapı kurmak yerine yetkilerin yerel birimlere dağıtıldığı, karar süreçlerinin geniş üyelik tabanına açıldığı bir örgütlenme modelini kabul etmiş oldu.

SEÇİM STRATEJİSİ, ADAYLIK VE SENDİKA İLİŞKİLERİ

Konferansın ikinci günü, partinin seçim hattını ve örgütsel işleyişini belirleyecek bir dizi tartışmayla ilerledi. İlk tartışma, 2026 yerel seçimlerinde bağımsız sosyalist adayların nasıl ele alınacağıydı. Üyeler parti kimliğini önceleyen bir model yerine, bağımsız sosyalist adayları da destekleyen bir yaklaşımı tercih etti. Buna paralel biçimde, seçim stratejisinde de “her yerde aday çıkarmak” yerine, kazanılabilir koltuklarda onaylanmış adaylara odaklanma yönelimi benimsendi.

Sendikal hareketle ilişkilere dair önemli bir karar da İşçi Hareketi Komisyonu’nun kurulması kararı oldu. Bu komisyon, partinin ilk iki yılında sendikalarla bağları kurumsallaştıracak ve ulusal ölçekte bir hat oluşturacak bir yapı olarak kabul edildi. Ayrıca üyeler partinin trans özgürlüğünü açık bir ilke olarak benimsemesini ve Mayıs seçimlerine kemer sıkmaya karşı mücadelenin merkeze alarak hazırlık yapılmasını kabul etti.

İkinci günün diğer bölümü parti içi demokrasiye ayrıldı. Konferanslarda oylamaların yalnızca salonda bulunanlarla sınırlı kalması yerine, tüm üyelerin çevrimiçi sistemle oy kullanabileceği bir model tercih edildi. Konferanslara kimlerin gideceği konusunda ise, şubelerin seçtiği üyeler yerine, şube seçimleri ile tasnifleme (sortition) yönteminin birleştirildiği daha karma bir temsil modeli benimsendi. Parti görevlilerinin görev süresi konusunda iki dönemlik sınırlama kabul edildi. Yerel politika üretimi için ise, kararların doğrudan şube toplantılarında alınması yerine, çevrimiçi oylamayla başlatılabilen bir yöntem öne çıktı.

***

KONFERANSN ARDINDAN: TOPLUMSAL İTTİFAK PARTİLEŞEBİLİR Mİ?

Konferanstan birkaç temel sonuç çıkıyor. İlk olarak, Your Party artık yalnızca yeni bir girişim değil; Britanya solunun tamamında bir hareketlenme yaratan bir odak haline gelmiş durumda. Bu hareket, hem kendi örgütsel hattına yeni bir zemin arayan grupları hem de sağın yükselişine karşı gerçek bir toplumsal ittifak oluşturmak isteyenleri aynı çerçevede topluyor. Dolayısıyla konferans, sol içi akımların yeniden konumlanmasına vesile olmuş ve bu işlevi önümüzdeki dönemde de sürdürecek bir ivme yaratmış görünüyor.

Bu çeşitlilik güçlü bir potansiyel üretirken aynı anda belirgin bir kırılganlık da barındırıyor. Corbyn’in birlik çağrısı salonda karşılık bulsa da, partinin sosyalist bir alternatif için ortak bir hatta mı evrileceği, yoksa örgütler arası rekabet nedeniyle bu imkânın zayıflayıp zayıflamayacağı belirsiz. Bu açıdan bakıldığında, küçük örgütsel kazanımlar uğruna daha geniş bir toplumsal olanağın heba edilmesi riski göz ardı edilemez.

Konferansta belirginleşen bir diğer sonuç, Filistin dayanışmasının partinin temel taşıyıcı kolonlarından biri haline gelmesi. Hareketin ivmesinin önemli bölümü buradan doğuyor; bu yalnızca uluslararası bir pozisyon değil, Britanya içinde yeni bir siyasal özneleşme biçiminin de kaynağı. Barınma, sağlık sistemi, yaşam maliyeti ve göçmen hakları gibi somut kriz başlıklarıyla birleştiğinde bu eksen, Sizin Partiniz’in toplumsal karşılığını oluşturan en geniş ortak paydayı şekillendiriyor.

Sonuç olarak konferans, Britanya’da kamucu bir yönelimin, kemer sıkmaya karşı toplumsal tepkinin ve faşizmin yükselişine karşı geniş bir cephenin siyasal bir zemin oluşturduğunu gösteriyor. Eğer parti bu ivmeyi korur, fraksiyon rekabetini sınırlayabilir ve örgütsel kültürünü sağlamlaştırabilirse, yalnızca yeni bir siyasi yapı kurmuş olmayacak; Britanya’da ve uluslararası ölçekte solun yeniden biçimlenişine yön verebilecek bir örnek yaratma ihtimali de kazanmış olacak.