Google Play Store
App Store

Muğla, dünya çam balının kalbini oluşturdu. Ancak yangın, maden tozu, sahte bal ve fırlayan mazot-şeker fiyatları 745 bin kovana ve geçimini arıcılıkla sağlayan 5 bin aileye darbe indirdi.

Çam balının başkenti S.O.S verdi
Fotoğraf: AA

Aycan KARADAĞ

Muğla, Türkiye’nin çam balı üretiminin yüzde 80’ini, dünya üretiminin ise yüzde 90’ını sağladı. Ancak bu yıl tablo parlak değil. Yangınlar, maden sahaları, sahte ürünler ve fırlayan maliyetler, arıcılığı krize sürükledi. Muğla’daki üreticiler, bal ihracatının ve kırsal kalkınmanın sürdürülebilmesi için destek talep ediyor. Birlik, mazot ve şeker sübvansiyonu, sahte bala karşı etkili denetim ve yanan alanlarda çam ormanı rehabilitasyonu istiyor. Kaya, “Bu topraklar çam balı üretiminde dünya lideriydi. Destek olursa yeniden olur. Ama böyle giderse birkaç yıla kalmaz, kovanlar boş kalır” dedi.

BALIN ÖNÜNDEKİ İKİ DEV ENGEL

Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, “745 bin koloni var. 5 bin aile geçimini arıcılıkla sağlıyor. Ama her geçen yıl üretim alanı daralıyor. Girdi maliyetleri altında eziliyoruz” ifadelerini kullandı. 2021 ve 2022’deki büyük orman yangınları Muğla’da çam balı üretim alanlarının yüzde 13’ünü yok etti. Kaya, “Marmaris’te neredeyse hiç çam ormanı kalmadı. Çam balı akımı bu bölgede durdu” ifadelerini kullandı.

Arıcılığın temel girdileri olan mazot ve şeker fiyatlarındaki artış, üreticiyi vurdu. Arıcılar sezon dışında arılarını yaşatabilmek için kilogramlarca şeker kullanıyor. Ancak toptan şeker fiyatı ton başına 28 bin TL’ye dayandı. “Arıya ulaşmak için yakıt, arıyı beslemek için şeker lazım. Ama ikisi de artık lüks. Girdi bazlı destek şart” diyen Kaya, ürün bazlı devlet desteği çağrısında bulundu. Öte yandan son yıllarda piyasada artan taklit ve tağşiş bal ürünleri hem tüketicinin güvenini sarstı hem üreticiyi zarara uğrattı.

Muğla’da genişleyen maden sahaları da arıcılığı tehdit ediyor. Kaya, “Bafra’daki maden sahaları ciddi sorun yaratıyor. Toz, duman ve titreşim; bitki örtüsünü, dolayısıyla arıyı ve böceği etkiliyor. Arılar ya kaçıyor ya ölüyor” dedi. Arıcılar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini ve çevresel etki değerlendirmelerinin şeffaf yapılmasını istiyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DE BALI VURDU

İklim krizi de arıcılığı doğrudan etkiledi. Değişen mevsimler, anormal sıcaklıklar ve kuraklık nedeniyle bitkilerin salgıladığı nektar azaldı. Bu da bal üretiminde ciddi düşüşlere yol açtı. Kaya, “Eskiden mevsim geldiğinde çamdan bal akardı. Şimdi ya zamanında akmıyor ya hiç akmıyor” diye konuştu.