Google Play Store
App Store

Basit yaşayacaksın demiş şair. Hem de çok basit. Bunu yaşam felsefesi yapanlara inanın imreniyorum. Ağzından çıkan her şeyi dikkatle dinleyenlere rağmen, söyleyeceği...

Basit yaşayacaksın demiş şair. Hem de çok basit. Bunu yaşam felsefesi yapanlara inanın imreniyorum.

Ağzından çıkan her şeyi dikkatle dinleyenlere rağmen, söyleyeceği sözü kıvırmadan söyleyenlere…

Ve söylediklerine sahip çıkanlara.

Bedeline “başım, gözüm üstüne” diyenlere.

Ve omuzladığı yükü taşırken sağa sola çarpmayanlara.

Sağ olsunlar, varolsunlar…

Bir de bunun tam tersi var ki; aman evlerden ırak kalsın.

Kim mi? Mesela Yıldırım Demirören.

Başkanın daha önce defalarca rastladığımız dönüşlerine bu kez de Antalya’da tanık olduk.

Galatasaray maçında esip gürleyen ve protokol tribününde MHK’nin başındaki Sarvan’a ana avrat hatır soran sanki ‘O’ değildi.

Daha önce, hakem hataları bahanesiyle Kulüpler Birliği toplantısını bile protesto eden Demirören, bunlar hiç yaşanmamış gibi Oğuz Sarvan’la aynı kareye girdi!

Politikacılara taş çıkartırcasına…

Pişkinlik bu olsa gerek.

Peki, barkovizyonlu basın toplantılarıyla gaza getirdiği onca Beşiktaşlıya ne anlatacak şimdi?

“Bizim aramızda böyle şeyler hep olur” mu diyecek?

Ya da “Bakmayın siz benim patavatsızlığıma” mı?

Kendinden başka herkesi saf yerine koyan Demirören için daha ne denir bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var ki; Beşiktaş bu kadar kötü yönetilmeyi asla hak etmiyor!

•••

BİRACI TİGANA

Bir yanda Sinan Engin, diğer yanda Jean Tigana. Her ikisi de siyah beyazlı kulüpten epeydir ayrılar. Ancak son günlerde bu ikilinin arasındaki mesaj trafiği baş döndürecek hale geldi. Önce Tigana’nın Engin için söylediği şey yansıdı medyaya, “O Beşiktaş’ın kanseriydi” diye, ardından da Engin’in cevabı geldi jet hızıyla. Futbol dünyasında, özellikle kontratlar bittikten sonra bu tarz atışmalara sıkça rastlanıyor. Fakat taraflardan birisi Sinan Engin olunca ister istemez medyaya da ekstra malzeme çıkıyor. Şimdi de öyle oldu.

Tigana ile birlikte çalıştıkları döneme atıfta bulunarak “Odasında kutu kutu bira içerdi” demiş Sinan Engin. Duyan da Tigana’yı bir alkolik sanacak. Herkes biliyor ki; Sinan Engin o kulübün menajeriydi. Eğer Tigana’nın içtiği biralar seni ve yönetimini çok rahatsız ettiyse o gün yapacaktın gereğini. Aradan geçen onca zamandan sonra bunları ortaya dökmek çocukça geldi bana. Hani, Tigana bir şey dedi diye konuşulmuş şeyler. Bir de inceden delikanlılık estirmiş mesajında Sinan Engin. Tigana eğer Türkiye’ye gelirse onunla yüz yüze görüşmek isterim demiş! Sağ olsun Demirören yönetimi Jean Tigana’ya tıpkı Del Bosque olayındaki gibi gerekli ilgi ve alakayı göstermekte kusur işlemedi. Bu yüzden Tigana’nın yakın zamanda Türkiye’ye geleceğini pek sanmıyorum. Ama Sinan Engin illa yüz yüze görüşmek istiyorsa Fransa 2 saatlik bir mesafede. Kendisi pasaport işlerinde de uzman kişi zaten! Not: Fransızca öğrenmesini şiddetle tavsiye ederim