Google Play Store
App Store
Uludere’de ölenlerin müsebbiplerini hala arıyoruz!..
Başbakan ketumiyet göstererek bu konuyu kapatmaya çalışıyor!..
Belli ki; suçluyu koruyor!.
Aslında ceza yasalarımızda “suç ve suçluyu saklamanın” “cezası” var.
Ayrıca suç ve suçluyu övmek de ceza gerektirir!
Bunu bilmemesi mümkün değil!.
Ancak Başbakan günlerdir suç işliyor!..
“Hata yaptık, özür diledik. Otomatiğe mi bağlayalım” diyerek,
Ve de en önemlisi; “Buna benzer çok olaylar oldu. Üstelik bunlar kaçakçıydı! Daha ne yapalım!..“ sözleriyle hem suçu övüyor,
hem de siyasi ahlak ve etiğe karşı duruyor!..
Başbakan böyle bir anlayışın siyasiler için büyük ayıp olduğunun farkında değil!..

****

Ayrıca TBMM, sınır ötesi harekât yetki ve sorumluluğunu “hükümete” verdiğine göre, olayın tek sorumlusunun Başbakan olduğu belli!
Tüm hukuk devletlerinde böyle bilinir!
Ancak, hukukun üstünlüğünü son 5 yılda bırakan Türkiye için bu durumun geçerli olmadığı açık!
Hele hele “tek başkan” olma iddiasında olanların, kanunlara uyma diye bir zorunluluğunun bulunmadığı ülkemizde aleniyet kazandığına göre, “kadınların kürtajı konusu” Uludere olayından daha önemli  hale dönüşebiliyor!..
Çünkü “biat kültürü” aklın önüne geçmiş durumda!
Din tacirleri eğitimi de, algılamayı da kara örtü altına aldı!
İnsanlar, artık gözleri ile düşünür, kulaklarıyla karar verir hale getirildi!
“Aklımızı kullanmayı” unutturdular!..

****

Toplumun aklı ve ufku sanatçılarının önderliğinde gelişir.
O nedenle yıllardır demokrasi karşıtı güçler, sanat ve sanatçının üzerine yüklenirler…
Dünyaca ünlü Fazıl Say’ı bu ülkeden kaçırmaya çalışıyorlar…
Dostluk adına dikilen Kars’taki heykeli “bir kişi beğenmedi, ucube dedi” diye yıkabiliyorlar!.
Hayatın ta kendisi olan tiyatroyu kapatmak,
Baleyi şalvarın içine tıkmak,
Operayı susturmak için çaba gösteriyorlar…
Şimdi de halk türkülerine ceza vermek istiyorlar!..

****

Halk türküleri, kısaca kültürü onun yaşamıdır.
Yaşam biçimini değiştirmek isteyen diktatörlerin ilk yaptığı iş, halkın folklarına musallat olmaktır!..
Bu nedenle sanatçıyı horlar, baskılar, tutuklar ve hatta öldürür….

****

Son örnek;
Pınar Aydınlar (Sağ) ve Grup Munzur üyeleri!..
Sanatçı Pınar Aydınlar ve Grup Munzur üyeleri, Munzur Festivali'nde söyledikleri türkülerden dolayı yargılanıyorlar!
Tekrar ediyorum;
Türkülerle terör propagandası yaptıkları gerekçesiyle yargılanıyorlar!

****

Özel Yetkili Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki iddianamede en can alıcı suç delili “Kırmızı gül” türküsü!..
En az 50 yıldır bu ülkede dilden dile dolaşan “Kırmızı gül” türküsünü söylediği için “ terörist” ilan edilen Pınar Sağ kızgın!..
Ama Pınar Aydınlar dik duruyor!..
Bir aydın olarak böyle faşist bir anlayışa isyan ediyor!..
“Türkülerde halkın eşitlik, özgürlük ve barış talepleri, zalime karşı başkaldırışı, zülüme isyanı var!
Duyguların güzelliği, sevginin yüceliği türkülerle doruğa çıkıyor!” diyor!..

****

Pınar Aydınlar’ın hakkında türkü söylemekten 3 ayrı dava daha açılmış.
“Ali Haydar ve Kırmızı gül” ezgileri suçun en ağır tarafı…
Bu türkülerin melodisi ve sözleri “Gençleri terörizme teşvik ve tahrik ediyor” diyerek davalar açılıyor!..
Oysa bu türküler, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verdiği, dolayısıyla onayladığı bandrolle birlikte halka sunulmuş türkülerdir!..
Yıllardır herkesin dilinde!..

****

Bu gün 12 Eylül dönemini aratmayan bir düzen devam ediyor Türkiye’de!.. Hatta o dönemin daha da ağırını yaşıyoruz!..
İnsanları kamplara ayıran iktidar, şimdi “‘Türküleri yargılıyor!”
AKP düzenine aykırı olan türküleri okuyanlara 5 yıla kadar hapis cezası veriliyor!!..
Düşünün, yıllardır söylenen bu toprakların ezgileri şimdi suç kabul ediliyor!..
Ne hazindir ki; 32 bin terör suçlusunun olduğu dünyada Türkiye, 13 bin kişi ile en fazla terör tutuklusunun bulunduğu ülke haline gelmiştir...
Bugünkü iktidar, Türkiye’yi “Terörist cenneti” haline getirmiştir!..
Çünkü; "terör ile demokrasi ve terörist ile özgürlük isteyenlerin” ayırımını iktidar bilinçli olarak yapmamaktadır!..
Kendisi gibi düşünmeyenleri bu yolla cezalandırmaktadır!
Bağımsızlık, eşitlik, hak ve adil paylaşım isteyenleri dün komünist, bugünde terörist olarak değerlendirmektedir!..
Bu anlayışın acı ve vahim sonucu ise;  “Türkülerin yargılandığı ülkede sanatçıların da terörist ilan” edilmesi ayıbının ortaya çıkmasıdır!..

****

Dikta rejimlerinin en temel özelliği, kanunları istedikleri gibi taraflı kullanabilmeleridir!..
Örnek mi istiyorsunuz?!;
İşte İsmail Türüt!..
 Hrant Dink’in katillerini öven türküsü için Türüt’e mahkeme, “düşünce özgürlüğü” gerekçesiyle beraat kararı etmişti!..
Ama Pınar Aydınlar yargılanıyor…

****

Türkiye bir kez daha yakalanmıştır!..
Bu ülkede “Demokrasi oyunu, tüm oynaklığı ile devam etmektedir!”
Eşitlik, hak ve özgürlüklerin olmadığı,
her şeyin “tek adam” tarafından yönlendirildiği bir düzende zaten demokrasiden bahsetmek safdillik olur!..

****

“Uludere’de hata oldu diyerek” olay kapatılıyor…
34 kişi kim vurduya getiriliyor!..
“Kürt sorunu kalmamıştır diyerek” olay karartılıyor…
Şehit haberleriyle analar her gün ağlamaya devam ediyor!..
Kürtaj, sezeryan derken, memurların maaşı, emekçilerin güvenliği, halkın talepleri yine geriye itiliyor!.
Gündem değiştirmek için “kadının bedeni” malzeme yapılıyor!..
Oyun devam ediyor…
Bu kargaşa arasında Suriye ile savaşa girersek şaşırmayın!