Google Play Store
App Store

Bu bir kitap bayramı, okuma bayramı, milyonlarca kitabın bir arada olduğu, yüzbinlerce okurun ziyarete geleceği yayıncıların bayramına katılamayan yüzlerce yayınevi var.

Kitap fuarları bayram olmaktan çıktı mı?

Elif Akkaya - Yaykoop Başkanı

Tekin Yayınevi, TÜYAP İstanbul kitap fuarına 39 yıl boyunca katılmış, destek vermiş ve varlığını önemsemiştir.  Ancak 40. yılını kutladığı seneden itibaren son 3 yıldır ne yazık ki katılmıyor daha doğrusu katılamıyor.

Elbette bunun birçok sebebi var ancak en önemli sebebi yayıncılığın içinde olduğu krizdir.

Ekonomik olarak her geçen gün kan kaybeden buna rağmen kitap yayımlamaktan vazgeçmeyen küçük ve orta ölçekli yayıncıların geldiği durum tam olarak şudur: TÜYAP’a katılmazsa oraya harcanacak maliyetle en az dört kitap üretebilir. İşte bu durum son üç yıldır birçok yayınevi gibi Tekin Yayınevi’nin de fuara katılamamış olmasının sebebidir.

Bir tercihte bulunmak zorundayız ama bunu tercih ederken İstanbul gibi büyük bir şehrin kitap şenliğinin içinde yer alamıyoruz diğer yandan…

Kitap Fuarları bir bayramdır; okur için yazar için ve en son tüm riskleri alarak eseri meydana getiren yayıncılar için. Bu bayram tüm Yayıncıların bayramıdır.

Ama uzun yıllardır, çeşitliliği sağlayan tüm riskleri alarak “o kitapları” yayınlayan yayınevleri fuara katılamıyor. Yani bu bir kitap bayramı, okuma bayramı, milyonlarca kitabın bir arada olduğu, yüzbinlerce okurun ziyarete geleceği yayıncıların bayramına katılamayan yüzlerce yayınevi var.  Kitap Fuarlarının varlığı ve çoğalması her semte yayılarak büyümesi çok önemlidir.  Çünkü semtlerde mahallelerde artık kitabevleri yok. İşte kitabevlerinin ardı sıra kapanması yayınevlerinin okurla buluştuğu temel zeminin yok olması fuarların önemini daha çok arttırmıştır.

Bu noktada kitap fuarlarına katılamayan yüzlerce yayınevinin “amasız fakatsız” katılmasını hedefleyecek ve maliyetlerin minimize edildiği çalışmaların ve projelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yalnızca katılabilecek ekonomiye sahip olanların bütün salonlarda yer kiraladığı ve tek tiplemiş, çeşitliliğin olmadığı; her şekilde katılmaya çalışan, o ekonomiyi büyük fedakarlıklar yaparak sağlayan küçük ve orta ölçekli yayıncının da büyük salonlarda kenarda kıyıda küçük alanlarda varlık/mücadelesi vermeye çalıştığı hale dönüşmüş durumdadır.  İşte 42. yılında TÜYAP İstanbul Kitap Fuar’ının özeti budur. En ufak metre kareler için oldukça astronomik rakamlar ödemeyi dayatan bu durumu reddettiğimiz için katılamıyoruz.

Yerel yönetimlerin son yıllarda düzenlediği fuarlara gitmeye çalışıyoruz. Bu alanlar en azından yayıncıyı çok daha düşük maliyetlerle okulla buluşturan zemini sağlıyor.

Yerel yönetimlerin bu kritik noktada rol alıyor olması çok kıymetli.

Umarım Tüyap, her geçen yıl katılamayan sayısı artan yayınevlerinin durumunu dikkate alır. Özellikle kiralamalarda, artan veya azalan oranlı metrekare bazında hakkaniyetli ve adaleti de sağlayacak şekilde yayınevlerine sunar.