Gezegen çatırdıyor...
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya şube başkanı Hediye Gündüz ve bölgede olan bitene karşı mücadele eden bir avuç yaşam savunucusu “Belek Ormanları” için çok uğraştı, uğraşıyor. Yıllardır kapı kapı dolaştılar, bil
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya şube başkanı Hediye Gündüz ve bölgede olan bitene karşı mücadele eden bir avuç yaşam savunucusu “Belek Ormanları” için çok uğraştı, uğraşıyor. Yıllardır kapı kapı dolaştılar, bilgi ve belgelerini paylaştılar. Rant uğruna, sırf birileri ceplerini daha fazla doldursun diye yok edilmekte olan yılların birikimi ormanları korumak için çaba gösterdiler. Ama, Belek’te orman ve orayı yuva vellemiş canlıların katliamı durdurulamadı.
Hediye Gündüz çalışmaları ve bölgedeki gelişmelerle ilgili bilgi ve belgeleri bana da sık sık gönderiyor sağ olsun. Özel çevre koruma bölgesi ilan edilen alanın neredeyse tamamının “golf” ve “konaklama alanı” olarak tahsis edilmesiyle başlamıştı her şey. Şimdi, durum vahim. Hatta vahimden de ötede. Bunun ucu hepimize dokunuyor unutmayın.
Canlılar, yaşam kaynaklarından birini daha kaybetmek üzereler. Golf sahaları ve oteller için en az 350 bin ağaç kesilmiş vaziyette.... Bölgeden kuş bakışı çekilen “fotoğraf” her şeyi olanca açıklığıyla gözler önüne seriyor. 2005’te yemyeşil ağaçlarla kaplı bölge; bugün gri, kızıl bir toz bulutunun altında ve ağaçların yerinde de “yeller” esiyor.
Bu köşede “Belek” için de “Sorgun” için de defalarca yazdım. Dilimin döndüğü, kalemimin tuttuğu sürece de yazmaya devam edeceğim. Bilimsel verilere göre; bir golf sahası yılda hektar başına ortalama 10 bin ile 15 bin m3 suya ihtiyaç duyuyor. 100 hektarlık bir golf sahasının bir yılda tüketeceği su miktarı yaklaşık 1 milyon m3. Bu da 12 bin nüfuslu bir yerleşimin ortalama “yıllık su tüketimine” eşit. Ülkemiz susuzluktan kırılmıyor mu? “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” dedirtecek cinsten uygulamalar.
* * *
İnsan türünün doğaya verdiği zarar, tüm canlıların yaşamına son verecek boyutlara ulaştı artık. Üzerinde yaşadığımız gezegen çatırdıyor. Sürekli “insan türünün doğadaki ayak izlerini azaltacak” girişimlerin geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyorum. Çiziyorum çizmesine de, son yıllarda yaşadığımız topraklar üzerindeki doğa katliamı ve canlı türlerinin yaşam haklarının gasp edilmesi girişimleri o kadar çok arttı ki. Olan biteni takip etmeye yetişmek bile olanaksız adeta. Talanlarla ilgili her gün yeni bilgi ve belgeler ulaşıyor elime...
İzmirli yaşam savunucusu Avukat Noyan Özkan, 29 Eylül 2005’te dönemin “Çevre ve Orman Bakanı” Osman Pepe’ye “ülkemiz ve dünyamızda çevre sorunlarını takip eden ve gerektiğinde müdahale eden bir yurttaş sıfatıyla sayın makamınıza başvurmayı uygun buldum” cümlesi ile başlayan bir mektup göndermiş. (Mektubun bir sureti de bende)
2005 yılında gönderdiği mektubunda, yukarıda sözünü ettiğim “2005” ve “2007” yılında çekilmiş karşılaştırmaya olanak tanıyan Belek fotoğrafındaki “kuşbakışı” felaket manzarasını da Noyan Özkan, o tarihte görerek aynen Bakan Bey’e iletmiş belgeleriyle... Buyrun işte size mektuptan birkaç cümle: “Anılan bölge, kültür ve tabiat varlıkları, biyolojik zenginlikleri, endemik türleri içeren flora ve faunası, ormanları, eşsiz doğal peyzajı ile yalnız ulusal değil aynı zamanda uluslararası kültür ve tabiat varlıkları sözleşmeleri ile koruma altındadır... 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında “Kaplumbağa Üreme Alanı” bölgelerinde sorumsuzca inşaat ve fiziki müdahalelerde bulunulduğu, inşaat molozlarının döküldüğü tespit ve tescil edilmiştir. ‘Avrupa Konseyi, Bern Yaban Hayatının Korunması Sözleşmesi’ çiğnenmiştir. Anılan proje ile otel ve golf sahaları inşaat girişimleri; 2872 sayılı Çevre Kanununun temel ilkelerine, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Mevzuatına, BM Sulak Alanlar ve Su Kuşlarının Korunması Hakkındaki Ramsar Sözleşmesi’ne, Sulak Alanlar Yönetmeliğine, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun temel ilkelerine, BM Paris-Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Sözleşmesi’ne, Avrupa Konseyi-Bern Yaban Hayatının Korunması Sözleşmesi’ne, Avrupa Konseyi Peyzaj Sözleşmesine, BM Rio-Gündem 21 ve BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmeleri’ne aykırılık taşımaktadır...”
* * *
Koy sümenin altına. Amaaan. Varsın gezegen çatırdasın...
* * *
"Örnek" insan, "usta" gazeteci Ertuğrul Bey'in deyişi ile: “Rahatımıza bakalım şu dünyada be. Bize ne yolsuzluktan siyasetten!..”


