ÇARE
Hep böyle oluyor. Çekip silahı vuruyorlar. Katilin bulunup bulunmaması önemli değil. Gösterdiğimiz tepkiler ne kadar büyük ne kadar anlamlı olursa olsun,
Aslında onlar istediklerini elde ediyorlar.
***
"Hepimiz Ermeni'yiz" demek doğru mu yanlış mı tartışması bitmeden şimdi de "derin devlet" tartışması başladı.
Başbakan'dan başlamak üzere büyük devlet adamlarımız bu konudaki kanaatlerini beyan ediyorlar. Birçok yazar Türkiye'de işlenen siyasi cinayetlerin arkasındaki derin karanlığa işaret ederken Hürriyet'in başyazarı da aslında iyi bir derin devlete ihtiyacımız olduğunu buyurdu.
***
Bu kuşkusuz en çok hükümetin işine yarayan bir ortam.
Hükümet sanki bu olayın mağduru duru-mundaymış gibi bir görüntü yaratıldı. Bir yanda bazı aydınlarımız Hrant Dink'in Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyelik sürecini baltalamak için öldürüldüğünü ileri sürerken, hiçbir demokratik ülkede böyle bir olayın onda biri kadar bir olay karşısında bile yerinde kalamayacak bir içişleri bakanının,Emniyet genel müdürünün koltukları maşallah sapa sağlam yerinde duruyor.
Büyük medya devletin derinlerinde sorumlu ararken, bence asıl rezalet burada.
***
MİT ve GenelKurmay'dan sorumlu Başbakan ise derin devletin mümkünse minimize edilmesinin memleketimizin faydasına olacağını ifade etti.
Peki bu nasıl olacak?
Aslında çok kolay: Başbakan değil mi?
Emrindeki güçlere bir emir verecek, iş bitecek! Cesareti, niyeti varsa?
Acaba mesele cesaret veya niyet meselesi mi?
***
Hep böyle oluyor demiştim.
Çekip silahı vurup öldürüyorlar.
İpekçi'yi, Tütengil'i, Emeç'i, Mumcu'yu,
Daha nicelerini vurup öldürdükleri gibi.
Katiller yakalanmıyor veya yakalanıyor, hiç önemli değil.
Bu bir faşist silahlı propaganda yöntemi.
Onlar bu toplumu arkasında bütün pisliklerini gizledikleri (bebeklerden katiller yaratan ) bu karanlığa mahkûm etmek için istediklerini elde ediyorlar.
***
Bu hükümetlerden, böyle başbakanlardan, AB den, on ay önceden bildirilmiş bir cinayeti önlemediği halde görevinde kalmaya devam eden böyle bakanlardan çare beklemek boşuna.
Derini de, derin olmayanı da,
Düzen de, sistem de, devlet de bu işte!
Daha önce de yazmıştım:
"Emekçi sınıfların hayatında gerçekten ciddi değişimler yaratmak için, her şeyden önce bu amaçla örgütlenmiş ve bu doğrultuda eyleme geçen bir halk hareketi gerekli."


