Futbol alanında bulunan farklı, yoğun, zengin, karmaşık ve tahmin edilemeyen durumların, süreçlerin ve bağlamların çoklu dünyasını kavrayıp doğru tepki vermek zordur. Taktiksel anlamda var olan statükoyu savunmak eskiden olduğu gibi eleştirel olmaktan çıktı. Var olanı korumak ve savunmak değerli olanın muhafazası olarak tarif ediliyor. Statüko ile stabilite arasındaki fark iyice görünür hale geldi. Ve en önemlisi dünya futbolu artık stabil değildir. Mevcut sistemi geliştirmek, futbolu maceralardan kurtarmak ve ne yapılacaksa taktiksel bütünlük içinde yapmak gerekiyor. Bizim için zor deneyim; yerli antrenörlerin mottosu kulübende oturup, her şeyin oyuncu yetenekleri üzerinden kendiliğinden düzene girmesini beklemektir. Kaybetme korkusu bir travmadır yerli hocalar için. Ve bu korku antrenörleri düşünmeye kapanmaya, muhafazakâr olmaya zorlarken aynı zamanda da üretkenlikten uzaklaştırdı. Var olanla yetinmeyi öğrenmek travma ile ikinci bir pekiştirmeye yöneltti. Öyle ya da böyle üretilmiş olanla yetinme küresel oyundan kopma, uzaklaşma eğiliminin doğal sonucudur.

Küreselleşme yapısı içindeki bilgi akışı ve iletişim zenginliği gerçeğin üstündeki örtüyü kaldırdı. O artık çıplak ve değerlendirmeye tabi tutulabilir oldu. Antrenörlerimiz Avrupa’daki kurtlar sofrasındaki kaçınılmaz savaşın mağlupları olmasına rağmen, kazananlardan var olanı almayı düşünmeyip adeta olandan uzak durmaya çabalıyorlar. Okan Buruk ve İsmail Kartal yerli hoca statüsünün içinde kalarak var olan sistem içindeki kullanılan koşulları kabul etmiş ve uygulayan birer antrenördür. En belirgin özellikleri; taktiksel bütünlük üzerinden bir sistem kurgulayıp bunu oyun şablonu haline getirerek oynatma zorunluluğunu kabul etmemeleridir. Statükoyu koruyup, ilişkiler ve oyuncu yetenekleri üzerinden başarıya ulaşmak her zaman işlerine gelmektedir. Sayısal dizilişin sebep sonuç üzerindeki etkisi sadece bir kesit olmasına rağmen, bunu taktiksel ana menü olarak sunmaları bu statükonun temel dayanağını oluşturuyor. Halbuki, bu sayısal diziliş rakibe üstünlük sağlayacak taktiksel oyun tarzına uyum sağlayacak ve rakibin üstün görünen yönlerini birer zaafa çevirecek ara uygulamadır.

∗∗∗

Temel olgu top rakipteyken ve topa sahip olunduğu zaman 11 oyuncunun aynı anda doğru pozisyonları almasıdır. Taktiksel bütünlük içinde temel felsefeyi oluşturan prensiplerdir. Temel mesele ne kadar çok koşulup koşulmadığı değildir. Mesele nereye ne için koşulduğudur. Çünkü oyun birbirine bağlı bir reaksiyon zincirine tabidir. Topun bulunduğu yerdeki hareket kabiliyeti takımın ve rakip takımın sahanın diğer tarafındaki başka bir harekete neden olması ve kendine tabii tutmasına sebep olur. İşte taktiksel bütünlük bu total hareket kabiliyetini, içindeki tüm parametreleri tasarlayarak kendi lehine çevirip başarıyı sağlamaktır. Okan Buruk’un Fatih Terim’den ve takımın ligi 13. bitirmesinden sonra gelmesi ile, İsmail Kartal’ın Jesus’tan sonra gelmesi arasındaki benzerliklerden ziyade farkı ise İsmail Kartal aleyhine bir süreç yaşanmasına neden oldu. Fakat ellerindeki kadro kalitesi her iki antrenör için birer ayrıcalıktı. Okan Buruk için diğer avantaj İcardi, Torreia, Mertens, Oliveira ile iki sene çalışması ve bu yıl yapılan Zaha, Ziyech, Tete ve Sançhez ile tamamlayıcı bir süreç alması bu lig için fazlalıktı.

İsmail Kartal için Ali Koç’un kendi müdahale alanı içinde kalacağı bir antrenör seçilmesinin yanında sağladığı kadro kalitesi ki Dzeko, Tadiç, Fred, Becau ve Djiku ile ligde önemli fark yaratmaktaydı. Galatasaray’daki tudor oyuncu fazlalığı Kerem, Barış ve Abdülkerim için ciddi aşama yapmalarının gerekçesi olurken, Fenerbahçe’de İsmail Kartal’ın tutarsız kadro seçimi ve değişiklikleri yüzünden ki -Dzeko, Tadiç ve Fred bu konuda önemli isimler- böyle bir misyonu yerli oyuncular lehine kullanamadılar. Çünkü takım içindeki pozisyon üstünlüklerini bir türlü İsmail Kartal’dan alamadılar.

Her iki antrenörün ortak yanı, oyuncu yetenekleri üzerinden istikrar sağlamaya ve başarılı olmaya yönelmeleridir. Fenerbahçe için doğru kadro bütünlüğü olan 21 kişiyi kullanamaması da ciddi bir etkendi. Okan Buruk bunu 2 senelik süre içinde başararak ligin kalitesinin de etkisiyle sonuç aldı. Galatasaray bu konuda kadro istikrarını yakalarken Fenerbahçe daha da kaotik yapıya büründü. Okan Buruk için temel ayrıcalık yönetim hiyerarşisinin arkasında durması ve hiyerarşik olarak oyuncular neslinde erozyona uğramasına izin verilmemesiydi. Buradaki tavır çok net olmakla birlikte çok sert değildi ki bazen yaşanan tartışma ortamlarına Okan Buruk sebep olmasına rağmen onu rencide etmeden sorunu çözdüler.

∗∗∗

Fenerbahçe Başkanı sayın Ali Koç ise, tüm kararları kendisi aldığı gibi İsmail Kartal sorumluluğunun bir çıkmaza girmesine rağmen hatalarının arkasında durarak oyuncuların oyun iradelerindeki taleplerini görmemezlikten geldi. Bu da İsmail Kartal’ın çatışma ortamları yaratarak gereksiz tavırlar almasına neden oldu. Bilgi hiyerarşisi Fenerbahçe’nin en büyük sorunu oldu. Aşağıdan yukarıya doğru bir süreç varken, bunu kabul etmeden ve bilgi yetersizliklerine rağmen yukarıdan aşağıya bir yaptırım şekline dönüştü. Her iki antrenör için temel sıkıntı, öngörülemeyen olguların ve etkilerin tanımlanmasının yapılmaya kalkışılması ile, sonrasında yeni hedeflerin oluşturulmasına rağmen bu hedefler için beklenilen oyun formatlarının ve sonuçların alınamamasıdır. Bu değerlendirme Galatasaray için Avrupa kupalarında bağlayıcı oldu. Fenerbahçe için ise ligi şampiyonluğu beklentisi içindeki başarısızlığında… Günün sonunda; Aziz Yıldırım ve Ali Koç’un başkanlık stratejilerini teknik direktör vaadi üstüne kilitlemeleri sorunun kaynağını net ortaya koydu. Ali Koç’un seçiminin İsmail Kartal olmasına rağmen…