Kadınlar, iş, ücret ve kadınların geleceği

Neslihan ÇELİK
Hukukçu
Uluslararası Eşit Ücret Günü (Equal Pay Day), kadınların erkek meslektaşlarıyla kıyaslandığında saat ücretlerinin düşüklüğü nedeniyle her yıl bu tarihe kadar “neredeyse ücretsiz” çalışıyorlar. 7 Mart'ta gerçekleşecek bu eylem günü cinsiyet eşitsizliğini bir kez daha görünür kılıyor
Özellikle Almanya’da cinsiyetler arasında maaş açısından büyük eşitsizlikler mevcut. AB ülkeleri arasında, kadınların ve erkeklerin ücretleri arasındaki farkın bu kadar büyük olduğu başka bir ülke yok. 2022 yılına ait AB Komisyonu’nun bir çalışmasına göre, cinsiyetler arasındaki ücret farkı korkutucu bir şekilde %22 olarak karşımıza çıkıyor. Ücret eşitsizliğinde Çek Cumhuriyeti’nde (%22,5) ve Estonya’da (%26,9) öncülük ediyor.
BU TABLO BİZE NE ANLATMAK İSTİYOR?
Öncelikle, ücret farkının nerelerde - olumlu ve olumsuz - özellikle belirgin olduğuna bir göz atalım. AB Komisyonu’nun araştırmasının yayınlanmasının ardından, Almanya’da hangi mesleklerde ve hangi bölgelerde bu farklılıkların özellikle büyük olduğunu anlamaya çalışıldı. Kadınların, erkek meslektaşlarıyla aynı veya daha fazla kazandığı çok az meslek alanı var. İnşaat, araç, havacılık, uzay, gemi inşa teknolojisi, altyapı, etkinlik hizmetleri, sağlık denetimi, belediye hizmetleri, çevre koruma teknolojisi ve orman-avcılık sektörlerinde kadınlar en azından eşit kazanç sağlamakta.
Dolayısıyla, “erkek işi” olarak görülen mesleklerde fark o kadar büyük değil. Bunun nedeni, bu sektörlerde kadın oranının nispeten az olması ve kadınların genellikle erkek meslektaşlarına göre daha sorumlu pozisyonlarda bulunmaları. Erkek egemen mesleklerde çalışan kadınlar genellikle daha motive ve belki de daha hırslı olabilir, bu da maaşlarını olumlu etkileyebilir. Ancak bu durum istisnai. Erkeklerin daha fazla kazandığı mesleklerin oranı Almanya'da belirgin şekilde daha fazla.
Çoğu yönetici pozisyonunda erkekler yer alıyor ve çok daha yüksek ücretler almakta. Şirket organizasyonu gibi mesleklerde ücret farkı %30'dan fazladır. İktisat, teknik araştırma ve geliştirme, yönetim ve yönetim kurulu, IT, matematik ve istatistik ile eczacılık gibi mesleklerde %46’ya kadar korkutucu farklarla karşılaşıyoruz. Adalet ve hukuk danışmanlığı mesleklerinde ise daha büyük bir eşitsizlik karşımıza çıkıyor. Mevcut verilere göre, kadınlar ortalama sadece %50 (tam olarak %50!) daha az kazanıyorlar ve bu sadece azami bir rakam.
Eşit olmayan ücretlendirme elbette ayrımcılıkla alakalı bir durum. Özellikle kadınların aynı pozisyonda erkeklerle aynı iş için daha az ücret aldığı somut vakalar bulunuyor. Yasalar bu haksızlıkları önlemeyi amaçlıyor; ancak henüz bir denge sağlanmadı.
Bu fark artan mesleki deneyim ile de kapanmıyor. Erkekler daha yüksek maaşla işe başlıyor ve maaşları daha hızlı artıyor. Dolayısıyla bu aradaki farkı daha da açıyor. Bu durum, üniversite diplomasına sahip mesleklerde de devam ediyor. Üniversite diplomasına sahip kişiler kariyerleri boyunca daha yüksek bir maaş bekleyebilirken, her iki durumda da erkeklerin maaşı kadınlardan orantısal olarak daha fazla artıyor.
ÇOCUK BAKIMI KADINDA
Çoğu kadın hâlâ düşük ücretli sektörlerde çalışmakta, örneğin sağlık- bakım sektöründe. Daha önce bahsedilen yüksek ücretli yönetim pozisyonlarında daha az yer alıyor. Kadınlar, anne olduklarında genellikle çalışma saatlerini azaltmaya yöneliyor. Yarı zamanlı çalışmaya geçerek, beklediklerinden daha uzun süre bu durumda kalıyorlar. Bu durum, gelirde düşüşe ve uzun vadede daha düşük terfi ve kariyer fırsatlarına yol açıyor. Kadınlar, ebeveynlik izninden sonra yeniden tam zamanlı çalışmaya döndüklerinde, erkeklerle kıyaslandığında terfi şanslarını yakalamak oldukça zor olmaktadır. Kadınlar daha sık ve daha uzun süre çocuk bakım işlerine ara veriyor.
Örneğin, 2022 yılında Almanya’daki kadınlar haftada ortalama erkeklerden yaklaşık 9 saat daha fazla ücretli olmayan iş yapmıştır. Ücretsiz iş, ev işlerinin, çocuk bakımının ve aile üyelerinin bakımının yanı sıra gönüllü ve sosyal hizmetleri de içermekte. Bu sonuçlar, 28 Şubat 2024’te Berlin’deki bir basın toplantısında İstatistik Federal Ofisi tarafından sunuldu. Ev işleri, alışveriş ve bakım hâlâ öncelikle kadınlar tarafından üstlenilmekte. Ücretli ve ücretsiz iş bir arada değerlendirildiğinde, kadınlar haftada ortalama neredeyse 46 saat daha fazla çalışır durumda. Eğer çocuklar evdeyse is yükü daha da artıyor. Bu durumda ek görevler, örneğin çocuk bakımı ortaya çıkmakta ve daha büyük bir evde ev işlerinin yürütülmesi de daha fazla zaman gerektirmektedir.
YAŞLILIKTA KADINLARIN YOKSULLUK RİSKİ YÜKSEK
Kadınların, ücretli ve ücretsiz çalışma durumu, yaşlılıkta gelirlerin çok daha düşük olmasına yol açıyor. 65 yaş ve üstü kadınlar, 2023 yılında Almanya’da ortalama brüt 18.663 € emekli maaşı alırken, aynı yaş grubundaki erkekler ortalama 25.599 € brüt emekli maaşı almakta. Böylece yaşlılık gelirlerinde cinsiyet farkı %27,1 olarak belirlenmiştir. Kadınların yaşlılık gelirleri ortalama olarak erkeklerininkinden daha fazla bir çeyrek daha düşük oldu. Kadınlar, erkeklerden belirgin şekilde daha düşük emekli maaşları almakta ve 65 yaş üstü her beş kadından biri yoksulluk riski altında.
Yoksulluk riski için mali kaynaklar belirleyici olan etken. Daha düşük yatırılan emekli payları ve daha kısa sigorta süreleri nedeniyle, kadınların emekli maaşı erkeklere kıyasla çok daha düşük ve 65 yaş üstü yaşlılar arasında eşit yaştaki erkeklere göre belirgin şekilde daha yüksek bir yaşlılık yoksulluk riski taşımaktadırlar. Ancak maddi ve sosyal yoksunluk, yani insanların mali nedenlerle makul bir yaşam sürmek için nelerden vazgeçmek zorunda kaldığı göz önüne alındığında, 65 yaş üstü kadınlarda etkilenenlerin oranı erkeklere göre daha yüksek. Bu kişiler örneğin faturalarını ödeyememekte, evlerini yeterince ısıtamamakta veya beklenmedik harcamaları kendi kaynaklarıyla karşılayamamakta.
Kısaca özetlemek gerekirse: kadınlar aynı meslek ve deneyim sahibi olduklarında erkeklerden daha düşük ücretler alıyor. Bunun bir nedeni, eşitsiz dağılımın olduğu ücretsiz bakım işidir.
Rakamlar 2022 yılına ait, ancak 2023 ve 2024 yılları için henüz yayınlanmamış araştırmalar da Almanya'da kadınların erkeklerden ortalama yaklaşık beşte bir daha az kazandığını gösteriyor. Yıllarca süren eşitlik çabalarına rağmen, özellikle de işgücü piyasasında bu tablo karşımıza çıkıyor. Erkekler tamamen işe kendilerini adarken, kadınlar ev işleri, çocuk bakımı ve gerekiyorsa yarı zamanlı bir iş ile ilgilenmektedirler.
Erkeklerin ücretli çalışırken daha fazla, kadınların ise daha fazla ücretsiz çalışması, önemli bir toplumsal dengesizliğin temelini oluşturmaktadır. Mesleki çalışma yalnızca gelir ile değil, aynı zamanda genellikle toplumda görünür bir alanda, yani kamuya açık olarak gerçekleştirildiğinden daha yüksek bir statü sağlamakta. Mesleki çalışmalara toplumda belirli bir saygı gösterilirken, aile işine genellikle aynı saygı gösterilmemektedir.
SADECE YASAL PLANLAMA DEĞİL, KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM SART
Bu konu son derece önemli ve cinsiyetler arasındaki sosyal, ekonomik ve kültürel eşitsizliklerin çok sayıda yönünü kapsamakta. Kadınlar ve erkekler arasındaki maaş farkları, ücretli ve ücretsiz işin eşitsiz dağılımı ve kadınların iş hayatındaki ve daha sonra yaşlılık dönemindeki sonuçları derin bir şekilde kök salmış durumda ve toplumun birçok alanında yansımaktadır. Rakamlar ve çalışmalar, var olan yapısal bir sorunu vurguluyor. Almanya'daki %22'lik ücret farkı endişe verici; özellikle kadınların, aynı nitelik ve iş deneyimine sahip olmalarına rağmen, sıklıkla erkek meslektaşlarından daha az kazandıkları gerçeği göz önüne alındığında. Özellikle yönetici pozisyonlarında ve geleneksel olarak "erkek" olarak görülen belirli sektörlerde dikkat çekici bir dengesizlik bulunmakta; bunun yanı sıra, kadınların hâlâ önemli ölçüde daha düşük ücretler aldığı ekonomi ve araştırma alanlarında da durum böyledir. Ücretsiz bakım işinin eşitsiz dağılımı (ev işleri ve çocuk bakımı gibi) bu eşitsizliği daha da artırmakta; çünkü genellikle kadınların kariyerlerini kısıtlıyor. Kadınlar bu görevler nedeniyle yarı zamanlı çalıştıklarında veya kariyerlerine ara verdiklerinde, sadece daha düşük bir gelir elde etmemekte, aynı zamanda emekli maaşı talepleri de daha düşük oluyor ve yaşlılıkta daha yüksek yoksulluk riski taşıyorlar. Bu, sadece iş yaşamında değil, emeklilik döneminde de hissedilen uzun vadeli bir eşitsizliğe yol açıyor. Yasal ilerlemelere ve bu konulardaki farkındalığın artmasına rağmen, değişimin çok yavaş ilerlemesi son derece üzücü.
Bu açığı kapatmak için yalnızca yasal değişiklikler ve fırsat eşitliğinin teşvik edilmesi değil, aynı zamanda kadınların ücretsiz işlerinin daha fazla görünür kılınması gereken toplumsal bir yeniden yapılandırma da gerekmekte. Bu yalnızca eşit ücret meselesi değil, aynı zamanda geleneksel olarak kadınlar tarafından üstlenilen farklı iş alanlarının değerinin temel bir yeniden değerlendirilmesini gerektirmekte.


