Bütçe değil sefalet belgesi

Zeynel Abidin Ergen - Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı
2026 bütçesi muhalefetin itirazları ve önerileri hiç dikkate alınmadan TBMM komisyonlarında sessiz sedasız geçti. Görüldüğü üzere iktidar; TBMM bütçe komisyonlarını sadece bir formalitenin yerine getirilmesinin aracı olarak görüyor. Demokrasicilik oyunun bir perdesi kapandı. Şimdi sıra TBMM genel kurulunda! TBMM’nin de noter görevi göreceği kesindir.
Bu bütçede emekliler yoktur. Emeklilerin 2025 yılının son 6 ayında kaybettikleri gelirleri, yaşamda karşılığı olmayan TÜİK verileri baz alınarak telafi edilecek! Ancak 2026 yılında gerçekleşecek enflasyonun altında gelir kaybı devam edecektir. Yani 2026 yılında emekliler daha çok yoksul olacaktır. Artık dip yapmış yoksulluk; daha çok nasıl olacakmış, merak ediyoruz. Anlaşılan SGK başkanı Raci Kaya’nın ‘’emekliler çok yaşıyor’’ serzenişi; ‘’asmayalım da besleyelim mi’’ metaforu hayat bulamayacağına göre (idam yasak), aç bırakalım ölsünler, nitelikli sağlık hizmetinden yoksun bırakalım ölsünler’’ gerçeğe mi dönüşecektir. Raci Kaya emeklilerin ömrünü sorgulayacağına, işverenlere verilen teşvikin SGK bütçesinden neden verildiğini sorgulasın! İnsanlar kullanmak zorunda oldukları ilaçları bulamıyor. Bunlarla ilgilensin.
Kişi başı milli gelirin 17 bin 900 dolar olduğu açıklandı. Emeklilerin toplamda ortalama maaşı 21 bin liradır. Bu hesaba göre; her emekli payına düşen milli gelirin yüzde 33’nü alırken, her emeklinin payının yüzde 67’si birilerin cebine transfer ediliyor.
Yine GSYİH’den emekliye ayrılan pay dünya ortalamasının yarısı, Avrupa ortalamasının yaklaşık üçte biridir.
27 Avrupa Birliği ülkesi ve 3 de üye olmayan ülke olmak üzere toplam 30 Avrupa ülkesinde en düşük emekli aylığı alan ülke sıralamasında 28.yiz. Ne başarı ama!
Sonuç olarak, bu aylıklarla geçim mümkün değildir. Acil olarak yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Öyle yüzdelik dilimlerle adil bir aylık artışı mümkün değildir. Örneğin yüzde 20 artışla 150 bin lira alan emekli milletvekilinin maaşı 30 bin lira artacakken, 21 bin lira alan emeklinin aylığında sadece 4 bin 200 lira artacaktır. Yani ortalama emekli aylığı artışla birlikte, emekli vekilin aylığındaki sadece artışın bile altında kalacaktır.
Bu nedenle diyoruz ki; 5510 sayılı yasa kaldırılsın. Sosyal tarafların mutabakatıyla yeni bir yasa yapılsın. Bir standart getirilsin. Örneğin 25 yıl çalışmış bir emeklinin en düşük emekli aylığı, henüz işe yeni başlamış memur maaşına eşitlenerek, kademelendirilmelidir. Acil olarak her emekliye 18 bin 500 lira seyyanen zam yapılmalıdır. Zaten 23 yıllık AKP iktidarı emeklilerle ilgili bir düzenleme yapmasaydı, bugün emekli aylıkları 56 bin lira civarında olacaktı.
En önemlisi de emeklilerin örgütlenmelerinin önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Halen iktidar imzacısı olduğumuz uluslararası sözleşmelere uymuyor. Emeklilerin sendikalaşmasına izin verilmiyor, var olanlar da yargı sopasıyla kapatılıyor. Tez zamanda emeklilerin sendikalaşması için anayasaya uygun iç hukukta ya düzenleme yapılsın ya da anayasaya uysunlar. Sendikalarımıza dokunmasınlar.
Emeklilerin insanca yaşam mücadelesini kazanmaları, örgütlenme ve demokratik mücadele kanallarını sonuna kadar zorlamasıyla paralel olacaktır.
TÜM EMEKLİLERİN SENDİKASI 15 Ekim’den 15 Aralık’a kadar sürecek eylemliliği ülke sathında 100’ün üzerinde basın açıklamaları, yürüyüşler ve halk kürsüleri ile emeklilerle buluşmuş, 100 binlerle ifade edilecek taleplerimizi içeren bildiriler dağıtmıştır. Bu süreçte Yurttaş Birlikteliği mitingine çağrı yapmıştır.
Yurttaş Birlikteliği adı altında 6 Aralık’ta EMEKLİYE VE EMEKÇİYE BÜTÇE MİTİNGİ önemli mesajlarla doludur. Emeklilerin kurtuluşunun birleşik bir muhalefetin örülmesinden geçtiği vurgulanmıştır. Taleplerimiz bir kez daha kamuoyuyla paylaşılmış, iktidara emekliyi yok sayanların geleceklerinin olmayacağı mesajı verilmiştir. O mitingin ana unsuru emekliler olmuş ve en kitlesel katılımla Tüm Emeklilerin Sendikası emeklilerin umudu olmaya devam ediyor.




