Google Play Store
App Store

Hatay’da komşusunu öldürmekle suçlanan şüpheli, 3 ay sonra tahliye edildi ve kayıplara karıştı. Firari sanık 1 yıl 1 ay sonra polislerce yakalandı. Savcı, cinayet sanığını “5 gün sonra mahkemeye git, yoksa 6 bin 923 TL ceza ödersin” diyerek karakoldan serbest bıraktırdı.

Yargı skandallarının sonu gelmiyor.

Her gün skandal yargı kararlarıyla siyasi tutuklama dalgalarının yaşandığı ülkede cinayet şüphelileri devlet şefkatinin keyfini sürüyor.

İroni yaptığımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Bu cinayet vakasında bu gerçekle yüzleşeceksiniz.

5 Ocak 2024 günü akşam saatlerinde kuaförlük yapan 19 yaşındaki Muhammet Çeçen, Hatay’ın Erzin ilçesindeki evlerinin bulunduğu sokağa ailesinin otobüsünü park etti. Komşuları Akgök ailesi, otobüsün evlerinin önüne bırakılmasına tepki gösterdi ve kavga çıktı. Muhammet Çeçen elindeki sopa ile, küçük kardeşi B.Ç. ise yumruk atarak Akgök ailesinin oğlu 32 yaşındaki Aziz Akgök’ü yaraladı. Ailesi tarafından evin avlusuna götürülen Aziz Akgök daha sonra tekrar sokağa çıktı. İddiaya göre; hem Aziz Akgök’ün hem de B.Ç. ile Muhammet Çeçen’in elinde bıçaklar vardı. Bu kavgada B.Ç. bıçakla yaralandı, Aziz Akgök ise çok sayıda bıçak darbesiyle öldü.

CİNAYETTEN TUTUKLANDILAR

Suça sürüklenen çocuk B.Ç. ifadesinde, Aziz Akgök’ü sadece kendisinin bıçakladığını savundu. Muhammet Çeçen de bıçak kullanmadığını iddia etti. Tanıklar ise B.Ç.’nin yanı sıra ağabeyi Muhammet Çeçen’in bıçak kullandığını söylemişti. Ön otopsi raporunda da Aziz Akgök’ün vücudunda çok sayıda bıçak yarası tespit edilmişti ve bu rapor; iki kardeşin birlikte cinayeti işlediği kanaatini doğurmuştu. B.Ç. ile ağabeyi Muhammet Çeçen, cinayetten bir gün sonra ‘kasten öldürmek’ suçundan tutuklandı.

Ancak cinayetten sadece 2 ay 24 gün sonra 29 Mart 2024 günü Erzin Sulh Ceza Hakimliği, kasten öldürmek suçundan tutuklu Muhammet Çeçen’in tahliyesine karar verdi. Sadece yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir gün karakola imza şartı getirildi. Henüz iddianamenin tamamlanmasına bile aylar vardı. Kararda şöyle denildi:

“Tanıkların beyanlarının alınmış olması ve alınan tanık beyanlarının çelişkili olması, tüm delillerin toplanmış oluşu, şüphelinin sabit ikametgah sahibi olması, şüphelinin kaçma, delilleri karartma şüphesinin bulunmaması, suç vasfının değişme ihtimali değerlendirildiğinde şüphelinin tahliyesine.”

DEVLET ELİYLE FİRAR

Savcı, aynı gün bu tahliye kararına itiraz etti ve Erzin Asliye Ceza Mahkemesi saatler içinde yeniden tutuklama kararı verdi. Aynı gün verilen ikinci kararda tahliye gerekçelerinin tam tersi yazıldı:

Kasten öldürme suçunun katalog suç olması, tanık anlatımları, tahliyesi halinde tanık, mağdur veya diğer kişiler üzerinde baskı yapılması ihtimali olduğu, kuvvetli suç şüphesi altında bulunduğunu gösterir maddi delillerinde dosyada bulunması nedeniyle tutuklanması amacıyla yakalanma emri çıkartılmasına.”

Tekrar tutuklama kararı çıkmasına karşın cezaevinden tahliye edilen Muhammet Çeçen kayıplara karışmıştı. Karakola imza vermeye hiç gitmedi. Artık tüm Türkiye’de aranıyordu.

3 AYDA TAHLİYE 7 AYDA İDDİANAME

İddianame Muhammet Çeçen’in tahliye edilmesinden 7 ay sonra tamamlandı. İddianamede Suça Sürüklenen Çocuk B.Ç. ile ağabeyi Muhammet Çeçen’in ellerinde bıçaklarla ortak hareket ederek Aziz Akgök’ü kasten öldürdükleri savunuldu. Tanıkların bu yöndeki beyanları ve otopsi raporundaki çok sayıdaki bıçak yarası delil gösterildi. Çocuk yaştaki B.Ç., Aziz Akgök’ü sadece kendisinin bıçakladığını söylemişti. Ama savcı tanık ifadeleri ve otopsi raporunun B.Ç.’yi yalanladığını belirterek iddianameye şöyle yazdı:

“B.Ç.’nin eylemi tek başına gerçekleştirdiğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Failler ortak iradeyle hareket ederek hakimiyet kurmuş ve bıçaklarla kasten öldürmüşlerdir. Cinayette kullanılan bıçaklar bulunamamıştır.”

Aziz Akgök’ün öldürülmesiyle ilgili davanın ilk beş duruşmasında sanık Muhammet Çeçen yoktu. Gıyabında yargılanıyordu.

SAVCI, KARAKOLDAN BIRAKTIRDI

25 Mayıs 2025 günü…

Altıncı duruşmadan iki gün önce, 1 yıl 1 aydır firari olan Muhammet Çeçen, Ankara’da polislerce yakalandı ve karakola götürüldü. Polisler, nöbetçi savcıyı telefonla arayarak haber verdi. Savcı, ‘kasten öldürme’ suçundan yargılanan kişiye 5 gün içinde savcılığa veya hakimliğe giderek ifade vermezse 6 bin 923 TL para cezası ödeyeceğinin tebliğ edilmesini ve serbest bırakılmasını söyledi.

Polisler, ‘Tebliğ-Tebellüğ ve Serbest Bırakma Tutanağı’ düzenleyip Muhammet Çeçen’e verdi ve “Gidebilirsin” dediler. Hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı olan ve 1 yıl 1 aydır firari cinayet sanığı elini kolunu sallayarak polis merkezinden çıktı ve evine gitti.

TUTANAKTAKİ BÜYÜK HATA

Serbest Bırakma Tutanağı’nda bir hata vardı. Muhammet Çeçen’in ‘İfadesinin alınmasına yönelik Dörtyol Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla arandığı’ yazıyordu. Oysa sanık tutuklamaya yönelik kararla aranıyordu. Hatta aynı tutanakta ‘Kasten öldürme’ suçundan arandığı da yazılmıştı. Serbest Bırakma Tutanağı’na şu yasa maddesi de eklenmişti:

“İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması, Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir. Bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye, yakalanma emrinin düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından bin Türk Lirası idari para cezası verilir.”

Muhammet Çeçen istese yeniden kayıplara karışırdı. Müebbet hapsi istenen kişinin 6 bin 923 TL para cezası umurunda olmazdı. Belli ki yeniden tahliye umudu vardı ve yakalandıktan iki gün sonra 27 Mayıs 2025 günü Dörtyol Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki altıncı duruşmaya geldi. İfadesinde maktul Aziz Akgök’ü bıçaklamadığını, kardeşi B.Ç.’nin elinde bıçak gördüğünü ama Aziz’i bıçakladığı anı görmediğini anlattı. Tahliyesi ve beraatini istedi. Mahkeme, Muhammet Çeçen’i tutuklandı ve cezaevine gönderildi.

ADALETİN İKİ YÜZÜ

Yargı mercileri, bu skandalla ilgili muhtemelen yine ‘Sehven’ açıklaması yapacak. Cinayetten sadece 3 ay sonra tahliye edilen katil zanlısının, uzun firar döneminden sonra ikinci kez karakoldan bırakılması ‘küçük bir hata’ olabilir mi?

19 Mart darbe girişimine karşı eylem yapan gençler, tweet atan siyasiler, sokak röportajında konuşanlar, doğayı-kenti koruyan hukukçular, şehir plancıları, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı ve ranta karşı duran belediye bürokratları hukuk çiğnenerek hapsedilir. Ama cinayet şüphelileri hoşgörüyle ya da ‘küçük hatalar’ sonucu serbest bırakılır.