Günlük 53 lira kahramana reva mı?
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi yakınlarındaki ormanlık alanda çıkan yangında beşi orman işçisi ve beşi AKUT gönüllüsü on kişi öldü. Söylenene göre rüzgâr yön değiştirdi ve kendilerini bir anda yangının ortasında buldular. Orman işçileri; Enes Kızılyel, Eyüp Dereli, Hilmi Şahin, Tolunay Kocaman, Sercan Ünti ve AKUT gönüllüleri; Alperen Özcan, Bayram Eren Arslan, İlker Onarıcı, Muharrem Can ve Tekin Enes Sarıyıldız artık aramızda değil. Aileler yasta, perişan; yurttaş üzgün, öfkeli.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 1 Haziran’dan bu yana yaptığı her açıklamada vatandaşlardan yangınlara karşı teyakkuzda olmalarını istediklerini söyledi. O işi eskiden, yerinden edilen orman köylüleri yapıyordu. Ormanı iyi tanıyor ve ekiplerden önce yangına müdahale ediyorlardı. Sonra, AKP iktidarı orman işçilik faaliyetlerini ihale yoluyla müteahhitlere yaptırmaya başladı. Bütçesi küçültülen Orman Genel Müdürlüğü’nün personel sayısı da azaldı. Ne yapalım yurttaşlar olarak? Herkes kapısının önüne bir damacana su mu bıraksın?
Bakan Yumaklı diyor ki, “yüksek sıcaklık, şiddetli rüzgâr, düşük nem artık bunu basit bir orman yangını olmaktan çıkardı. On kardeşimizi kaybettik. Üstüne söyleyeceğim hiçbir şey yok.” Neden ve nasıl yok? Bilim, iklim değişikliğinin etkisiyle, şiddetli orman yangınlarının özellikle Akdeniz havzasında ciddi bir sorun olacağı konusunda yıllardır uyarmıyor mu? Bu konuda hazırlıklar ne durumda? Yeterli araç gerece ve deneyimli insan gücüne sahip miyiz? On kardeşimizin ölümünde ihmal var mı? Yumaklı haksızlık ediyor kendine, halka söyleyebileceği çok şey var.
***
Bakanın ‘basit bir orman yangını’ ölçüsü nedir bilmiyorum fakat temel eğitimden beri biliriz ki ateşin yayılması kısacık bir an meselesidir. Dolayısıyla, özellikle sıcaklığın artıp nemin düştüğü yaz aylarında riskin kat be kat arttığı ve ek tedbirler almak gerektiği konusunda net olunmalı! Akdeniz coğrafyasının bir parçasıyız ve durum çok ciddi! Ne yapacağız? Bir sonrakinde, demek ki bu da ‘basit bir orman yangını olmaktan çıktı’ deyip olası yeni kayıplarımızı mı bekleyeceğiz?
Uzmanlar kalem kalem eksikleri ve yapılması gerekenleri yıllardır anlatıyor. Bu depremden sele, fırtınadan yangına hep böyle oldu! BirGün muhabiri Gökay Başcan’ın üç hafta önce BirGün TV’de röportaj yaptığı orman mühendisi Vehbi Tutmaz bakın hangi uyarılarda bulunmuş? Otuz yıldır yangın söndürme mücadelesinde bulunmuş bir mühendis olarak demiş ki; yangın sayısını azaltamadığımız sürece alevleri söndürmemiz mümkün değil. Hava araçları elbette önemli ama karadan doğru mücadele şart! İzmir Tınaztepe’deki yangın işçilerinin eğitim merkezi 2018 yılında tam faaliyete başlayacakken üniversiteye devredilip atıl hale getirilmiş. Tutmaz’ın, “Avrupa’da örneğine az rastlanır” dediği bu merkez neden çalıştırılmıyor? İşçilerin yangın konusunda organizasyonu, haberleşmeyi, güvenliği öğrenecekleri bu tip eğitimler neden yok ya da olanlar da kısa süreli ve yetersiz?
Yine BirGün TV’ye konuşan Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış, yangınla mücadele bütçesinde kesinti yapıldığını dolayısıyla araç-gereç alımı, işçi alımı, güvenlik ekipmanı dağıtımının azaltıldığını anlattı. Hoca tane tane saymış; işçiler uzun saatler çalışıyor, lojistik destek yok, konaklama yok, sayıları az, erken müdahale edemiyorlar, yangınlar büyüyor, organizasyon yapısı bozuk, yönetici kadrolar bilgi sahibi değil, hiçbir sorumluluk almıyor. Ormanlar maden, enerji ve turizm için tahsis ediliyor. Bakımı yapılmayan elektrik hatları yangınlara neden oluyor.
***
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, on kişisinin ölümü ardından felaketin büyüklüğünü vurgulayarak itfaiyecilerin kahramanlığından bahsetti. Fakat ateş çemberinden çıkamayarak şehit olduklarını ve ebediyete uğurlandıklarını söyledi. Üzerinde tek tek konuşulması ve ciddiyetle durulması gereken ihmaller ve uyarılar var! İktidarın, her şey öylesine, doğalında gerçekleşmiş gibi bir tavır takınıp görev ve sorumluluğunu zerre sorgulamayışı, memleketi birinden diğerine sürüklenen felaketler döngüsüne soktu.
Bakan beyin söyleyeceği bir şey yok ama soru çok! Böylesine güç ve tehlikeli bir işle ilgili risk analizleri ve bunlara uygun eylem planları yapılmış mı? İşçilerin kendilerini koruyabilecekleri ekipmanlar tam ve kaliteli mi? Araç-gereç son model mi? Bakım ve kontrolleri doğru ve zamanında yapılmış mı? Şehitlik, yöneticilerin bilgisizliğini, liyakatsizliğini ne de hatalarını örtecek bir mertebe. EMEP Milletvekili Sevda Karaca meclis genel kurulunda, yangınla mücadele eden orman işçilerine günlük 53 TL verildiğine dikkat çekmişti. Ülkenin ormanlarını kurtarmak için canını tehlikeye atan insanlara, ailelerine çocuklarına reva mı, hak mı bu?


