Google Play Store
App Store
Bu düzen gençleri kurban ediyor

Etki Can Bolatcan

Her sene heyecanla beklenen üniversite yerleştirme sonuçları, bu sene yoğun tartışmaları ve mağduriyetleri beraberinde getirdi. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kontenjanlarda yaptığı ani daraltma uygulamaları öğrencilerin planlarına ket vururken, uzmanlar arasında da tartışmalara yol açtı. Devlet üniversitelerindeki kontenjanlar neredeyse tamamen doldu, vakıf üniversitelerinde ise yüzde 80’e varan zamlar nedeniyle yerleştirilen öğrencilerin kayıt yaptırması zorlaştı.

Üniversite yerleştirme sonuçları yalnızca istatistiksel veriler ve kontenjana dayalı mağduriyetler ile değil yerleştirmelerin ardından yapılmayan kayıtlarla, yaşadıkları şehirde üniversite kazanamayan gençlerin üniversite eğitiminden vazgeçmesiyle, sahte diploma haberleri eşliğinde sınava giren öğrencilerin eğitime ve geleceğe yönelik güvensizliğiyle öne çıkıyor.

Bu yıl tercih yapan Deniz ve Esra, yaşadıkları sorunları anlattı.

***

Üniversite sınavının ardından çeşitli nedenlerle üniversite eğitimine başlayamayan gençlerin anlattıkları; istatistiksel verilerden, uzmanların tartışmalarından ve kontenjan sayılarından daha önemli bir gerçeği bizlere sunuyor. Üniversite sınavının bir kader anıymış gibi dizayn edildiği eğitim sisteminde kurumların politikaları nedeniyle sonuçları etkilenen veya ekonomik sebeplerle eğitimlerini sürdüremeyen gençlerin sayısı oldukça fazla. Yıllarca süren plansız kontenjan artışlarının ardından yapılan ani daraltmalarının binlerce öğrenciyi mağdur ettiğini belirten gençler; eğitimdeki plansız politikalar, eşitsiz uygulamalar ve öngörülemeyen hamleler nedeniyle hayallerinin suya düştüğünden yakınıyor. Yerleştirme sonuçlarının ardından bir üniversiteye yerleşen ancak kayıt yaptıramayacak gençler ise sahte diplomalar, diploma iptalleri ve diplomalı işsizlik üçgeninde yaşamlarını sürdürebilmek için çalışma yaşamını eğitime tercih etmek zorunda kaldıklarını vurguluyor.

ÜNİVERSİTEYE GİRME YOLU TORPİLDEN GEÇİYOR

Bu sene üniversite sınavına giren Deniz; “Adım başı açılan üniversiteler, plansız ve sonu düşünülmeden oluşturulan bölümler ve arttırılan kontenjanlar… Tüm bunların sorumluluğunu taşıyanlar bugün bu sorumluluğun yükü altında bizleri ezilmeye mahkûm bıraktı. Üniversite mezunlarındaki işsizlik oranı ve önü alınamayan düzensizliğin kurbanları biz öğrenciler olduk. Bugün azaltılma gereği duyulan kontenjanlar, daha öncesinde hangi sebeple arttırıldı? Şu anda binlerce işsiz var, üniversite mezunları iş bulamıyor. Bizler de mezun olsak da olamasak da iş bulamayacağımızı bilerek kaygı ve umutsuzlukla gittiğimiz üniversitelerde bazılarının emek vermeden, haksızca elde ettikleri diplomalarla bizlerin önüne geçeceğini biliyoruz. İçimizdeki o ufacık da olsa kalan heves ve umudumuzu kaybediyoruz. Öğrenciler umutsuz, umutsuzuz. Hayallerimizi ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle çöpe attık. Özel üniversiteler burslu öğrencileri derece ile alırken sınavda görece ‘başarısız’ olan öğrenciler sadece ekonomik durumları sayesinde aynı bölümlere girebiliyor, görece ‘başarılı’ öğrencilerle aynı sıraları paylaşabiliyor. Artık günümüzde başarı, emek ve çalışma değil para ve torpil akademik hayatın kapısını açıyor.  Her geçen gün artan maliyetler nedeniyle çoğu arkadaşımız okullarından ayrılmak zorunda kalıyor. Nitelikli öğrencilerin ekonomik sebeplerden eğitimlerine devam edememesi maalesef ki günün sonunda ülkemizdeki eğitimin, üretimin ve gelişimin de niteliğini düşürüyor. Biz öğrenciler yalnızca hakkımız olanı elde etmek istiyoruz. Ancak hakkından fazlasını haksızca elde edenler gençlerin önünü kapıyor. Ülkemizin geleceğini karanlığa sürüklüyor. Son olarak bu sene kendimin ve arkadaşlarımın yaşadığı bir sorunu dile getirmek istiyorum. Sıralamalarımız ve puanlarımız geçen yıl ve önceki yıllardaki bölümlerin başarı sınırını sağladığı halde biz o bölümlere yerleşemedik. Daha doğrusu yerleştirilemedik. Bazılarımızın tüm umutları ve hayalleri yerle bir oldu. Zamanında sonu düşünülmeden arttırılan kontenjanların bu yıl azaltılması ile çoğu kişi hayal ettiği yerlere yerleşemedi. Sonuç olarak en başarılı öğrenciden itibaren azalan kontenjanlar nedeniyle bir sonraki bölüme yerleşen öğrenciler birikerek yığıldı ve tercih sonuçlarında da gördüğümüz gibi geçtiğimiz yıllara göre çok büyük başarı farklarıyla üniversitelere öğrenci alımları oldu. Üniversitelerin ön lisans ve lisans bölümleri açıklanan sayısal verilere göre neredeyse tamamen doldu. Ancak bir o kadar öğrenci de açıkta kaldı. Umuyorum ki bir şeylerin farkına varılır ve emeği harcanan tüm öğrenciler hayal ettikleri üniversitelerde ve bölümlerde geleceklerine umutla ve inatla koşabilir.”

ÇALIŞARAK OKUMAK BİLE BAZEN HAYAL

Bu sene yerleştiği okula çalıştığı için kayıt yaptıramayacağını söyleyen Esra, “Aslında her şey bu yıl üniversiteye gitmemle başlamadı. 2022’de Atatürk Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü kazanmıştım, o dönem ailemle beraber yaşadığım Antalya’da yaz tatilinde havalimanı rehberi olarak havalimanında çalışmaya başladım. Sezon için sadece, Haziran’da başlayıp Ekim ayında çıkıyordum işten. Okula da haliyle geç dönüyordum. Bir sonraki yaz da aynısını yaptım, sonrasında okul dönemi için Erzurum’a döndüğümde birkaç yere başvurdum. Okuldan birçok arkadaşım garsonluk, kasiyerlik vb. işlerde çalışıyorlardı ancak ben daha önceden iş deneyimim olduğu için ve yabancı dil kullanacağım bir iş istediğim için Erzurum Havalimanı’nda bir yere başvurmuştum, maalesef olmadı. Kendi kendime düşündüm, bölümümden mezun olmuş arkadaşlarımla konuştum, hiç kimse yıllarca uğraşıp okuduğu bölüme dair bir iş yapmıyordu. Türkiye’nin geçirdiği ekonomik krizde orta halli bir ailenin üyesi olarak, bu kadar didinip okuduğum işi de yapamayacaksam ne anlamı var diye uzun zamandır kendi kendime düşünüyordum. Erzurum’da bir işim olsaydı belki Antalya’ya dönmezdim ama okulu yine kesinlikle bırakırdım. Sonuçta sahte diplomalarla başarı elde edilebilen ya da bir günde diplomanızın iptal edildiği bir ülkede yaşıyoruz. İş başvurum reddedilince Antalya’daki garanti işime geri dönmeyi düşündüm ben de. Bir yandan ailem için bir yandan da sadece bir diploma sahibi olabilmek için tekrar üniversite sınavına girdim ama hem çalışıp hem okula gitmek çok zor olacak. İş arkadaşlarım ve okuldaki arkadaşlarım da benim gibi okurken çalışmak zorunda olduğu için biliyorum. Bu sebeple bu yıl yerleştiğim bölüme kayıt yaptırmamaya karar verdim.”