Milli Eğitim Akademisi’nde tarikatlar mı eğitim verecek?
Eğitim öğretim yılı başladığı günden itibaren tarikat yapıları ve sermaye grupları ile imzalanan protokol ve işbirlikleri okullarda hız kazandı. Bazı okul idarecileri bu yapıların düzenlediği etkinliklere, yarışmalara katılımı başlı başına bir görev addederek sınıf listeleri oluşturuyor. Az katılımın olduğu sınıflarda öğretmenler baskıya, mobbinge uğruyor.
Bakanlığın, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin ve bu yapıların sosyal medya sayfalarında düzenli olarak tüm eğitim kurumlarında düzenlenen etkinliklerin duyuruları yer alıyor. Afişleri okullara asılıyor. Anadolu Gençlik Derneği’nin Siyer-i Nebi yarışması, Deniz Feneri’nin İyilik Okulları ödülleri, Ensar Vakfı’nın Sana Emanet bilgi yarışması, Hayrat Vakfı’nın Aydınlık Yarınlara kitap okuma yarışması ve daha çok sayıda protokol ve işbirliği hızla sürdürülüyor.
Protokollerin yapıldığı isimlerin başında Hayrat Vakfı geliyor.
Hayrat Vakfı daha önce de kamuoyuna yansıyan haberlerde yer aldığı gibi Nur Cemaati'nin Yazıcılar Grubu'na bağlı bir tarikat yapısı.
Ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmen varken, öğretmen olmayan, eğitimci niteliği taşımayan tarikat yapılarının okullarda kurslar, seminerler, yarışmalar düzenlemesi yeni rejimin olağanı. Bir kamusal hak ve kamu hizmeti olan eğitimin yalnızca eğitim emekçileri eliyle yürütülmesi kamusal hak, pedagojik ve yasal bir gereklilik iken ülkenin her yerinde çeşitli tarikat yapıları ve sermaye grupları eliyle yürütülen protokol ve iş birlikleriyle eğitim aynı zamanda bu yapılara devrediliyor.
∗∗∗
Hayrat Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın Şubat 2025’te yenilenen protokolüne göre;
Hayrat Vakfı; kamu, özel, örgün ve yaygın, yurt içi ve yurt dışı tüm eğitim kurumlarında, yurtlarda, pansiyonlarda veya eğitim kurumu dışındaki yerlerde de faaliyet yürütebiliyor.
Kurslar, seminerler, projeler, kulüp faaliyetleri, yaz okulları, kitap okuma ve yarışma etkinlikleri düzenleyebiliyor.
Öğrenci, öğretmen, veli ve tüm yurttaşlara yönelik kurs, seminer gibi isimlerle her türlü etkinliği kamu kaynakları da kullanılarak yapabiliyor.
Yarışmaya katılan öğrenci ve yetişkinlerin kişisel bilgileri de vakfın veri sisteminde kayıt altına alınıyor.
2012 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Hayrat Vakfı’nın imzaladığı protokolle Hayrat Vakfı halk eğitim merkezlerinde kurslar düzenleyebiliyor. Okullarda yönetici, öğretmen ve öğrencilere yönelik seminer, panel, konferans, kurs ve tanıtım faaliyetleri gerçekleştirmesine yönelik protokoller de sürdürülüyor.
Protokol kapsamındaki kurslarda, etkinliklerde görevli olacak kişilerin kim olacağına da bakanlık değil, Hayrat Vakfı karar veriyor. Halk Eğitim Merkezleri’nden yaygın eğitim kurs programındaki yeterliliklere sahip kişiler vakıf tarafından teklif edilen kişiler arasından görevlendiriliyor.
∗∗∗
Hayrat Vakfı protokolündeki maddeler yalnızca bu yapı ile sınırlı değil. Bu denli kapsamlı faaliyet sürdürebilme kriterleri diğer yapılarla imzalanan protokollerde de yer alıyor.
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda, Milli Eğitim Akademisi işleyişinde, Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’nde, 12. Kalkınma Planı, Orta Vadeli Plan ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda STK adı altındaki tüm yapılarla iş birliklerinin hızlandırılacağı, kamu kaynaklarının teşvik, destek adı altında bu yapılara aktarılmasının hızlandırılacağı yer alıyordu. 12 Aralık Pazar günü mecliste tamamlanan eğitim bütçesi görüşmelerinde de bütçenin önemli bir kısmının yine STK adı altında tarikat yapılarına ve sermaye gruplarına aktarılacağı da yer alıyordu.
Son protokolde Hayrat Vakfı’nın Milli Eğitim Akademisi’nde de hizmet içi faaliyet yürütebileceği düzenlenmiş durumda. Bu maddenin de Hayrat Vakfı ile sınırlı olmayacağı, Milli Eğitim Akademisi yönetmeliğinde Akademi işleyişinde STK adı altındaki yapıların yer alabileceği “diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği gerçekleştirmek” ifadeleri ile düzenleniyordu.
Bir tarikat yapısı, yapıları, öğretmenlerin atanma, istihdam, yetiştirme süreçlerinde, hizmet içi eğitim faaliyetlerinde belirleyici bir konumda yer alabilecek.
Söz konusu olan, iktidarda olan siyasi partinin, tarikat yapılarının, sermaye gruplarının eğitimin, müfredatın içeriğine, öğrenci, öğretmen eğitimlerine, öğretmen olarak atanacak kişilerin, idareci olacak kişilerin belirlenme süreçlerine, öğretmenlerin yeterliliklerine karar vereceği bir rejimin kalıcılaştırılması.


