Fenerbahçe büyük bir kısmeti geri tepti
Gündüz oynanan maçı Sivasspor kazanınca ligin çatısı iyiden iyiye şekillenmişti. Şampiyonlar Liginde kıl payı kaçan yarı finalden sonra herkes Fenerbahçe'nin...
Gündüz oynanan maçı Sivasspor kazanınca ligin çatısı iyiden iyiye şekillenmişti. Şampiyonlar Liginde kıl payı kaçan yarı finalden sonra herkes Fenerbahçe'nin artık tüm konsantrasyonunu Turkcell Süper Ligine vereceğinden bahsederken, sürpriz bir sonuç çıktı. Son haftalarda maçlarda ilk golü yiyen, ardından da son dakikalarda da olsa galibiyet golünü atan taraf olarak ezberlediğimiz Fenerbahçe, bu kez hepimizi yanılttı ve bu senaryonun tam tersini izletti bizlere.
Özellikle Semih Şentürk'ün yerine oyuna dahil olan Sırp oyuncu Mateja Kezman'ın 88. dakikada kullanılan penaltıyı kaçırması maçın kader anıydı. Uzatmaların sonunda Mehmet Yılmaz'la beraberliğe ulaşan Ankaraspor'un aldığı bu bir puanın ne kadar değerli olduğunu söylememize gerek yoktur umarım.
Maç sonunda bir farklılıkta Zico'dan geldi. Başarılı çalıştırıcı, bugüne değin hiçbir maçtan sonra futbolcularıyla ilgili olumsuz yorum yapmamışken bu kez, Kezman'ın penaltıyı Alex'e bırakmamasını üstüne basa basa eleştirdi. Bize göre yapılması gereken maç sonu eleştirisi yerine, penaltı esnasında oyuna müdahale edilmesiydi.
CİMBOM'UN KARADENİZ SEFASI
Galatasaray futbol takımı, Teknik Direktör Kalli'nin istifasından sonra oynadığı ikinci karşılaşmayı da kazanarak şampiyonluk iddiasını sürdürmeye devam ediyor. Trabzonspor maçında bir kez daha gördük ki, bu ayrılık futbolcular üzerinde olumlu bir etki bırakmış.
Özellikle ilk yarı boyunca rakibini ablukaya alan sarı kırmızılı futbolcular, 8 önemli gol pozisyonuna girerek "biz aslında iyi bir takımız" mesajını verdiler. Elbette bunda rakip Trabzonspor'un eski gücünde olmamasının payı yüksekti ama yine de çalkantılı bir dönemden geçen Galatasaraylı oyuncuların çabası takdire değerdi.
İkinci yarıda, özellikle Galatasaray'ın golünden sonra oyunun kalitesi düştü ancak bunun sebebini, zayıf bir kenar yönetimin olması ve Trabzonspor'un oyunu çevirebilecek
oyuncularının olmaması şeklinde açıklayabiliriz. Her şeye rağmen, tribünlerdeki Galatasaray taraftarlarının "Hocanız armanızdır. Forman uğruna oyna yeter" şeklinde açtığı pankart gecenin en önemli mesajıydı.
SİVASSPOR'UN İNADI
Kayseri deplasmanının zorluğu herkes tarafından bilinen bir durum. Ancak Sivasspor tek golle de olsa bu engeli aşmayı başardı. Özellikle en yakın takipçisi Beiktaş'm kendi evinde Oftaş'a yenilmesinden sonra bu maçın anlamı Sivasspor için daha da önemli bir hale gelmişti. İlk yarısı karşılıklı ataklarla geçen maçta gol sesi yoktu. İkinci yarıya golle başlayan takım ise Sivasspor oldu.
Sezon boyunca Balili'nin yokluğunda takımını sırtlayan kaptan Mehmet Yıldız, attığı golle hem takımının bir kez daha kazanmasını sağladı hem de Sivasspor'un Şampiyonlar Ligi iddiasını devam ettirdi.
Sezon başından beri yönetimin basiretsizlikleriyle eleştiri merkezi olan Beşiktaş, aldığı son darbeyle bir kez daha üzdü taraftarlarını. Oysa sezonun ikinci yarısının ortalarında takım toparlanmış ve geçen 3 sezondan sonra ilk kez liderliğe kadar yükselmişti üstelik.
Oftaş karşılaşması şampiyonluk iddiasını sürdürebilmek için belki de son fırsattı. Ama olmadı. Fenerbahçe maçında yaşanan olaylar yüzünden seyircisiz oynanılan maçta hiçbir varlık gösteremeyen siyah beyazlılar, ikinci yarının başında yedikleri golle kendi evlerinde Gençlerbirliği Oftaş'a yenilerek umutlarını bir sonraki sezona bıraktı.
Ortada bir gerçek var. Yıldırım Demirören yönetimi, hem sportif hem de yönetsel anlamda bu işin altından kalkamadı. En kötüsü de, Uluslararası mahkemelerde ödedikleri tazminatlara ve ligde düştükleri bu içler acısı duruma rağmen Beşiktaş Kongre Üyeleri, bu gidişata dur diyecek bir duruş sergileyemedi. Bakalım Beşiktaş, geri kalan haftalarda UEFA trenini yakalayabilecek mi?


