Google Play Store
App Store

Türkiye'de çok önemli gelişmeler oluyor.
CHP Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün kaçırıldı.
Tam CHP terör konusunda çözüme yönelik ciddi adımlar atılmasi için TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırdığı bir anda, insan hakları konusunda çalışmalar yapan, Kürt sorununun çözümü için yapıcı mücadele veren bir kişinin kaçırılması tesadüf olamaz.
Bu olay Türkiye için bir ilktir. Ve o kadar vahimdir!

**** 
PKK bu eylemiyle belki dünyaya yeni bir mesaj verebilir.
Türkiye'de alan hâkimiyetini ele geçirdiği imajını yayabilir.
Şemdinli'de onlarca gün süren başkaldırış eyleminden güçlü çıktığını, sonrasında batıda Foça'da, hem de askeri bir tesis içinde bombalar patlatarak tüm coğrafyada hâkim olduğunu göstermek isteyebilir.
Bunlar ilk akla gelen sonuçlardır.
Ancak bu son eylem PKK'nin, hitap ettiği kitleyi de sıkıntı içine sokmaktadır.
Özellikle batıdaki siyasi yandaşlarına bir insan hakları aktivistini, Kürt sorununu çözmede etkin çalışmalar yapan bir siyasiyi niçin kaçırdığını anlatması mümkün olmayacaktır.
PKK bu eylemiyle siyasi değil bir terör örgütü olduğunu tekrar ilan etmiş olacaktır.
Bundan böyle çözüm içinde yer alması daha da zorlaşacaktır.
****
Bununla da kalmayacak hükümet, kamu baskısı nedeniyle devlet şiddetini daha da artıracaktır.
Şiddet, kan, gözyaşı ve kin getirecektir.
Belki PKK'nin istediği de budur denilebilir.
Türk-Kürt çatışmasını köruklemek, iç savaşa dönüştürmek, temel amaç olabilir.
Ancak bu insanlık dışı talepler, birlikte yaşamayı zorlaştıracak, emperyalist oyunun gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Hak alan değil can alan bir örgüt olmaktan kurtulamayacaktır.
Bu durumda yapılan eylemin en fanatik PKK destekeyicilerini bile tedirgin edeceği açıktır.
İş bu noktaya geldiğinde PKK'nin "Kürtler için mücadele ediyoruz" sözünün de pek inandırıcılığı kalmayacaktır.

*****
PKK'nin alan hâkimiyetini ele geçirmesindeki en etkin neden AKP hükümetinin Kürt sorununu çözmekteki ikircikli politikasıdır.
AKP demokratikleşme için atılacak adımlarda hep korkak davranmaktadır.
Çözüm önerilerinde silahın bırakılması ve demokratik özgürlük, eşitlik ve hakların verilmesi sürecinde cesaret ve kararlılık gösterememektedir.
Milliyetçi oyları almak için şoven bir üslup kullanılması ülkeyi ciddi bir ayrımcılığın eşiğine taşımıştır.
Başbakan'ın terör sorunu ile Kürt sorununu karıştırması ülke için büyük tehlikedir.

****
AKP sözcülerinin toplumsal değerlere aldırış etmeden hegemonik tavır ve söylem içinde olması da ayrı bir tedirginlik nedeni olmaktadır.

Aymazlıklar içinde olan AKP, "Birkaç Mehmet'in ölmesi ya da bir milletvekilinin kaçırılması önemli değildir" diyebilmektedir. CHP milletvekilinin kaçırılması hükümet tarafından önemsenmemektedir. Adeta egemen güçlerin taşeronu gibi davranan iktidarın bu tumumu ülkemiz geleceği için korkunç bir zaaf oluşturacaktır.

****
Bu gelişmelerin bir başka yönüne de dikkatle bakmak gerekir.
Hatırlanacak olursa 1993 yılında Batman'da, Milletvekili Mehmet Sincar sokak ortasında öldürülmüştü.
O zaman Hizbullah'ın yaptığı açıklanmıştı.
Ancak yıllar sonra bu işin arkasında derin devletin olduğu ortaya çıkmıştı.
Böyle bir şey olacağını ummam, çünkü sonu felaket olur.
Ama bu olasılığı da akılda tutmak gerekir. Türkiye'nin gerçeğini bilenler için bu durum çok şaşırtıcı olmaz!..
Yine de tüm işaretler PKK'yi göstermektedir.
Bu nedenle Kürtler için mücadele ettiğini söyleyen PKK bu eylemden ivedilikle vazgeçmelidir.

****
Asıl düşünülmesi gereken konunun devletin istihbarat örgütlerinin ortadan kaybolmasıdır.
Uludere'de 34 yurttaşın bombalanması, Suriye'de düşürülen uçak ve PKK tarafından kaçırılan yurttaşların akıbetleriyle ilgili, başta MİT olmak üzere, hiç bir kurum ve kuruluş ciddi ve aydınlatıcı bir bilgi ortaya koyamamıştır.
AKP'nin bu kurumların gücünü zayıflattığı bilinmektedir.

****
Dersim PKK'nin tam egemen olamadığı bir coğrafyadır.
Uzunca yıldır gerek Dersim'deki insan profili, gerekse yerleşim yapısı, PKK'yi burada istediği noktaya taşımamıştır. PKK Dersim'de hep zayif kalmaktadır.
Bu nedenle yörede çok sevilen ve tutulan Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasını bir başka gözle değerlendirmek gerekir.
Ayrıca CHP'nin Kürt sorununda aldığı öncelik bu eylemin gerekçelerinden biri olabilir.
CHP, Kürt sorununu çözmede en etkin kurumdur. PKK, CHPyi kullanamaz!..
CHP Kürt sorununu çözmede demokratikleşme ve insan hakları konularında en donanımlı partidir.
Bu durum CHP'lileri hedef haline getirebilir.
Terörle mücadele ile Kurt sorununu ayırabilen bir parti olan CHP, ülkenin demokratikleşmesi adına daha kararlı ve cesur olmalı.

*****

CHP'nin TBMM'yi toplamada ne kadar haklı olduğu şimdi daha iyi anlaşılmıştır.
Meclis'i açmayan AKP ve MHP terörün şiddetine göz yumark bu ülkeye ihanet etmektedirler.
Sorunlar siyasetle çözülür. Siyasetin yeri Meclis'tir.
Bugün bu vahim olayı basit kişisel kaprislere feda edenler, yarın bir bakan veya valinin kaçırılmasına ya da kitlesel katliamların tırmanmasına zemin hazırlayanlar olarak tarihe geçeceklerdir.
da zemin hazırladıklarının bilincinde olmalılar.
Ve bir gün hesap sorulacağından hiç şüpheleri olmasın.
Bu zevat bilmeli ki, taşıdıkları sorumluluk bugün her zamankinden daha fazladır.

*****
CHP Meclis'i toplayamıyorsa acilen kendi Parti Meclisi'ni toplamalıdır. Kendi çözüm önerilerini halka sunmaladır. Türkiye'yi barışa götürecek ciddi bir parti olduğunu göstermelidir.
Böylece ülkedeki vahim olaylara verdiği önemi ve diger partilerle arasındaki farkı ortaya koyma fırsatını yakalamış olacaktır.