EURO 2024: İngiltere, 58 senelik acı

Haziran ortasında 24 takımın katılımıyla Almanya’nın 10 şehrinde bir Avrupa Şampiyonası daha sahne alacak, tarihinde 3. kez turnuvaya ev sahipliği yapacak Almanya. Maçların oynanacağı on stattan dokuzu 2006 FIFA Dünya Kupası’nda kullanıldı, 70.033 kapasiteli Berlin Olympiastadion o mabetlerin en büyüğü.

Goal.com sitesine göre turnuvanın favorisi İngiltere, onları Fransa, Almanya, Portekiz ve İspanya takip ediyor. İngiltere adına kupalar ummak ve beklemekle geçen zamanların hikayesi, en son kupa kazandıkları sene dünyaya gelen çocuklar şimdilerde 60’lı yaşlara merdiven dayadılar. Geçenlerde BBC’de yayınlanan enfes makale o süreci “58 years of hurt” (58 senelik acı) olarak tanımlıyordu. Oysa kupayı kaldırmaya çok yaklaştıkları turnuvalar da oldu, 2020’de evlerinde, Wembley'de beş grup ve eleme maçı oynayıp finale yükseldiler, futbol ateşi ülkeyi kasıp kavurdu ama bir turnuvada daha penaltılar sonunda kaybettiler. Marcus Rashford, Jadon Sancho ve Bukayo Saka'nın kaçırdığı penaltılar sonrasında İtalya’ya 3-2 mağlup oluyor, bekleyiş sürüyordu.

İlk kez benim dünyaya geldiğim sene, 1960’da düzenlenmiş Avrupa Şampiyonası, İngiltere turnuvaya katılmayı reddetmiş. Turnuvada ilk kez 1968'de boy gösterdiler ve o zamandan beri 10 kez finallere katıldılar, dört turnuvada gruplardan çıkamadılar, 2024 onların 11. turnuvası.  26 kişilik kadronun değeri 1,5 milyar Euro, en değerli oyuncusu 180 milyon Euro ile 20 yaşındaki ofansif orta saha Jude Bellingham, onu Phil Foden ve Bukayo Saka takip ediyor. Kadronun yaş ortalaması 26.1, golcüleri Harry Kane turnuvanın perdelerini kapattığı zamanlarda 31 yaşına basacak, gelecek turnuvada yer alır mı kim bilir!

Yazın geldiğini hatırlatan ılık bir Londra akşamında, hazırlık maçında İngiltere, İzlanda karşısında. İngiltere Eylül ve Kasım 2020'de UEFA Uluslar Ligi'nde İzlanda'ya karşı oynadığı son iki maçı kazandı. Evinde rakibe karşı oynadıkları iki maçta toplam 10-1'lik skorla kazandıklarını, ancak Euro 2016’da İzlanda’ya 2-1’lik skorla elenip turnuvaya veda ettiklerini hatırlatalım. İngiltere 4-2-3-1 dizilişinde başlıyor maça, orta sahada Rice, Mainoo, ileri uçta Foden, Palmer, Gordon, önlerinde golcüleri Kane. İzlanda 4-3-3 dizilişinde, orta sahada Haraldsson, Gudmundsson, Traustason, ileri uçta Anderson, Gudjohnsen, Thorsteinsson. Maça iştahlı başlıyor beyaz formalı İngiltere, 3.  Dakikada solda Gordon’un başlattığı atağın devamında Kane’nin ceza sahasında vuruşuna izin vermiyor İzlanda savunması, topun rakipte olduğu anlarda baskıya 2. bölgede başlıyor mavili takım. 10’da sağdan kullandığı kornerde pozisyon üretemiyor İngiltere, sol kanatta Gordon çabukluğu, adam eksiltme becerisiyle göze batan oyuncuları. Beklenenin aksine öne geçen İzlanda oluyor, 12’de İngiltere’nin orta sahada açık verdiği pozisyonda Thorsteinsson rakip ceza sahasının solunda Stones’u geçerken yerden sert vuruyor, İngiltere kalesinde Ramsdale çaresiz. Pozisyonda İngiltere’nin hücuma çıkarken geride eksik yakalanması hocaları Southgate adına düşündürücü. İlk 15 dakikanın sonunda İngiltere topa yüzde 63 oranında sahip olmasına rağmen pozisyon üretemiyor; 17’de sağdan kullandıkları ikinci kornerden sonuç alamıyorlar, ilk bölümde final paslarında etkisiz beyazlı takım. İlk 20 dakikada topa daha az sahip olmasına rağmen sahayı daha iyi parselleyen, savunma-hücum geçişlerini çabuk yapan İzlanda topun rakipte olduğu anlarda defans derinliğini kaybetmiyor. Savunmanın merkezinde İngason ve Gterarsson hava toplarında göze batan oyuncuları. İlerleyen dakikalarda bolca yan pas yapan İngiltere dikine oynamaya çalıştığı pozisyonlarda rakibin etkili presini aşamıyor, 38’de Kane’nin orta sahadan uzun pasını sağda değerlendiremiyor Walker. 45’te İzlanda’da sarı kartı gören İngason. İngiltere topa yüzde 66 oranında sahip olduğu, rakip kaleyi sadece bir kez bulduğu devreyi geride kapatıyor.

2. devrenin başında İngiltere’de savunmanın merkezinde Stones’un yerine Konsa sahada. 48’de gole yaklaşıyorlar, soldan Gordon’un ortasında Foden’in vuruşu az farkla dışarda. Devrenin ilk bölümünde ilk yarıya kıyasla daha etkili olan İngiltere 53’te net fırsattan yararlanamıyor. Rakip savunma arkasına sarkan Palmer kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda vurmakta geç kalıyor, maçın muhtemel kırılma anı. 57’de İzlanda atağında Gudjohnsen’in vuruşu kaleci Ramsdale’da kalıyor, akabinde kullandığı kornerden sonuç alamıyor mavili takım. İngiltere’de hücumda Palmer ve Foden’in birbirlerine çok yakın oynaması rakip savunmanın işini kolaylaştırıyor, takımın etkili oyuncusu Jack Grealish’in kadroya alınmaması tartışmaya açık. 63’te net fırsatı kaçırıyor İzlanda, çizgi halinde yakalanan rakip savunmanın arkasına sarkan Haraldsson’un pasında Thorsteinsson topu boş kaleye gönderemiyor, İngiltere adına şans anı. 64’te İngiltere’de dört değişiklik: Walker, Trippier, Gordon ve Kane yerlerini Gomez, Saka, Toney ve Alexander-Arnold’a bırakıyor. 72’de İngiltere savunmasının merkezinde Guéhi’nin sakatlığı nedeniyle bir süre duruyor oyun, akabinde İzlanda atağında Finnsson’un uzaklardan volesini kornere çeliyor Ramsdale. 77’de İngiltere’de Palmer’ın yerini Eze alıyor. Son bölümde fizik olarak daha üstün görünen İzlanda ikinci gole yakın. İngiltere yetenekli oyunculara sahip olmasına rağmen kimliğini sahaya yansıtamıyor. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca 81.410 taraftarın şahitliğinde tek golle kazanıyor İzlanda, 94 dakika boyunca rakip kaleyi sadece bir kez bulan İngiltere’nin futbolu hayal kırıklığı.  Hazırlık maçı ölçü olmayabilir ama Kane, Foden, Saka, Palmer gibi etkili ayaklara sahip takım daha üretken olmalı.