Çalışanlara yeni yük dalgası, artan borçlanma maliyetleri
Torba yasa teklifiyle sosyal güvenlik sisteminde yeni bir mali yük dalgası kapıda. Borçlanma oranlarının ve primlerin artırılması, emeklilik planlarını zora sokarken çalışanların cebine yeni bir kesinti anlamına geliyor. Düzenleme, emekliliği bir hak olmaktan çıkarabilir.

AKP iktidarının emeklilik yaşını ileri çekmek istediği, bunun için koşulları zorlaştırmayı hedeflediği biliniyor. "Ölene kadar çalış, çalışırken öl" düzeni yaratmak isteyen iktidarın son gafını SGK Başkanı Raci Kaya yaptı. Geçen hafta Başkan Kaya, emekli aylıklarının düşük olmasının sebebini "artan yaşam süresine" bağlayan açıklamasıyla tepki çekti. Kaya, "Eskiden 'mezarda emeklilik' deniyordu, 50-55 yaşta ölüyorduk, şu anda 78 ortalamaya gelmişiz" diyerek artan yaşam sisteminin emeklilik ve sosyal güvenlik sistemi üzerinde yük oluşturduğunu iddia etti. İktidarın yeni torba yasa teklifi ise emekliliği zorlaştıracak yeni yükleri öngörüyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) 17 Ekim 2025 tarihinde sunulan ve 2/3320 esas sayılı “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, sosyal güvenlik mevzuatında önemli değişiklikler öngörüyor. Henüz yasalaşmamış olan bu düzenlemeler, çalışanların ve emekli olmayı planlayanların mali yükünü artırabilecek nitelikte.
Özellikle borçlanma oranlarında yapılması planlanan artış, hizmet borçlanması yoluyla emekli olmayı düşünen kişiler için erişilebilirliği zorlaştıracak. Hükümet, sosyal güvenlik açığını kapatma amacıyla hem çalışanlar hem de borçlanma ile emekli olmayı planlayanların üzerindeki mali yükü artırmayı hedefliyor.
BORÇLANMA NEDEN ÖNEMLİ
Emekli olabilmek için yürürlükte olan mevzuat gereği sigortalılık süresi, prim gün sayısı ve yaş şartı gibi kriterlerin tamamının yerine getirilmesi gerekir. Ancak çalışma hayatında bu şartları her zaman yerine getirmek mümkün olmuyor. Özellikle de prim ödeme gün sayısı şartı çeşitli sebeplerle (işten çıkarılma, hastalık, doğum vb.) hizmet süresinin kesintiye uğraması nedeniyle yerine getirilemiyor. İşte borçlanma, sigortalının eksik prim günlerini tamamlayabilmesi için yasayla tanınmış bir haktır.
Borçlanma, emekliliğe yaklaşan kişiler için adeta bir “kurtarıcı şemsiye” işlevi görür. Askerlik, doğum, yurt dışı hizmetleri veya belirli eğitim süreleri gibi çalışılmayan dönemlerin, belirli bir bedel karşılığında emekliliğe sayılması, birçok kişinin eksik prim günlerini tamamlamasını sağlar. Bu nedenle, borçlanma maliyetlerinin yükselmesi, emeklilik planlarını doğrudan etkiler ve erişilebilirliği zorlaştırır.
Borçlanma çalışanların eksik kalan yıllarını tamamlayabilmesi için tanınmış anayasal bir haktır. Ancak bu hakkın maliyeti arttıkça, emekliliğe ulaşmak da o ölçüde zorlaşmaktadır.
MÜCADELE ZORUNLULUK
Hizmet borçlanması, emekliliğe yaklaşanlar için kritik bir araçtır; eksik prim günlerini tamamlayarak emeklilik planlarını gerçekleştirmeye imkân tanır. Ancak torba yasa teklifi, bu hakkın maliyetini önemli ölçüde artırmayı öngörüyor. 2026’da prim oranlarının yükselmesi, borçlanma yapmayı planlayan sigortalılar için ciddi bir mali yük anlamına geliyor. Sadece borçlanma değil, uzun vadeli sigorta kollarındaki prim artışı, prime esas kazanç üst sınırındaki yükseliş ve işveren prim teşviklerindeki daralma, sosyal güvenlik sisteminde yükün geniş tabana yayıldığını gösteriyor. Bu durum, hem çalışanların hem de emekliliğe hazırlananların planlarını doğrudan etkileyebilir.
Borçlanma yoluyla emekli olmayı düşünenler, maliyetlerin yükselmemesi için 2025 yılı sonuna kadar başvuru yapmayı düşünmelidir. Hükümetin prim ödenmemiş dönemleri bedel karşılığı kapatma yoluyla sosyal güvenlik açıklarını kapatma yaklaşımı, sistemin en temel işlevi olan sosyallik ve eşitlik ilkesini zedeliyor. Artan borçlanma maliyetleri, sadece bireylerin emeklilik planlarını sarsmakla kalmıyor; sosyal devletin adalet ve eşitlik anlayışını da tartışmaya açıyor. Bu tablo, emeklilik hayali kuran herkes için bir uyarıdır: haklarımızı korumak, artan maliyetlerle mücadele etmek artık sadece bir seçenek değil, giderek zorunluluk hâline geliyor.
∗∗∗
BORÇLANMA TÜRLERİ NELER?
Borçlanma hakkı, sigortalının statüsüne göre farklılık gösterir. En sık karşılaşılan türler şunlardır:
• 4/A (SGK’liler) için borçlanma türleri: Askerlik borçlanması: Askerlik süresinin tamamı borçlanılabilir; yedek subaylar için sadece okul süresi sayılır, görev süresi 4/C statüsünde değerlendirilir.
• Doğum borçlanması: Kadın sigortalılar için en fazla üç doğum, her biri 2 yıla kadar borçlanılabilir.
• Eğitim ve staj borçlanması: Avukat stajı, doktora veya tıpta uzmanlık gibi eğitim süreleri.
• Diğer özel durumlar: Grev, lokavt, gözaltı veya tutukluluk gibi süreler.
• 4/B (Bağ-Kur’lular) için borçlanma türleri:
• Hizmet ihyası: Durdurulan sigortalılık sürelerinin yeniden aktive edilmesi.
• Eksik prim dönemleri: Vergi mükellefiyeti veya oda kaydı olan ancak prim ödenmeyen dönemler.
• Yurt dışı borçlanması: Yurtdışında geçirilen ve prim ödenmemiş süreler.
• Askerlik ve doğum borçlanmaları: Bağ-Kur’lular da bu haklardan yararlanabilir.
• 4/C (Kamu çalışanları/Emekli Sandığı) için borçlanma türleri:
• Askerlik borçlanması: Yedek subay okul süresi dahil edilebilir.
• Ücretsiz izin borçlanması: Doğum sonrası veya diğer aylıksız izin dönemleri.
• Fiilen çalışılan sürelerin borçlanması: Memuriyette fiilen çalışılan süreler, emekliliğe sayılır.
∗∗∗
MEVCUT DURUM VE GETİRİLMEK İSTENİLEN BORÇLANMA KOŞULLARI
2025 itibarıyla borçlanma prim oranları ve maliyetleri şu şekildedir:
• Askerlik (540 gün, 4/A): 149.791 TL (%32)
• Doğum (2 çocuk, 1.440 gün, 4/A): 399.443 TL (%32)
• Yurt dışı hizmet (360 gün, 4/A): 99.860 TL (%32)
• Hizmet ihyası/borçlanma (360 gün, 4/B): 99.860 TL (%32)
• Askerlik/ücretsiz izin (360 gün, 4/C): 99.860 TL (%32)
Getirilmek istenilen 2026 koşulları:
• Borçlanma prim oranı: %32’den %45’e yükseliyor.
• Bağ-Kur (4/B) hizmet ihyası prim oranı: %34,74’ten %45’e çıkıyor.
Bu artış, askerlik, avukat stajı, doktora veya tıpta uzmanlık gibi borçlanma kalemlerini kapsıyor.
Örnek maliyetler (2026’da artış sonrası öngörülen tutarlar):
• 4/A Sigortalısı – Askerlik (540 gün): 210.645 TL
• 4/A Sigortalısı – Doğum (2 çocuk, 1.440 gün): 561.715 TL
• 4/A Sigortalısı – Yurt dışı hizmet (360 gün örnek): 140.230 TL
• 4/B (Bağ-Kur) – Hizmet ihyası veya borçlanma (360 gün örnek): 140.230 TL
• 4/C (Kamu) – Askerlik veya ücretsiz izin borçlanması (360 gün örnek): 140.230 TL
• Uzun Vadeli Sigorta Kollarında Prim Artışı: Malullük, yaşlılık ve ölüm prim oranı %20’den %21’e; isteğe bağlı sigorta primi %32’den %33’e yükseliyor.
• İşveren Prim Teşviklerinde Daralma ve Prim Artışı: Hazine prim indirimi 4 puandan 2 puana düşürülüyor; genç girişimcilere sağlanan Bağ-Kur desteği bir yıl süreyle kaldırılıyor; işveren hissesi 1 puan artıyor.
Prime Esas Kazanç Üst Sınırında Artış: Asgari ücretin 7,5 katından 9 katına çıkarılıyor.
• Emekli Gelirlerinden Prim Borcunun Tahsili: Maaşlardan %25’e kadar kesinti yapılabilecek.


