Neoliberalizm gezegeni felakete sürüklüyor: İktidar rant için Türkiye’yi yakıyor
Bu hafta BirGün Pazar sayfalarında orman yangınlarının yerel ve küresel politik sebeplerini, Hacettepe Üniversitesinden Yangın Ekoloğu Çağatay Tavşanoğlu ile konuştuk. Akademisyen Ünal Başak, aşırı ısınma ve çoklu afet döneminde orman yangınlarının gerekçelerini yazdı, Ekolog Suzan Şönger ise küresel şirketlerin ekoloji politikalarının hem çevreye hem sömürü altındaki yoksul halka verdiği zararları açıkladı.

Politika Kolektifi
Son dönemde giderek şiddetlenen orman yangınları, iktidarın 23 senedir istikrarlı bir biçimde sürdürdüğü çevre-orman düşmanı rant politikalarının yanı sıra, gezegenin kapitalizm eliyle ısıtılarak yok oluşa sürüklediği gerçeğini de bir kez daha hatırlatmış oldu.
Dünya çapında küresel şirketler karbon yakalama, yeşil dönüşüm gibi göz boyamaktan başka bir işe yaramayan politikaların ardına sığınarak gezegeni ısıtmaya, felaketlere yol açan bir iklim değişikliğini tırmandırmaya devam ederken, Türkiye’de de daha fazla rant ve talan hırsı, turizm-maden şirketlerinin karı, kamu düşmanı politikalar orman yangınlarını şiddetlendirmenin yanı sıra, önlenebilmesini de imkansız hale getiriyor. Orman yangınlarıyla mücadele için ne yapısal ne de palyatif politikalar dikkate alınmazken, şov için ekolojiye hiçbir etkisi olmayan ağaç dikme görüntüleri servis edilirken iktidarın iş bilmezliği ve rant hırsına, ülkesi için canını ortaya koyan orman işçileri ve gönüllüler kurban ediliyor.
Bu hafta BirGün Pazar sayfalarında orman yangınlarının yerel ve küresel politik sebeplerini, Hacettepe Üniversitesinden Yangın Ekoloğu Çağatay Tavşanoğlu ile konuştuk.
Akademisyen Ünal Başak, aşırı ısınma ve çoklu afet döneminde orman yangınlarının gerekçelerini yazdı, Ekolog Suzan Şönger ise küresel şirketlerin ekoloji politikalarının hem çevreye hem sömürü altındaki yoksul halka verdiği zararları açıkladı.
***
ORMANLARIMIZI RANTÇI ŞİRKETLERİN ELİNDEN KURTARMALIYIZ
SOL Parti Ekoloji Çalışma Grubu, orman yangınlarının sebepleri ve mücadele için gerekli siyasal talepler üzerine geçtiğimiz dönemde bir rapor yayınladı. Bu raporda, Türkiye’de giderek artan orman yangınlarının yanı sıra gezegenin ısınmasında da hem neoliberal kapitalizmin yıkım politikalarına, hem de özel olarak AKP’nin rantçı icraatlarına vurgu yapılırken, istihdamdan ormanlaştırmaya kadar birçok başlıkta çeşitli siyasal taleplerde bulunuldu. Orman yangınları ile mücadele etmek, Türkiye’nin ve gezegenin ekolojisini güçlendirmek ve korumak için derlenen bu kapsamlı taleplerden öne çıkanları, BirGün Pazar okurlarına sunuyoruz.
■ Kızılçam ormanlarında sıklık ve aralama bakım kesimleri zamanında yapılmalı, özellikle yol kenarlarında yangın koruma şeritleri eklenmelidir. Bu bölgelerde kızılçam aralarına 300-400 metre arayla yangının gelişmesini engelleyici, mezarlık selvisi gibi ağaç dikimleri yapılmalıdır.
■ 6831 Sayılı Yasada yapılan değişiklikler geri alınmalı, ormanlar Turizm Teşvik Yasası kapsamından çıkarılmalı, Orman Genel Müdürlüğü yeniden ormanlar için yetkili kurum haline getirilmelidir.
■ Yangınlar sürerken popülist kaygılarla ağaç dikme kampanyalarına başlanmamalıdır.
■ Orman Genel Müdürlükleri ve Bakanlıkta görevli tüm çalışanları liyakat esasına göre iş güvenceli olarak istihdam edilmeli, sendikal hakkın demokratik şekilde kullanımı sağlanmalıdır.
■ Yangın söndürmede kullanılması gereken uçak ve helikopter eksikleri giderilmeli; araçların bakımı ve hazırlığı acilen yapılmalıdır.
■ Yangın sonrası yangın alanları korunmalıdır.
■ Alanda uzman bilim insanlarının, derneklerin görüşleri doğrultusunda; sermaye çıkarına göre değil, halkın ve doğanın yararına davranılmalıdır.
■ Evsiz kalan, geçim kaynakları yok olan halka kaynak ayrılmalıdır.
■ Yanan hayvanların tedavisi, korunması için gerekli önlemler derhal alınmalıdır.
■ Orman köylülerinin, yöre halkının, ormanların korunması ve geliştirilmesi için gerekenler yapılmalı; köylüler, halk, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler sürece dahil edilmelidir.
■ 28 Temmuz’da çıkardığınız Turizm Teşvik Yasası derhal geri çekilmelidir.
■ Orman alanları üzerinde, yangın çıkmasında önemli payı olan yapılaşma baskısı, HES'ler, elektrik hatları gibi baskılar azaltılmalıdır.
■ Salt ekonomik nedenlerle endüstriyel ormanlar kurulmasından vazgeçilmeli, mevcut ormanların bakımları yapılarak yangına dayanıklı hale getirilmelidir.
■ İklim krizi ile mücadele için kömürlü elektrik santralleri inşa etmek gibi fosil yakıt merkezli enerji politikaları acilen terk edilmelidir. Yangın, sel gibi felaketlere karşı iklim adaleti esaslı politikalar geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.
■ Yanan bölgeler turizm, maden, enerji şirketlerinin rant ve talanına açılmamalıdır.
***
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YANGIN EKOLOĞU ÇAĞATAY TAVŞANOĞLU: NEOLİBERALİZM VE POPÜLİST ÇEVRE POLİTİKALARI YIKIM GETİRİYOR
kolojik krizi yaratan neoliberal politikalardan çıkışın, insanlığın ve doğal ekosistemlerin sürdürülebilir geleceği için şart olduğunu söylemek gerekiyor. Büyüyen ve şiddetlenen orman yangınları bu krizin sadece bir parçası ve krizin diğer boyutları ile birlikte, milyonlarca yılda ortaya çıkmış biyoçeşitliliği geçmişteki bir asteroid çarpmasında olduğu kadar etkili bir şekilde yok etmek ve kendi medeniyetimizin sonunu getirmek üzere olduğumuz için, bir an önce harekete geçmemiz gerekiyor.
***
ÜNAL BAŞAK YAZDI: ÇOKLU AFETLER DÖNEMİNDE ORMAN YANGINLARI
Orman yangınları söz konusu olduğunda yağma ve talan politikalarına kurban edilen doğanın yıkımını saklamak mümkün olmuyor. Alevler ve dumanlar arasında dakika dakika canlı izlenen felaketin büyüklüğü, bize suçluyu arama işini bırakmıyor, doğrudan gözler önüne seriyor.
***
SUZAN ŞÖNGER YAZDI | İKLİM KRİZİ: SORUMLULAR BELLİ, BEDELİ HALKLAR ÖDÜYOR
Devletler ve çok uluslu şirketler, bu krize yapısal çözümler getirmek yerine, “karbon yakalama ve depolama” (CCS) gibi yöntemleri sübvansiyonlarla ayakta tutmaya çalışıyor. Kanadalı ekososyalist Ian Angus ise karbon yakalama istasyonlarının iddia edildiği gibi verimli olmadığını, hatta yakaladıkları karbon miktarından daha fazlasını çalışırken atmosfere salacaklarını söylüyor.





