Google Play Store
App Store

Sonuçlar açıklandı şimdi sıra tercihlerde. Gençlerin üniversite tercihlerini yaparken göz önünde bulundurmaları gereken başlıca etmenleri 15 maddede derledim.

Kısa bir üniversite tercih rehberi

Sevgili gençler YKS sonuçları açıklandı. Şimdi sıra tercihlere geldi. Belki yaşamınızın en önemli kararlarından birini vermenin eşiğindesiniz. Öncelikle; yakınlarınızın, arkadaşlarınızın önerilerini can kulağıyla dinleyin, üniversitelerin tanıtım faaliyetlerini dikkatle izleyin, ama bir birey olarak son kararı kendi iradenizle verin. Çünkü bu sizin kariyeriniz; önünüzde yaşanacak uzun bir ömür, çalışma yaşamında geçirilecek nice yıllar, yapılacak yanlış bir tercihte çekilecek zahmetler  var.

Genç arkadaşlarımıza yardımcı olması umuduyla, tercihte bulunurken göz önünde bulundurulması gereken başlıca etmenleri, sorulmasında yarar olan soruları 15 maddede özetledim.

1) Yeteneklerim beni hangi alana yönlendiriyor? 

Kişinin çalışma yaşamında seferber edebileceği yetenekler çok önemlidir. Sayısal konulara çok yatkın bir insanın el becerileri gelişkin olmayabilir. Dil becerileri üst düzeyde bir gencin, matematikte başarı düzeyi düşük seyredebilir.

Yeteneklerim beni hangi alana yönlendiriyor? Sosyal bilimlere mi yatkınım, yoksa fen bilimlerine mi? El becerilerim mi daha gelişkin, yoksa bilişsel becerilerim mi? Matematik mi, Mimarlık mı? Yoksa müzik veya spor eğitimi mi? Bu sorulara cevap aramadan bir tercihte bulunmayın.

2) Gönlümden ne okumak geçiyor? 

Tüm diğer faktörler bir yana, insanın en sevdiği işi yapması, günün sonunda kendini mutlu hissetmesi, gönül huzuruyla işine odaklanması da büyük önem taşır.

Fazla para getirmese de felsefe mi okumalıyım? Hayvan sevgim nedeniyle veterinerliğe mi yazılmalıyım? Yoksa çocukluğumdan beri bilgisayar oyunları oynadığım için yazılımcılığı mı seçmeliyim? İstediğim bölüme puanım tutmasa da sonra yatay geçiş olanaklarını da zorlayarak; inşaat mühendisliğinden endüstriye, tarihten sosyolojiye kayma fırsatlarını göz ardı etmemeliyim. Sosyolojiye girsem, puanını tutturamadığım psikolojiden seçmeli ders alabilir miyim? Yan dal, çift anadal olanaklarını kullanarak hayalimdeki alana sarkabilir miyim?

3) Hangi üniversiteye gitmeliyim? 

Bazı üniversitelerin ünü okuduğunuz branşın önüne geçebilir. Oradan aldığınız diploma ömür boyu tüm kapıları açabilir. Oranın mezunu olmak, bulunduğunuz sosyal ortamda bir anda prestijinizi yükseltebilir. Sizi doğrudan kurumun ilişki ağlarına, dayanışma bağlarına  dahil edebilir. Araştırmalar,  “sinyal etkisi” denilen o üniversitenin imajının, işe alırken çoğu zaman eğitimde  insanın üretkenliğini artıran bilgi ve becerilerin önüne geçtiğini gösteriyor. Tercihlerinizde, okuyacağınız bölümün yanı sıra, okulun tarihini, misyonunu, hoca sayısı ve kalitesini de göz önüne almalısınız.

Örneğin İngiltere’de Oxford, Cambridge; ABD’de Harvard, Stanford, MIT, Yale; Fransa’da Sorbonne bu kapsamdaki üniversitelerdir. Bizde ise ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ mezuniyeti bu nitelikte kabul edilebilir. Veya Ankara’da Mülkiye, İstanbul Hukuk Fakültesi köklü kurum imajı verebilir. Hacettepe Tıp diploması parlak bir öğrenci olduğunuzun teminatı sayılabilir. Vakıf üniversiteleri arasında Bilkent, Koç, Sabancı kurumsallaşma özellikleriyle öne çıkabilir.

Üniversite seçerken, Üniversite Memnuniyet Araştırması sonuçlarına bakmanız, o üniversitenin (bölümün )  mezunlarının hangi sektörlerde, ne koşullarda iş bulduğunu da irdelemeniz tavsiye edilir. Ayrıca seçeceğiniz  okulda, değişim programlarının yaygınlığı ve staj olanakları da giderek önemi daha fazla anlaşılan etmenlerdir.

4) Hangi kentte okumalıyım? 

Sonunda yaşamınızın önemli bir bölümünü üniversite okuduğunuz kentte geçireceksiniz. Oranın kültürel ortamını, sosyal yaşantısını deneyimleyeceksiniz. O yöredeki iklim koşullarından etkileneceksiniz. Tüm bu nedenlerle okuyacağınız kent de çok önemli. İstanbul pahalı, ulaşımı yorucu ama ülkenin kültür başkenti, ayrıca ek iş bulma olanakları daha fazla. Antalya’nın iklimi güzel, yazın turizm sektöründe istihdam edilme fırsatı var. Konya’da ulaşım kolay, kent düzenli. İzmir’de hayatın ritmi beni çekiyor. Adana memlekete yakın, Trabzon dedemin memleketi gibi gibi…

5) Hangi meslekte kolay iş bulurum? 

Kolay iş bulmakla o bölümün puanı paralellik göstermeyebilir. Bazen fizyoterapi hekimlikten, odyometri elektronik ve haberleşme mühendisliğinden, lojistik işletme yönetiminden daha kolay işe girmenizi sağlayabilir. Muhasebede veya turizmde öğrenciyken de çalışabilirim. Fizik veya matematik okurken özel ders verebilirim. Yazılımcılıkta evden de çalışabilirim. Tercih yaparken bu etmenleri de hesaba katmanızda yarar var.

TUİK’e göre Türkiye’de en kolay iş bulan meslekler tıp, özel öğretim öğretmenliği, elektrik-elektronik öğretmenliği, hemşirelik ve ebelik diye sıralanıyor. İlk iş bulma süresi en kısa olan meslekler ise dil ve konuşma terapisi, tıp, eczacılık ve ebelik olarak ifade ediliyor.

6) Hangi meslekte daha çok para kazanırım? 

Kariyerin tek amacının çok para kazanmak olması anlamlı değildir. Ancak konforlu bir yaşam sürebilmek, fazla hesap yapmadan insani gereksinimleri  karşılayabilmek de elbette önemlidir. TUİK’in ortalama kazancın en yüksek olduğu bölümler sıralaması, genelde sağlık bilimleri ve mühendisliğin en tatminkar getiri sağlayan alanlar olduğunu gösteriyor. Bölüm olarak da pilotluk, matematik mühendisliği, uzay mühendisliği, tıp ve uçak mühendisliği ilk 5 sırada yer alıyor.

7) Yurtiçinde mi yurtdışında mı çalışmayı düşünmeliyim? 

Günümüz koşullarında yurtdışında çalışma olanaklarının da göz önüne alınması gerekiyor. Demografik değişimler, örneğin nüfusun ortalama yaşam süresinin uzaması, işgücüne katılımın azalması başta kıta Avrupası gelmek üzere bazı ülkelerde yeni iş olanakları açıyor. Yaşlı bakımı gibi talebi artan, yazılım mühendisliği gibi dili evrensel olan, aşçılık gibi çok kültürlülüğün cazip kıldığı meslekler öne çıkıyor. Tabii ki yurtdışında iş bulmak için yabancı dilin düzeyi büyük önem taşıyor.

8) Hangi meslek statü-prestij sağlar? 

Bazı mesleklerin, örneğin hekimlik, öğretmenlik sosyal işlevleri nedeniyle öteden beri saygınlığı yüksektir. Mimarım dediğinizde hem teknik beceri sahibi olduğunuz hem de sanatçı ruhu taşıdığınız imajı verirsiniz. Bilgisayar mühendisliği yüksek IQ puanınıza, hukuk adalet duygunuzun yüksekliğine, veterinerlik veya ormancılık doğayla barışık olduğunuza ilişkin mesajlar verir. Borsa analistiyseniz yatırım tiyoları, ekonomistseniz döviz kurunun seyri, diyetisyenseniz kilo kontrolü konularında sosyal ortamlarda en çok aranan insan olursunuz.

9) Türkçe mi, yoksa yabancı dilde mi eğitim görmeliyim? 

İnsanın anadilinde anlaması, algılaması, kendini ifade etmesi daha kolaydır. Mesleki anlamda kişinin kendi dilinde terminolojiye hakim olması da son derece gereklidir. Öte yandan yabancı dilde eğitim evrensellik kazandırır, bireyin ufkunu geliştirir, daha geniş bilimsel ve popüler kaynağa erişim olanağı getirir, yurtdışında iş bulma şansını artırır. Eğer Türkçe eğitim görüyorsanız yabancı dil becerilerini geliştirmeniz, yabancı dilde eğitim görüyorsanız mesleğinizin Türkçe jargonunu öğrenmeniz tavsiye edilir.

10) Bir kamu üniversitesini mi, yoksa vakıf üniversitesini mi seçmeliyim? 

Kamu üniversitelerinde daha az istediğiniz bir dal da olsa ailenize yük olmadan okuyabilir, iyi incelerseniz belki de fazlaca reklamı yapılmayan bir bölümden daha nitelikli eğitim alabilirsiniz. Öte yandan bir vakıf üniversitesinde bazen aile bütçenizi zorlayarak da olsa en çok istediğiniz bir dala veya uzun dönemde daha yüksek kazanç sağlayacağınız bir branşa puan kısıtına fazla takılmadan yönelebilirsiniz. Burada üniversite ücretlerini, burs bulma olanaklarını, eğer borçlanmak söz konusuysa kredi koşullarını titizlikle incelemeli, ona göre son kararınızı vermelisiniz. Sadece üniversite harçlarını değil, yaşam maliyetini de, örneğin kantindeki çay fiyatlarını veya kafeterya yemek ücretini de göz ardı etmemelisiniz.

11) Mutlaka bu sene bir yere yerleşip boş kalmamaya mı öncelik vermeliym, yoksa özlemlerimi seneye mi ertelemeliyim? 

Burada çok kritik bir karar söz konusu. Şöyle ki tercih listesine sadece en çok arzuladığınız bölümleri yazarsanız, bu bölümlerden birine yerleşememeniz durumunda puanınız düşmez. Ancak o sene boşta kalma tehlikeniz ortaya çıkar. En azından bu sene boşta gezmeyip bir yere kapılanayım derseniz, ikinci sene puanınız düşer. Ertesi sene sınavda istediğiniz bölümlerden birini kazanacak bir performans sergileseniz dahi, puanınız düşeceği için  gönlünüzden geçen yere kayıt yaptıramama tehlikesi ortaya çıkar.

12) Ailemin yanında kalarak ev ortamında huzurlu bir çalışmaya mı öncelik vermeliyim, yoksa farklı bir şehirde kendi ayaklarım üzerinde durarak, bağımsızlığımı kazanmayı mı denemeliyim? 

Ailenin yanında sadece o kentteki üniversitelere gidebilirsiniz. Özellikle taşra kentlerinde bu durum seçme özgürlüğünüzü kısıtlar. Yereldeki kabuğunuzu kıramamanıza yol açar. Evde kalarak okumanız halinde, elbette çevreye uyum sorunu yaşamayacağınız, yeni bir çalışma düzeni kurmak zorunda kalmayacağınız, ailenizin ilgi ve şefkatini üzerinizde hissedeceğiniz bir ortamın avantajlarını yaşarsınız. Öte yandan,  bağımsızlığınızı kazanacağınız, ileride yüz yüze kalacağınız yaşam zorluklarına erkenden ayak uydurabileceğiniz, farklı sosyalleşme fırsatları bulacağınız yeni bir ortama açılmayı ertelemiş olursunuz.

13) Sadece eğitimin kalitesini mi düşünmeliyim, yoksa seçeceğim üniversitenin kültürel ortamını, sosyal yaşamını, sanat ve spor olanaklarını da hesaba katmalı mıyım? 

Örneğin, kampüs hayatının belirleyici olduğu bir üniversitede, tüm zamanınızı burada geçireceğinizi, hobilerinizi burada sürdüreceğinizi, sosyal faaliyetlerinizi burada yürüteceğinizi düşünmelisiniz. Bir şehir üniversitesinde ise, okul mekânı dışındaki yeme içme, sanat, spor olanaklarıyla zenginleşen bir yaşam sürdüreceğinizi unutmamalısınız. Okulun kütüphanesini , yeme-içme seçeneklerini, yurt olanaklarını da tercihinizde hesaba katmalısınız.

14) Bugün en geçerli bir alana mı yönelmeliyim, yoksa kariyerin 30 – 40 yıla yayıldığını düşünerek, teknolojik gelişmeleri –küresel trendleri göz önüne alarak mı bir meslek seçim kararı vermeliyim? 

Önümüzdeki yıllarda en büyük gelişim gösterecek mezunların, Büyük Veri Uzmanları, Fintek Mühendisleri, Yapay Zekâ ve makine öğrenmesi uzmanları, yazılımcılar, yeşil dönüşümle ilgili mesleklerden çıkacağı düşünülüyor. Küresel iklim değişikliğine karşı mücadele için öne çıkacak otonom ve elektrikli araç uzmanları, çevre mühendisleri, yenilenebilir enerji mühendisleri yeşil dönüşümün kilit elemanları olacak. Ayrıca 3D mühendisliği, blockchain uzmanlığı, drone pilotluğu, rüzgar türbini bakım teknisyenliği, bilgi güvenliği analistliği da fazla bilinmeyen ama  önü açık mesleklere örnek verilebilir.

Kasiyerler, sekreterler, banka veznedarları, veri giriş memurları da en fazla istihdam kaybına uğrayacak uğraşlar olarak gösteriliyor. Teknolojik gelişmeler bazı meslekleri ayıklıyor veya önemsizleştiriyor. Yapay zeka ve bilgi işleme, robotik ve otomasyon, enerji üretimi, depolanması ve dağıtımı alanlarındaki teknolojik atılımlar  iş gücü piyasasını en fazla etkileyecek dönüşümler olarak gösteriliyor,

15) Meslek seçiminde toplumsal cinsiyet önemli midir? 

Toplumsal iş bölümünde kadın-erkek ayrımının olmaması arzulanır. Ancak bazı meslekler, örneğin hemşirelik, ebelik, sekreterlik kadınlara özgü; bazı meslekler de maden mühendisliği, pilotluk, askerlik gibi aynı şekilde erkek ağırlıklı olarak kodlanmıştır. Muhasebecilik, dişçilik, endüstri mühendisliği gibi bazı meslekler ise, bu toplumsal cinsiyet ayrımının en az gözlendiği dallardır.

Yapılan araştırmalar, üretici yapay zekânın yaygınlaşmasının istihdam kaybına yol açacağına, bu etkinin kadın istihdamında daha belirgin bir biçimde öne çıkacağına işaret ediyor. Bu nedenle üniversite tercihlerinin geleneksel kadın mesleklerine hapsolmaması, kızlarımızın teknolojik dönüşüm sürecinden daha az olumsuz etkilenmesini sağlayacaktır.

Tüm bu yazılanlar sizi düşünmeye, daha sağlıklı bir değerlendirme yapmaya yöneltmek içindi. Yoksa tabii ki en doğrusu, son kararı özgür iradenizle kendinizin vermesidir.