Çok ballıyız!
“Hocam nerden çıktı bu yazı durup dururken?” demezsiniz bilirim ama ben yine de söyleyeyim: 15 Aralık 2024 Pazar günü Eskişehir Atatürk Stadında tam 30 bin taraftar eşliğinde oynandı Eskişehirspor-Manavgatspor karşılaşması! Daha ne olsun!

“Çok ballı” mıyız bilmiyorum ama bizim takım BAL’da top koşturuyor! BAL, Bölgesel Amatör Lig’in kısaltmasıymış, tatlı bir kısaltma, küme olarak da 5. Lige denk düşüyormuş! Düşüyormuşuz! Düşelim bakalım!
Düşmek deyince, “düşenin dostu olmaz” sözünü geçersiz kılan bir durumla karşı karşıya olduğunuzu hatırlatmama izin verin lütfen! Düşenin dostu bal gibi de olur, üstelik BAL liginde de olur! (Emekli reklam yazarı olduğum herhalde şu komik kelime oyunlarından da belli oluyordur a dostlar!)
Eskişehirspor, yani Kızıl Şimşekler grubundan ve kurulduğu 1965 yılından beri kopkoyu, siyah ve kırmızı, taraftarı olduğum canım Es Es’im 5. Ligde de olsa, yaşayan efsane olarak şanı yürüyor! Daha da yürür, yürüyecek!
Ben öyle deyince, hemen Üç Büyükler’den, dördüncü Trabzonspor’dan, başka Anadolu takımlarının taraftarlarından itirazlar filan yükseliyor yükselmesine de, doğrusunu isterseniz futbolumuzun iki efsanesi var, biri Eskişehirspor, yani Es Es, diğeri de sevgili ağabeyimiz Amigo Orhan, ikisi de çok yaşasın!
Biz efsaneyi başarıyla, şampiyonlukla, kupayla filan ölçmüyoruz ki, öyle olsa argoda denildiği gibi “nal toplarız!” Oysa şimdi bal topluyoruz! Vallahi Eskişehirspor aşkından coşmuş durumdayım gördüğünüz gibi! Bizimki “Başka bir aşk istemez / aşkınla çarpar kalbimiz!” vaziyeti! Ee aşk olunca da düşmek kalkmak, yeniden düşmek de kaçınılmaz, “fıtratçı” olmadığımız için de aşkın doğasında var bu diyoruz!
Hayli coşkun bir yazı oluyor, farkındayım ama bir, kendimi tutamıyorum; iki, tutmak da istemiyorum! Eskişehirspor için çok üzgün yazılar yazdığım da olmuştur, Üzgün Kediler Gazeli’nden üzgün şiirler yazdığım da! Ağladığım da olmuştur, ikinci ya da üçüncü kümedeyken, Ankara’da stadyumdan, Akif Kurtuluş’un telefonla maç yayını yaptığı da olmuştur! Bu yazı da biraz sevinçten ağlıyor, ben de bıraktım ağlasın!
Eskişehirspor benim gibi futbolla uzaktan yakından ilgisi olmayanların da takımı, şehrin takımı, çoluk çocuğun, gençlerin, kadınların, saçı sakalı ağarmışların, açık ya da koyu farklı bağlılık tonlarında taraftarların yalnızca futbol takımı değil, büyük aşkı! Kimileri için bu uzatmalı aşk sayılır kimileri için her dem taze bir aşk! Büyük çoğunluğunsa ilk göz ağrısıdır Eskişehirspor ki Kaptan’ın dediği gibi “Böyle bir sevmek görülmemiştir!” “N’apalım seviyoruz abi!”
Devridaim olsun, “Eskişehirspor’un en vefalı taraftarı” olan babam Kel Hasan ve mey arkadaşları, şimdi yok ki, yerine şarküteri açıldı, Eskişehir’in ortasında, Porsuk kıyısında, tam Köprübaşı’nda, Mavi Köşe nam ufacık bir meyhanede, Es Es yenince sevinçten, yenilince kederden, berabere kalırsa da dostluktan, arkadaşlıktan içerlerdi pazar akşamları.
“Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı” şarkısını severiz ama üstümüze alınmayız, çünkü Es Es nerde Eskişehir orada, en başta da taraftar grupları elbette! Övünmek gibi olmasın ama Es Es’liyiz, seneye 60 yıl, dile kolay! Böyle bir aşk da görülmemiştir! Şimdi BAL 5. Ligde grup lideriyiz, daha 15 karşılaşma filan var, ne gam, 60. yılda bir üst lige çıkarız, kadın erkek, genç yaşlı, şenlik ateşleri yakar, sabaha dek elimizde biralar bayram yaparız!
Çünkü Eskişehir bir şenliktir, Eskişehirspor o şenliği karnavala çevirir, bunca kötülük ortasında sevinecek bir şehir bulmak, kadın erkek bir arada, cemi cümle bir sofrada, “dostların arasındayız” demek az şey midir?
(“Hocam nerden çıktı bu yazı durup dururken?” demezsiniz bilirim ama ben yine de söyleyeyim: 15 Aralık 2024 Pazar günü Eskişehir Atatürk Stadında tam 30 bin taraftar eşliğinde oynandı Eskişehirspor-Manavgatspor karşılaşması! Daha ne olsun!)


