Gemi, dünyanın ekolojik açıdan en zengin ve tarihi açıdan en önemli yerlerinden bazılarına yanaşacak. Duraklar arasında çeşitli Galápagos Adaları, Tristan da Cunha ve Brezilya’daki ernando de Noronha yer alıyor.

Darwin’in Beagle yolculuğu tekrar!
Fotoğraf: Wikimedia

Charles Darwin’in başarısını günümüzde tekrardan taşımak amacıyla tarihi Hollanda gemisi Oosterschelde, “Darwin200” olarak bilinen, çığır açıcı, iki yıl sürecek bir küresel koruma yolculuğuna çıkmaya hazırlanıyor. Darwin’in yaklaşık 200 yıl önce HMS Beagle gemisine bindiği liman olan Plymouth’tan hareket eden bu destansı yolculuk, çevre araştırmalarını macera turizmiyle birleştirmeyi vaat ediyor ve halkı da bu misyona katılmaya davet ediyor. 

40.000 deniz mili uzunluğunda ve dört kıtayı kapsayan Darwin200 seferi, hevesli gezginlere 32 farklı ayak üzerinde, süreye bağlı olarak 350 ila 6.250 £ arasında değişen fiyatlarla geçiş imkânı sunacak. Ayakların çoğu için önceden yelken deneyimi gerekmiyor. Denizciler ve çevre araştırmacılarından oluşan daimi bir ekip tarafından yönetilen gezginler, görkemli üç direkli yelkenli geminin dümenine, navigasyonuna ve halatlarını yönetmeye aktif olarak katılacaklar. 

Daha da önemlisi bu sefer, yalnızca macera arayanlara yönelik değil. Oosterschelde’deki çevre araştırmacıları mercan resiflerinin sağlığını değerlendirmek, mikroplastik kirliliğini incelemek ve deniz kuşları ile deniz yaşamını incelemek için sefere katılacaklar. Dünyanın çeşitli limanlarına ulaşan bu bilim insanları, yerel STK’lar ve çevrecilerle işbirliği yaparak, ilk kez Darwin tarafından kaydedilenler de dahil olmak üzere endemik türleri keşfetmek için yerinde araştırma yapacaklar. 

Gemi, dünyanın ekolojik açıdan en zengin ve tarihi açıdan en önemli yerlerinden bazılarına yanaşacak. Duraklar arasında çeşitli Galápagos Adaları, münzevi Tristan da Cunha ve Brezilya’daki izbe bir yer olan Fernando de Noronha gibi “yeryüzündeki cennetler” de yer alıyor. Her bir limanda hem halk hem de bilim insanları Darwin’in doğal seçilim teorisine ilham veren eşsiz ekosistemlere dalma fırsatına sahip olacaklar. 

Darwin200’ün önemli bir unsuru, yolculuğu anlatan sanal konferanslar, blog yazıları ve videolarla halkın katılımını sağlamak. Darwin200’ün arkasındaki vizyoner Stewart McPherson ve Charles Darwin’in büyük büyük torunu Dr. Sarah Darwin’in de aralarında bulunduğu koruma liderlerinden oluşan bir ekibin vurguladığı gibi, amaç, korumaya yönelik küresel ilgiyi ateşlemek. 

İlginç bir şekilde katılımcılar, modern çevre sorunlarını Darwin’in doğa bilimindeki mirasıyla harmanlayarak tarihi ve biyolojik önemi olan daha derin sulara yelken açacaklar. Örneğin, Darwin’in evrim teorisinin temelini oluşturan önemli içgörülere ulaştığı Galápagos Adaları’na demir atıldığında, modern motorların gürültüsü olmadan, doğanın bozulmamış huzurunu koruyarak eşsiz bir deneyim sunulacak. 

Her bir ayak, insan faaliyetleri ile doğanın korunması arasında denge kurmaya yönelik süregelen mücadelemizle benzersiz bir bağlantı sunuyor. Christchurch’ten Horn Burnu üzerinden Falkland Adaları’ndaki Stanley’e yelken açan katılımcılar, Darwin200’ün maceracı ve eğitici ruhunun bir kanıtı olarak önceden yelken deneyimi gerektiriyor. 

Ancak Darwin200’ün tutkusu heyecan verici kaçışların ötesine uzanıyor. Yürütülen çevresel çalışmalar iklim değişikliği, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik konusundaki anlayışımıza katkıda bulunacak hayati veriler sağlayabilir. Proje, eko-turizmi saha araştırmalarıyla bütünleştirerek bilim ve halkın katılımı arasındaki boşluğu doldurmayı, bilimsel çabaların gizemini ortadan kaldırmayı ve koruma çabaları için bilinçli savunuculuğu teşvik etmeyi amaçlıyor. 

Böylesi bir yolculuğun insanın zihinsel dünyasında yaratacağı gelişmeyi kelimelerle anlatmak zor: Ekosistemler nasıl evrimleşti? Darwin’in belgelediği flora ve faunanın hangi kalıntıları günümüzün çevresel zorluklarından sağ çıkabildi? Vatandaş bilimi ve profesyonel araştırmaların sentezi, küresel ekolojik sorunların üstesinden gelinmesinde toplumun daha geniş katılımını nasıl teşvik edebilir? 

Darwin200, koruma ve sürdürülebilir kalkınmaya erişim konusunda da bütüncül bir yaklaşımda benimsiyor. Dahası bu girişim; denizlerin korunması, yenilenebilir enerjinin benimsenmesi, bilimsel araştırma erişilebilirliği ve çevre dostu kültür turizmi konularında gelecekteki politikaları da şekillendirebilir. 

Bu muhteşem yolculuğu sanırım şöyle özetlemek mümkün: Bu keşif gezisi, gezegenimizin karmaşık ekosistemlerini anlama arayışımızda keşif ve koruma arasında gerekli olan dengenin ve her bireyin, her bir kolektif eylemin bunları korumada oynadığı hayati rolün altını çiziyor.