Google Play Store
App Store
“Merhaba”

Azamet YAZICI

Bir spor sevdalı dostun ardından, “Merhaba güneşli günler görme, beyaz türküler söyleme yolunda kavga verenler merhaba… Merhaba aydınlık bir ülke yaratmak isteyenler merhaba… Merhaba sanata, spora, bilime yani insan olmanın ana ögesi sayılan alanlara yönelik yaşayanlara merhaba… Merhaba bilimi satmayan, sanatı yozlaştırmayan, sporu soysuzlaştırmayanlar merhaba… Merhaba spor alanlarında sporcu, yönetici, spor yazarı olarak doğrunun, iyinin, güzelin yanında yer alanlar merhaba…”

Yukardaki sözler bu topraklarda yaşayıp göçen, Yaşar Kemal ustanın dediği gibi; “O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler” söylemine uyan Gazeteci Spor Yazarı Şair, Okan Yüksel abime ait. 1994 yılında “Sporda Erdemlilik ve Kassandra Çaresizliği” kitabının tanıtım ve imza gününde tanıştık ve abi kardeş dostluğunu 21 Mart 2025 tarihinde noktaladık. Bir dostu yitirmenin hüznüydü ona dair sözler, o çok güçlü sesiyle, her daim sol kolu havada okuduğu şiirler tekrar edildi dostları tarafından, hüzün Alsancak’ta martıların kanatlarındaydı sanki. Hiç çıkarmadı yeşil parkasını taa 68’den beri. O, yeşil parkaya, yeşil parka ona çok yakışmıştı.

Ne yazacağından önce, alacağı ücreti konuşan “çakma spor yazarları” gibi parayı ön planda tutmadı, gazeteden istediği tek şey köşesinin adı “MERHABA” olacaktı. Sporun amacının sevdirmek, sevgiyi yaymak olduğunu, sporun rekabet olduğunu ve asla düşmanlık olmadığını her daim dile getirdi. Mesela; “Mutlu olmak için sevmek gerekir; kır çiçeğini, karanfili, madımakı sevmek, kuşları, kedileri, kelebekleri sevmek” derdi.

Spora bakış açısını anlatan en güzel söz, ”Spor insanı sevmektir, dostluktur” oldu. Bu şiarın, spor anlayışının tüm toplum tarafından benimsendiğini düşünsenize, insanın, horlanmadığı, sevildiği, değer bulduğu ve dostluğun güçlendirildiği bir yaşamı hayal etmek, sporun öznesinin insan olduğunun bilincine varmak çok mu zor? Bu şiar ütopik olmamalı, böyle bir yaşam, böyle bir spor anlayışı olmalı. Yeşermeli bu coğrafyada, kardelen çiçeği gibi çıkmalı karın altından. Sporun amacının dostluk, sevgi olduğu şiarı yükselmeli.

Spor yazarıydı Okan Yüksel ve spor sayfaları spor yazarlarının olması için 1988 yılında dostlarıyla birlikte mücadele etti, taa 2025 yılına kadar. Gazeteciydi ve “Evlat, iki tür gazeteci var, bir kafa tutan bir de palto tutan. Biz hiçbir zaman palto tutan olmadık” derdi.

Sporun üst yapı kurumlarından olmasına karşın toplumsal sorunlardan soyutlanamayacağını bilir ve bu anlayışla hareket ederdi Okan abi. Zaman zaman tribünlerden toplumsal konulara duyarlılık gösterilmesi de bunun tescil edilmesiydi. Tribünlerin, son günlerde (özellikle 19 Mart’tan sonraki şiddet karşısında), lise, üniversite öğrencilerinin gelecekleri ile ilgili endişeleri, almış oldukları tepkileri ve hukuk dışı uygulamalar karşısında duyarsız kalmalarını görse ne derdi acaba? Özellikle geçen hafta oynanan Beşiktaş-Galatasaray maçında tribünlerdeki tepkisizlik ve kulüplerin duyarsızlığına elbet söyleyecek söz bulurdu.

Kulüplerin temel taşları olan çocuklar, gençler şiddete uğruyor, gözaltına alınıyorken kulüplerin ve tribünlerin sessizliği yürek yakarken, eminim şöyle alıntılar yaparak söze başlardı “Bak evlat, Szabo: Bir insan korkak mı; namuslu adam olamaz” der, Heraklis de “Korku içinde yaşayan adam asla hür değildir” diyerek başlar ve o şair yüreğiyle “Merhaba, analarımız, bacılarımız kadınlarımız merhaba. Merhaba çocuğumuz, gencimiz erkeğimiz merhaba. Merhaba hiçbir zaman af dilemeyenler, yenilmeyenler merhaba. Merhaba hiç bir zaman da kimseden af dilemeyecek,  yenilmeyecek demir evlatlarımız merhaba” derdi.

Spora bakış açımda bana yol gösterici ve ışık olan, yazılarıyla,  onlarca yazdığı kitaplarıyla beni zenginleştiren Okan Yüksel abi, İzmir 68’ler Birliği Başkanıydı. Şair ruhlu yüreği, mücadele anlayışı, devrimci duruşu, Cumhuriyet ve Atatürk’e olan inancıyla her daim yüreğimde yaşayacak. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.