Kadınların hiç bitmeyen savaşı
Dünyanın dört yanında savaşlar sürüyor. Bu savaşlar yerkürenin her neresinde, kimler arasında olursa olsun kadınlar aynı mücadeleyi veriyor: Açlık, cinsel şiddet, yerinden edilme…

Buse İlkin YERLİ
Savaşların en ağır yükünü çoğu zaman görünmez kılınan kadınlar taşıyor. Gazze’den Sudan’a, Ukrayna’dan Çad kamplarına uzanan geniş bir coğrafyada çatışmalar sadece bombalarla değil açlıkla, yerinden edilmeyle ve bedene yönelen sistematik şiddetle kadınların hayatını sarsıyor. Resmî ateşkesler kağıt üzerinde dursa da yıkım devam ediyor. Bu süreçte kadınlar hem hayatta kalmaya hem de toplumlarını ayakta tutmaya çalışıyor.
∗∗∗
SUDAN: CİNSEL ŞİDDET SİLAHA DÖNÜŞTÜ
Sudan’da neredeyse üç senedir süren iç savaşta 150 binden fazla insan öldürüldü, 12 milyon kişi yerinden edildi. Ülkenin batısındaki Darfur bölgesinin en büyük kenti olan Faşir, 18 aylık kuşatmanın ardından geçen ay RSF’nin eline geçti. Sadece ilk 48 saatte en az 2 bin kişi öldürüldü.
Dünyanın en büyük açlık krizlerinden birini yaşayan ülkeden neredeyse her gün cinsel şiddet haberleri geliyor. Sudan Doktorlar Ağı 16 Kasım’da yaptığı açıklamayla, RSF’nin Faşir’i ele geçirmesinden bu yana 32 kız çocuğu ve kadının cinsel saldırıya maruz bırakıldığını ortaya koydu. Bu sayı, sadece bir ayda ortaya çıkan saldırıları temsil ediyor. Yıllardır süren çatışmalarda binlerce kadının ve kız çocuğunun cinsel saldırıya uğradığı tahmin ediliyor. UN Women’in 2025 Nisan tarihli raporuna göre 12 milyon kişi cinsiyete dayalı şiddetle karşı karşıya.
GÜVENLİ BİR ALAN YOK
UN Women Doğu ve Güney Afrika Bölge Direktörü Anna Mutavati, Sudan'da cinsel saldırının sistematik olarak bir silah olarak kullanıldığını belirtiyor. Mutavati, Birleşmiş Milletler (BM) toplantısında şu ifadeleri kullandı: “Faşir'de bizimle konuşan kadınlar açlık, yerinden edilme, cinsel saldırı ve bombardıman gibi zorluklarla karşılaştıklarını söylüyor. Hamile kadınlar, kalan son doğum hastaneleri yağmalanıp yok edilirken sokaklarda doğum yaptı.” Sudan'da çoğu kadın ve kız çocuğunun hiç yemek yemiyor olabileceğine işaret eden Mutavati, kadınların genellikle çocuklarının yemek yiyebilmesi için öğün atladığını söyledi.
Sudan’daki çatışma ortamından kaçabilmek de güvenli bir alan yaratmıyor. Mülteci olarak Çad’a giden Sudanlı kadınlar yine saldırıya maruz bırakılıyor. Sadece 2024 yılında Çad’da raporlara geçen 4 bin cinsiyete dayalı şiddet vakası mevcut.
Sudan’da 6 kişilik bir aile için aylık yaklaşık 150 dolar insani yardım geliri veriliyor. Ancak çatışma ortamında menstrual hijyen malzemelerinin fiyatı yaklaşık 27 dolara dayanmış durumda. Bu durumda kadın ve kız çocuklarının ihtiyaçları, listede en altlarda kalıyor.
Ülkede kadın örgütleri kadınlar ve kız çocukları için güvenli alanlar yaratmaya çalışıyor. Ancak çatışmalar ve hak ihlalleri uzun süredir devam ederken bölgeye gönderilen yardımların azlığı durumu gittikçe zorlaştırıyor. Ayrıca çatışmalarda en çok zarar görenlerin kadınlar olmasına rağmen barış görüşmelerinde kadınların sözü yok sayılıyor.
∗∗∗
UKRAYNA: ÖNLENEBİLİR ÖLÜMLER ARTTI
Şubat 2022’de başlayan Ukrayna savaşında 4 binden fazla kadın ve 300’den fazla kız çocuğu öldürüldü. Cinsiyete dayalı şiddet vakaları ise 3 katına çıktı, yaklaşık 4 milyon kadın ve kız çocuğu şiddetle karşı karşıya kaldı. BM’nin Haziran 2025 verilerine göre en az 433 kişi cinsel saldırıya maruz bırakıldı. Askerlerin çoğunu erkeklerin oluşturduğu Ukrayna’da sivil hayatı yönetmek kadınların elinde. Yaşlı ve çocuk bakımı da yine kadınların üzerine kalıyor. Bunun yanında hamile kadınların çoğu gerekli tıbbi yardımı alamıyor. Doğum sırasında önlenebilir anne ölümlerinin yüzde 60'ı çatışma ortamında önlenemiyor.
∗∗∗
GAZZE: DÜNYANIN YÜKÜ FİLİSTİNLİ KADINLARIN OMZUNDA
Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi’nin (UN Women) 17 Ekim’de yayımladığı verilere göre en az 33 bin kadın ve kız çocuğu Gazze’de İsrail eliyle öldürüldü. 1 milyonun üzerinde kadın ve kız çocuğu da bu ortamda yerlerinden edildi. Gazzeli kadınların 250 bini açlıktan ölme noktasında, 500 bini yetersiz beslenmeyle karşı karşıya. Regl çağındaki 700 bin kadın ve kız çocuğu menstrual hijyen malzemelerine ulaşamıyor. Bölgeye ulaşan az miktarda insani yardım, kadınların varlığını yok sayıyor. Yardımlar çocukları beslemiyor, hamile ya da yeni doğum yapan kadınları ve bebeklerinin hayatını riske atıyor. Hamile kadınların hayatı bu ortamda 3 kat daha fazla tehlikede. Yaklaşık 60 bin aile, kadınların idaresiyle hayata devam ediyor. Çocuk ve yaşlı bakımı yine kadınların üzerinde.
İNSANİ YARDIM İÇİN CİNSEL İLİŞKİYE ZORLANIYORLAR
Savaşın sürdüğü Gazze’de kadınlar cinsel ilişkiye de zorlanıyor. Associated Press’in 1 Ekim tarihli haberine göre kimi yardım kuruluşlarıyla ilişkili olan erkekler, Filistinli kadınları istismar ediyor. Bunun karşılığında kadınlara yemek, para, su gibi temel ihtiyaçlarını vermeyi vaat ediyor. Öte yandan İsrailli askerlerin de Filistinli tutsaklara cinsel saldırıda bulunduğu, bir İsrailli askeri başsavcı tarafından ortaya çıkarılmıştı. Sde Teiman hapishanesinde Filistinli esire cinsel saldırı görüntülerini sızdırdığı gerekçesiyle gözaltına alınan Askeri Başsavcı Tomer-Yerushalmi, “suçu ortaya çıkardığı” için hedefe kondu. Sağcı siyasetçiler, saldırgan askerleri 'kahraman', askeri soruşturmacıları ise hain olarak niteledi.
Her ne kadar ateşkes kağıt üstünde olsa da ‘barış planı’ Gazzeliler için bir umut parçası. Bu umudun sürmesi ve Gazze’nin yeniden kurulabilmesi ancak kadınların elinde olacak. Bunun için kadınların acilen yiyecekten sağlığa, sığınacak yere temel ihtiyaç malzemelerine ulaşması gerek. Sömürü bir an önce bitmeli, kadınlar barışın içine dahil edilmeli.


