İsrail askeri olmak ya da olmamak
Birgün gazetemizin dünkü birinci sayfa fotoğrafı enfesti!.. Polis kontrolü altında "etkisiz" hale getirilmiş göstericinin tepesinde yumruklar, karnında tekmeler iniyordu. Dayak yiyenlerin arzusu küçük pankartta...
Birgün gazetemizin dünkü birinci sayfa fotoğrafı enfesti!.. Polis kontrolü altında "etkisiz" hale getirilmiş göstericinin tepesinde yumruklar, karnında tekmeler iniyordu.
Dayak yiyenlerin arzusu küçük pankartta yazılıydı:
"İsrail askeri olmayacağız!"
Tribünlerden fırlayanlar, ipten kazıktan kurtulmuş halde saldırdılar:
"Şehitler ölmez vatan bölünmez!"
Vatan savunucularını durdurup sorsak:
-Niye vuruyorsunuz?
-Vatanımız için...
Demek ki onların savunduğu vatan İsrail!.. Öyle ya, "İsrail askeri olmayalım" diyenleri dövdüklerine göre, başka türlü yorumlayabilir miyiz?
Pankart açma, polislerin biri kadın dört eylemciyi etkisiz hale getirmeleri, arkasından "vatandaşların" doğal(!) saldırıları karşısında İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın yorumu da ayrı bir lezzette takdir edilmeli:
- Vatandaş güzel bir tepki gösterdi!
***
Lübnan'a asker göndermek için yanıp tutuşuyorlar.
Başbakan Tayyip Erdoğan, mafyaya olan kumar borcunu ödeyecek talihsiz maceracının çaresizliği içinde diyor ki:
- Lübnan'a asker göndermek zorundayız!..
Niye?
Efendim, zaten bugüne kadar dış ülkelere sayısız kez asker göndermişiz.
Bir de Lübnan'a yollasak ne olur ki?
Her ülke gönderiyor.
Biz de gönderilim.
Bakın Irak'a göndermedik, ne oldu?
Amerika "demokrasi götürmek" için girdiği Irak bataklığında 2500 evladını toprağa verdi. Biz ise ABD bayraklı tabutların yanına tek Mehmetçik tabutu koyamadık!..
Bu nedenle üzülenler Lübnan'da "telafi kınası" yakmak için çırpınıyorlar:
-Lübnan'a asker gönderelim.
Gönderin de... Sonra ne olacak?
Orada vurulup düşen Mehmetçiklere ne diyeceğiz?
-Şehit, gazi!..
Yoksa "ne şehittir, ne gazi....." mi?
•••
Lübnan'da İsrail'in, cehenneme çevirerek silah bırakmaya ikna edemediği direnişçileri Mehmetçik nasıl hizaya getirecek?
Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.
Savaşların yıkıcılığı azgınlaşarak artıyor.
Cinnet derecesinde "savaş istiyoruz" diyenlere karşı Vatan Caddesi'nde yüreklerini açan, Rüya Kurtuluş, Hakan Demir, Musa Seçkin ve Nihat Muğuryay adlı dört gencin arkasında saf tutmalıyız:
İsrail askeri olmayacağız!


