Ç.Ö.K., çökmeyi çök sevdi
Onu çök iyi tanıyorsunuz.
Adı “Ç.Ö.K.”
Yani, “Çok Önemli Kişi”
En önemli hasletlerinden biridir çökmek.
Ne bulursa çöker. Dayanamaz, anında “hoop” diye çöküverir.
Dünyanın neresinde olursa olsun, bir ülkenin topraklarına, o toprakların altında ya da üstündeki zenginliklerine, enerji kaynaklarına bir kere göz dikmeyegörsün… Gönderir uçak gemilerini, fırkateynlerini, gemilerini, uçaklarını, askerlerini, özel kuvvetlerini, istihbaratçılarını, çöküverir oraya.
Hükümran bir ülkenin seçilmiş devlet başkanı bile olsayatağından aldırır, getirir kendi ülkesine zindana tıkıverir. Oranın enerji kaynaklarına da çöker. Suratında, “Bundan böyle herşeyiniz benim. Ben ne dersem o olur” diye gaddarca bir sırıtışla.
Kendi topraklarından binlerce kilometre uzakta bir başka ülkenin kaynaklarına sulanır bazen. Uçak gemilerini, uçaklarını, füzelerini, askerlerini yollar, “Biat edin, elimi öpün, yoksa sizi taş devrine yollarım” diye utanmazca tehdit eder.
Çökmek, onun genlerinde vardır.
Kan grubu adeta “Ç - Rh pozitif’tir.
Bir seçime girdi de kazanamadı mı? Onun için sorun değil. Bir bahane bulur, milletin seçtiği rakibini gerekirse yatağından aldırıp kodese tıkıverir, o makama “çökk” diye çöküverir. 2 – 3 TOMA, 5-10 otobüs dolusu polis ya da jandarma, 3 satır savcılık emri yeterlidir bunun için. TOMA da onun, otobüs de, polis de, savcı da, hakim de, vali de, kaymakam da, muhtar da.
Bu arada, “çökülen” taraf, elinde Anayasa, Seçim Yasası, hukuk kitapları, yasalar içtihatlar vs. ile tepinsin dursun. Çare yok!
Ç.Ö.K., çökmeyi kafaya koymuştur bir kere. Yandaş alkışlar eşliğinde operasyon tamamlanır. 3 vakit sonra kimsenin gıkı da çıkmaz zaten. Sonrasında uğraş dur. Danıştay’dı, Yargıtay’dı, Sayıştay’dı, Barıştay’dı, Buluştay’dı, Kurultaydı, Murultaydı. Hiç çaresi yok.
Hani, askerlik yapanların çok işi bildiği bir emir kalıbı vardır ya:
“Çöküleceeeeek! Çök!..” diye bağırmak yeter.
Bir yerde, şu mâlûm FMMM’lerden (Fevkalâde Müsâmahaya Mazhar Müteahhit) birinn ihtiyacı olan bir maden ya da inşaat sahası mı lazım? Çok kolay.
Çağırır FMMM’ı, “göster bakayım haritada, sana lazım olan arazinin yerini” der. Anında kalkanları copları kuşanan jandarma, o arazideki köylülerin önünde barikatı kuruverir. Arkadan gelsin buldozerler, kepçeler. Ne yeşil tanır ne mavi, ne kırmızı, ne turuncu.
Onun ideolojisinde favori tek renk vardır. Gri! Hattâ, kara!
Meyve dolu ağaçlar, birkaç bin yıllık zeytinlikler, pırıl pırıl akan sular, ışıl ışıl canım doğa parçaları umurunda bile olmaz. Yeter ki yerli ya da yabancı madencinin, turizmcinin, FMMM’nin gönlü olsun. Kasalar dolsun.
Rakipleri bir belediyeyi mi yönetiyor? Hattâ, son seçimde seçmen ona sırt çevirdi ve rakibine mi teveccüh gösterdi? Onun için sorun yoktur. Emri verir, “silkeletir” rakibinin kasasını. Elinde avucunda ne varsa, zorla “tahsilata” girişir. Gerekirse, bununla da yetinmeyip bir şafak vakti evinden aldırır. Tıktırıverir kodese.
O belediyenin elinde “ballı” sayılacak, tarihi, turistik, rant getirisi ağız sulandıran binalar, tesisler mi var? Ç.Ö.K. için sorun değildir. Yayınlar fermanı, verir buyruğu, yollar zaptiyeleri, oralara da çöküverir.
“Öyle yağma yok. Ben neyi istersem alırım!” onun yaşam biçimi, alametifarikası, en vazgeçilmez şiarıdır.
Çünkü güç ondadır.
Anayasaymış, AYM kararlarıymış, AİHM kararlarıymış, yasalarmış, mahkeme kararlarıymış, insan haklarıymış, akılmış, izahmış, vicdanmış, gelenekmiş, görenekmiş, hakkaniyetmiş… Umurunda bile değildir Ç.Ö.K.’ün.
Arkasındaki duvarda, iri puntolarla “Ben Ne Dersim O Olur” yazdığına bile inanılır.
En sevdiği türkünün, “Çökertmeden Çıktım da Halilim” olduğu, “Günlerdir İçime Çöktü Ayrılık” şarkısını Spotify’de “loop”a alıp saatlerce dinlediği rivayet olunur.
“Çökelek” peyniri, sofrasından eksik olmaz derler.
Maiyetine verdiği emirle, bazı atasözlerinin dönüştürülmesini emrederek, yeni bir lûgat hazırlattığı konuşulur siyasi ve edebi kulislerde:
“Çöke çöke göl olur, çöküntüden sel olur”
“Çök akçe kara gün içindir”
“Çöken demir pas tutmaz”
“Bir çökmenin nesi var, iki çökmenin sesi var”
“Görünen çöküntü kılavuz istemez.”
“Çökme komşuna gelir çöker başına”
“Ağaç yaşken çökülür”
“Çökersen bağ olur, çökmezsen dağ olur”
“Parayı veren düdüğe çöker”
“Terzi kendi söküğüne çökemez”
“Üzüm üzüme çöke çöke kararır”
İlginç bir karakterdir bu Ç.Ö.K.
Çök popüler olduğu söylenemez, lâkin şimdilik çök güçlüdür.


