Google Play Store
App Store
Cesur, atak, entelektüel güzel ve iyi yazar
Pınar Kür (Fotoğraf: AA)

Buket UZUNER - Yazar

Pınar Kür, onun hakkında cesur, atak, entelektüel, güzel ve iyi yazar olduğunu düşündüğümü en başından beri biliyordu. Yani bunlar çoğunlukla o kişi öldükten sonra ardından söylenen süslü ve lütufkâr sözler değil. Ne Pınar Hanım ne de ben bu tiplerden hoşlanırız!

Başından beri biliyordu, dedim. Onu ilk kez, Attila İlhan’ın Bilgi Yayınevi’ndeki editör odasında gördüğümde, henüz yayımlanmış müthiş ilk romanı “Yarın Yarın”ı heyecanla okumuş bir üniversiteli genç kızdım. O, kısacık saçları, daracık pantolonu, elinden düşmeyen sigarasıyla, kırmızı rujuyla çok albenili, özgüvenli, kentli ve en çok da pek müdânasız gencecik bir kadındı. Yıllardır kullanmadığım “müdânasız” kavramı işte tam onun için yaratılmıştı sanki.

“Bir övgü sözü olarak kullanılan müdânasızlık, kimseye dalkavukluk etmeyen, çıkarları değil inandığı ilkeler doğrultusunda hareket eden kimse demektir. ‘Minnet etmemek’ deyimi bu kişiler için kullanılır.” diyor TDK sözlük. Hep öyle kaldı Pınar Kür. Kuşaklar boyu eğitimli, görgülü kadınlar soyundan gelmiş, önemli ve çok güçlü bir yazar annenin kızı olarak büyümüş, Robert Kolej, Sorbonne Üniversitesi’nde eğitim almış, iki yabancı dile ve Batı Edebiyatı’na-- birkaç yazar okuduğu için Türkiye’de eleştirinin Alikıran-Başkeseni olmuş feodal adamları cebinden çıkartacak kadar --hakimiyeti olan bir kadın yazardı. O da maalesef ülkemizde hâlâ süren “müstehcenlik” kılıfıyla sansür edilen kitapların yazarı oldu ve ifade özgürlüğü-demokrasi için her zaman mücadele etti.

Benim kuşağım kadın yazarlarına yönder ve gurur kaynağı olmuş Türk Edebiyatı’nn önemli ve değerli bir kadın yazarını: Pınar Kür’ü kaybettik. Umarım sonraki kuşaklar da onu okur ve kültürel mirasımız büyüyerek, değerini korur. Hoşça kalın Pınar Hanım! En deneyimsiz ve korunmasız ilkgençliğimde bana ve yazdıklarıma gösterdiğiniz ilgi için özellikle teşekkür ederim. Devriniz daim olsun.