Marko Paşa’dan Gırgır ve LeMan’a
Evimde halen Gırgır’ın 70’li yıllardan sayıları var. Babam arşivlemiş zamanında. Baskıdan, sansürden, hayat pahalılığından, eşitsizlikten bahseden bazı karikatürler güncelliğini koruyor, gazetemizde bugün yayımlansa garip karşılanmaz. Ama bazı karikatürler zamanın ötesinden. Örneğin siyasetçilere yönelttikleri “sert eleştiriler” ve ona uygun çizimleri bugün görmeyi hayal bile edemeyiz…
Gırgır çizeri Tuncay Akgün’ün kurduğu LeMan da benim ilk gençliğimin dergisi, düzenli takip ettiğim ilk matbuat olabilir. Zaten dönemin ana akım medyasında görülmeyen birçok gelişmeyi onlar taşırdı sayfalarına. Devletin ceberut faaliyetleri bu denli topluma yayılmamışken hedef olanları da onlar yazdı, yıllarca devam eden ölüm oruçlarını da. Ortaokul, lise, üniversite derken mizah dergileriyle büyüdük. Devamındaki mizah dergileri de LeMan’ın paltosundan çıktı.
∗∗∗
Uzun yıllar yayıncılık yapan herkes gibi dönem dönem hem yargı baskısına hem sosyal linçe maruz kaldılar. Geçen hafta ise daha korkucunu yaşadılar. Saldırgan kalabalık, derginin Beyoğlu’ndaki binası önünde toplandı, kapıları ve camları taşla, sopayla kırıp “Yaşasın şeriat” sloganı attı, “Ya onlar ölecek ya biz öleceğiz” dedi. Derginin X hesabı ve internet sitesi için erişim engeli kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, derginin 26 Haziran tarihli sayısı hakkında toplatma kararı çıkardı. Bununla bitmedi: Dergi hakkında TCK 216/3 kapsamında “dini değerleri alenen aşağılama” suçundan resen soruşturma başlatıldı. Karikatürün sahibi Doğan Pehlevan, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlarından, derginin yazı işleri müdürü Zafer Aknar, grafiker Cebrail Okçu ve müessese müdürü Ali Yavuz da "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı. Gözaltına alınış görüntülerini İçişleri Bakanı yayımladı.
Neden?
Dergideki bir karikatürde Muhammed ve Musa isimli iki kişi, bombalanan bir şehrin üzerinde “Selamün Aleyküm” ve “Aleyhem Salom” diyerek selamlaşıyordu. Ertesi gün sosyal medyada hedef gösterildiler. Derginin, “Karikatürün çizeri İsrail tarafından öldürülen bir Müslümanı konu ederek mazlum Müslüman halkın haklılığını çizmek istemiş olup dini değerleri aşağılama amacı asla bulunmamaktadır” şeklindeki açıklaması itibar görmedi. Gerisini biliyorsunuz.
∗∗∗
Saldırıyı, Büyük Doğu Akıncılar Derneği üyelerinin yaptığı yazıldı. Çoğunluğun İBDA-C’den bildiği, bugün o ismi internet sitelerinde Büyük Doğu/İBDA olarak sahiplenen, tam adıyla Büyük Doğu Akıncılar Fikir Sanat ve Dayanışma Derneği, 2018’de hayatını kaybeden liderleri Salih Mirzabeyoğlu’nun bazı konuşmalarını sitelerinden yayımlıyor. (Yine BD-İBDA/İBDAcılar olarak devam eden ve örgütün başından beri savunduğu fikirlerle şekillendiği görülen Adımlar dergisiyle siyasi iktidarın pratikleri konusunda zıt bir yönde oldukları fark ediliyorsa da bu dergi de “Hükümet çevrelerinin ‘provokasyona gelmeyelim’ ucuz çağrılarına rağmen, gerekeni gerektiği yerde yapma şuuruyla Le-Man Dergisine haddi bildirilirken, aynı niyette olanlara da gerekli mesaj verilmiş oldu” sözleriyle saldırıya sahip çıktı.)
Büyük Doğu Akıncılar Derneği’nin internet sitesindeki bir haberde ise “Millî İrade Platformu'nun 28 Mart 2025 akşamı düzenlediği ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Savunma eski Bakanı Hulusi Akar’ın da katıldığı iftara, Büyük Doğu Akıncıları Dernek Genel Başkanımız Mehmet Ali Bayram ve İstişare Kurulu Üyemiz Atıf Bilir de iştirak etti” duyurusu yer alıyor. Allah kabul etsin.
Herkesin fikrini, tarafını açıkça ortaya koyduğu zamanlardayız.
1947’de yayım hayatına başlayan Marko Paşa’nın defalarca kapatılınca, “Malum Paşa”, “Merhum Paşa”, “Bizim Paşa”, “Yedi Sekiz Paşa”, “Ali Baba” ve “Öküz Mehmet Paşa” adlarıyla yeniden çıktığı vakidir. 100 yılı aşkın mizah dergisi geleneğimizin atlattığı badireler tarihine bu son olanlarla yeni bir sayfa eklenir, LeMan da kendi fikirleriyle yoluna devam eder.


