Macaristan’da yargılanan Alman anti-faşistin direnişi

Macaristan’da tutuklu bulunduğu hücresindeki açlık grevini 40’ncı gününde sonlandıran Alman anti-faşist militan Maja T., Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un başını ağrıtmaya devam edecek gibi.
Geçtiğimiz yıl Anayasa Mahkemesi’nin karşı kararına rağmen Macaristan’a teslim edilen ve orada ağır tecrit koşullarında hapsedilen Maja T., talepleri kabul edilmezse yeniden açlık grevine gideceğini duyurdu. Şubat ayında başlayan davada 24 yıl ağır hapis cezası talebiyle yargılanan 24 yaşındaki Alman militan, iki yıl önce Budapeşte’de Avrupa’nın dört bir yerinden faşistlerin katılımıyla gerçekleştirilen “Şeref Günü” kutlamasında, bir grup Alman anti-faşistle birlikte bu etkinliğe katılan faşistlere saldırıp bunlardan bir bölümünü ağır biçimde yaralamakla suçlanıyor.
Davanın başında hakkındaki dosyanın gerçekle ilgisi olmadığını açıklamakla yetinen ve mahkemede konuşmayan Maja T.’nin direnişi, babasının Almanya’daki protestoları sayesinde birkaç haftadır ülke gündemindeydi. Kızının durumuna dikkat çekmek, Almanya’ya geri verilmesi ve burada yargılanması, bu arada Macaristan’daki tutukluluk koşullarının da iyileştirilmesi ve bütün bunların gerçekleştirilmesi için Dışişleri Bakanı’nın devreye girmesini talep eden baba, bu istemleri içeren ve 100 kişinin imzasıyla desteklediği dilekçesini ailenin yaşadığı Jena kentiyle başkent Berlin arasındaki 300 kilometrelik yolu yürüdükten sonra Dışişleri Bakanlığı’na vermişti.
HUKUKSUZCA TESLİM EDİLDİ
Konuyla ilgili haberlere göre daha önce bu konuyla ilgili talepleri geçiştiren bakanlık, hem açlık grevi, hem de protesto yürüyüşü sayesinde harekete geçmek zorunda kaldı ve Budapeşte’ye davayı takip etmek üzere bir temsilci göndermek zorunda kaldı. Böylece daha önce sadece yakınları, avukatları ve Sol Parti’nin (Die Linke) dikkat çektiği “anayasa ihlalinin” ayrıntıları ülke gündemine düştü.
Şubat 2023’te Budapeşte’deki olaylara karışmakla suçlanan ve Macar makamlarınca hakkında tutuklama kararı çıkarılan Maja T., aynı yılın sonunda Berlin’de gözaltına alınmış, bir süre Almanya’da tutuklu kaldıktan sonra haziran 2024’te Macaristan’a teslim edilmişti. Ancak yakınları ve avukatları bu işlemler sırasında büyük bir gizlilik içinde hareket eden yetkililerin bütün bunları Anayasa Mahkemesi’nin karşı kararını çiğneyerek gerçekleştirdiğine dikkat çekiliyorlar.
Buna göre, avukatları onun Macaristan’a teslimi talebini kabul eden yerel mahkemenin kararına karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde acil yürütmeyi durdurma başvurusunda bulunmuşlar ve yüksek mahkeme de aynı gün bu başvuruyu kabul etmiş. Bu durumun derhal avukatlara bildirilmesi ve teslim işlemlerinin durdurulması gerekirken, avukatlara tebligat saatlerce geciktirilmiş ve bu arada Maja T. cezaevinden alınarak Macaristan’a gönderilmiş ve orada da tecrit hücresine atılmış. Kızlarının durumunu öğrenmek üzere cezaevi önünde bekleyen yakınları ve avukatları onun nerede olduğunu ancak bütün bu işlemlerin ardından öğrenebilmiş.
TÜM ÜLKENİN GÜNDEMİNDE
Maja T.’yle aynı eyleme katılmakla suçlanan başka anti-faşist militanlar da var. Sağ kesimlerin “çekiç çetesi” olarak adlandırıldığı bu militanlar, Budapeşte’deki “Şeref Günü’nü” “kutlayan” faşistlere, çekiç ve demir çubuk gibi aletlerle saldırıp, bir kısmını ağır bir biçimde yaralamakla suçlanıyorlar. Bunlardan bir bölümü geçtiğimiz yıl Almanya’da tutuklandı ve yargılanıyorlar, halen arananlar da var.
Macaristan, II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde Budapeşte’yi kuşatan Kızıl Ordu’ya karşı savaşan Alman SS birlikleriyle Macar faşistlerini onore etmek amacıyla 1997’den beri her yıl 12 Şubat’ta gerçekleştirilen sözüm ona “Şeref Günü’ne” karşı eyleme geçen bu solcu militanları da kendi mahkemelerinde yargılamak için istiyor. Bir ara bunların hepsinin olmasa da bir bölümünün Maja T. gibi teslim edilmesi söz konusuydu. Hatta onlar arasında yer aldığı ileri sürülen Suriye kökenli bir sığınmacının (Alman vatandaşı olmadığı için daha kolay olacağı için) Macaristan’a gönderilmesine kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak gerek Maja T.’nin direnişi, gerekse babasının protestoları sayesinde konu artık sadece sol kamuoyunun değil, tüm ülkenin gündemine yerleştiği için artık böyle bir durum söz konusu değil.
BABADAN ADALET YÜRÜYÜŞÜ
Son gelişmelerden sonra bu konuda hareket geçen Alman Dışişleri Bakanlığı’nın Maja T.’nin Almanya’ya geri verilmesi için bir girişimde bulunacağına dair bir işaret yok. Ancak önceleri sadece Sol Parti’nin gündemindeki bu “anayasa ihlali” skandalı, artık diğer partilerin de önünde. Sosyal demokrat ve yeşil politikacılar da artık Dışişleri Bakanlığı’nın bu konuda sonuç alıcı girişimlerde bulunmasını istiyorlar.
Bu konuda demokrat partilerin iktidarda olduğu Almanya’nın, aşırı sağcı partilerin iktidarda olduğu İtalya’nın gerisinde kalması da utandırıyor onları. İki yıl önce Budapeşte’deki eylemlerde, oradaki faşistlere saldırmakla suçlanan ve tutuklanıp, zincire vurulan İtalyan vatandaşı İlaria Saris, 2024 Haziranı’nda gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu seçimlerine sol-yeşil ittifakı AVS’nin adayı olarak girmiş ve milletvekili seçildikten sonra, aşırı sağcı Başbakan Giorgia Meloni’nin de devreye girmesiyle serbest bırakılmıştı.
Almanya’nın bu konuda ne yapacağı belli değil. Ama kızının haklarını savunmak ve ülkesine geri gönderilmesini sağlamak için Almanya’daki 300 kilometrelik protesto yürüyüşünü tamamlayan babası yine yollara düşüyor. Şimdi “Adalet Yürüyüşü” olarak adlandırdığı eyleminin hedefi sınırları aşıp, 800 kilometre uzaklıktaki Budapeşte’ye ulaşmak.


