Google Play Store
App Store

Almanya’da merkez sağ eğilimli ana akım medyadaki haberlere bakılırsa çekirdeğini Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya’nın oluşturduğu Ukrayna’ya destek ittifakına dâhil 26 ülke, önümüzdeki dönemde bir barış anlaşması imzalanırsa, Rusya’nın bu barış koşullarına uymasını sağlamak için asker göndermeye, bunun için oluşturulacak “barış gücüne” fiilen katılmaya hazırmış. Kendine “Gönüllüler Koalisyonu” adını veren bu ittifaktaki 26 ülke bu konuda sanki tam olarak görüş birliği içindeymiş gibi verilen haberlerin başlıkları bunu büyük bir başarı olarak duyuruyor.

Örneğin ana akım medyanın amiral gemisi FAZ’ın (Frankfurter Allgemeine Zeitung) manşeti şöyle:

“Devletler birliği Ukrayna için güvenlik garantileri konusunda aynı fikirde / 26 ülke askeri birlik göndermeye hazır”

Sadece merkez sağ eğilimli medya değil, liberal sol çizgideki TAZ (Tageszeitung) bile “Garanti İttifakına Evet / ‘Gönüllüler Koalisyonu’ Ukrayna’ya daha fazla destek için görüş birliğine vardı. Almanya ülkenin hava savunmasına her yıl yüzde 20 katkıda bulunmak istiyor” diyor.

Söz konusu haberlere göre oluşturulacak “barış gücü” sadece Rusya ile Ukrayna arasındaki ateşkesi ya da barışı korumakla değil, aynı zamanda Rusya’nın yeniden Ukrayna’ya saldırmaktan caydırmakla görevli olacakmış...

ABD SÜREÇTE YOK

Avrupa’nın “güçlü adamı” olmayı hedefleyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Paris’te topladığı “Gönüllüler Koalisyonu’nun” bu kararı toplantıya katılan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenksi’yi yine de çok memnun etmiş. Ona göre bu koalisyon, ülkesine destek konusunda ilk kez “kapsamlı ve somut” karar almış...

Ancak bu konuyla ilgili haberlerin ayrıntısına girildiğinde ortada somut bir görüş birliğinin olmadığı görülüyor. Söz konusu koalisyonun yakın müttefiki ABD toplantıda yok, yani böyle bir kararın alınması sürecine katılmamış. Toplantıdan sonra hep beraber ABD Başkanı Donald Trump’ı aramışlar ve onun bu projeyi desteklemesini istemişler. Ancak ondan bu plana ilişkin somut bir destek sözü alamamışlar.

Gerçi geçtiğimiz günlerde, “müttefiklerinin” bu konudaki görüşlerini, itirazlarını ya da önerilerini dikkate almadan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le buluşup, meseleye kendince çözüm getirmeye çalışan Trump da o günlerde Ukrayna’nın güvenliği konusunun Avrupalıların görevi olduğunu açıklamıştı. Ancak onun bununla Putin’in asla kabul etmeyeceği bir batılı ülkelerin askeri birliklerinden oluşan “barış gücünü” kastetmediği ortadaydı.

KİMİN OLDUĞU BELİRSİZ

Konuyla ilgili haberlerde, “Avrupa’nın lideri” Macron’un büyük bir iş başarmışçasına açıkladığı koalisyon kararlarına katılacak 26 ülkenin hangileri olduğu da yer almıyor. Birkaçı hariç hangi ülkenin sözkonusu “barış gücüne” ne çapta katılmaya dair bilgi de yok. Satır aralarında böyle bir şey gerçekleşse bile Almanya’nın oraya fiilen askeri birlik göndermeyeceği anlaşılıyor. Alman hükümeti, Ukrayna’nın hava savunmasını finanse etmeye ve Ukrayna için dört mekanize tugayını donatmaya söz vermiş.

Bu çatışmayla ilgili en önemli aktörlerden ABD’nin ya da Trump’ın ne ölçüde destekleyeceği belli olmayan bu hazırlıklara, söz konusu koalisyon üyelerinden bazı ülkelerin örneğin Macaristan ve Slovakya’nın (belki Polonya da) kuşkuyla baktıkları da biliniyor.

Ama kendilerince böyle bir karar alarak dünyaya “güç gösterisinde” bulunan Avrupa ağırlıklı bu “Gönüllüler Koalisyonu’nun” bu çıkışlarıyla tehlikeli bir acziyet içinde oldukları görülüyor.

Bir yandan Rusya’yla Ukrayna arasında savaşı bitirecek ya da en azından durduracak bir anlaşmadan yana olduklarını açıklıyorlar. Diğer yandan da başından “düşman” olarak gördükleri Rusya’nın varılacak bir uzlaşma ya da anlaşmayı Ukrayna lehine korumak üzere bölgeye bizzat asker gönderme konusunu öne sürüyorlar. Yani NATO’yu fiilen orada konuşlandırmaya hazırlanıyorlar. Rusya’nın buna kesin olarak karşı olduğu bilindiği ve Trump’ın da Putin’i böyle bir şeyi kabul etmeye zorlamayacağı bilindiği halde...

SAVAŞI UZATIYORLAR

Kendi içinde birlik olmadığı halde, kendisini öyle gösteren ve başta baş müttefikleri ABD olmak üzere dünyanın geri kalanın hiç de önemsemediği, saygı duymadığı “Gönüllüler Koalisyonu’nun” liderleri, bu savaşı bitirecek olası bir anlaşmayı gözlemek ve korumak için tarafsız bir “barış gücü” çözümüne kulaklarını tıkamış durumdalar. Tıpkı bundan önce Çin, Brezilya, Hindistan gibi geri kalan dünyanın büyük ülkelerinden gelen “barış planlarını” üzerinde hiç konuşmaya değer bulmadan reddettikleri gibi, eğer bir anlaşma olursa söz konusu “barış gücünün” hem Ukrayna, hem de Rusya tarafından “tarafsız” kabul edilecek bir ülke ya da ülkeler tarafından oluşturulması gerektiğini tartışmıyorlar bile...

Attıkları her adım, savaşın biraz daha uzamasına neden oluyor. “Ukrayna orada bizim değerlerimizi, demokrasimizi savunuyor” gibi gülünç propagandalarla kendi kamuoylarını kandırmaya çalışıp, ekonomik kaynaklarının büyük bir bölümünü silaha, silahlanmaya ayırıyorlar. Üstelik bunu kendi ülkelerinde giderek daha da yoksullaşan dar gelirli kesimlere yönelik sosyal yardımları tırpanlayarak yapıyorlar, yapmaya çalışıyorlar.

Onlar Rusya’ya karşı tüm güçleriyle Ukrayna’yı korumaya kararlılık gösterilerinde bulunurken, Gazze’deki soykırım ise devam ediyor. Yüzbinlerce insanı, binlerce yıllık vatanlarından sürerek ya da bombalayarak, aç bırakarak yok edip, orayı bir “tatil beldesine” çevirme planlarına karşı bir “gönüllüler koalisyonu” oluşturmayı gündemlerine almıyorlar bile...

Gönüllüler Koalisyonu:

Ukrayna’ya destek olarak oluşturulan “gönüllüler koalisyonu”, 2 Mart 2025 tarihinde Fransa ve Birleşik Krallık tarafından kuruldu. Daha sonra gerçekleştirilen bir çevrim için toplantıyla çoğu Avrupa’dan bir çok ülke bu koalisyona katıldı.

Aslında “gönüllüler koalisyonu” kavramı bu koalisyonunun orjinal ismi “Coalition of the Willing”i (İngilizce) tam olarak karşılamıyor. Orjinal kavram Ukrayna’ya destek konusunda gönüllülük, birlikte hareket etme isteği ve askeri angajman hususlarını da içeriyor. Yani “irade birliği koalisyonu”, “istekli ülkeler koalisyonu”, “kararlılar koalisyonu”, “destek verenler koalisyonu” ve “irade birliği koalisyonu” olarak da Türkçeleştirilebilir. Ancak bu “koalisyon”un içindeki ülkelerin listesi şöyle:  Avustralya, Belçika, Bulgaristan, Kanada, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, İspanya, İsveç, Türkiye, Ukrayna, Birleşik Krallık. NATO, AB Komisyonu ve Konseyi de bu koalisyonun bir parçası gibi hareket ediyor.

Geçmişte de yine batı merkezli bir başka “Gönüllüler Koalisyonu” vardı. Bu kavram ilk kez ABD tarafından ortaya atılmış ve sözkonusu koalisyon 2003 yılında kurulmuştu. Birleşmiş Milletler Konseyi, Irak’a askeri müdahaleye onay vermediği için ABD ve Birleşik Krallık’ın girişimleriyle, birçok batı ülkesinin de dahil olduğu “Koalition der Willigen” yani “Gönüllüler Koalisyonu” Irak’a savaş açmıştı. Tarihteki ilk “Gönüllüler Koalisyonu”nun neden olduğu tahribat halen devam ediyor. Bakalım 2. Gönüllüler Koalisyonu’nun insanlık tarihinden nasıl bir iz bırakacak?