Google Play Store
App Store

Yoksul ailelerinin çocuklarından muayene parası almadığı ve ilacı biten çocuklara rapor tarihinden önce ilaç verdiği için tutuklanan Prof. Dr. Ayten Erdoğan ile ilgili müfettiş soruşturmasında sahte reçete yazdığı iddia edilen 155 hasta ve hasta yakının ifadesi alınmış. İkisi hariç hasta yakınlarının tamamı ilaçları aldıklarını söylemiş. Çocuğunun ilacı almadığını söyleyen baba ise hiç hastaneye gelmeyen biri. Çocuk zaten teyzeleriyle yaşıyor.

Prof. Vicdan’dan özel hastane şikayetçi olmuş: Hastalar ilaçları aldıklarını söyledi

Prof. Dr. Ayten Erdoğan, Türkiye’nin en önemli çocuk psikiyatristlerinden. Sadece hastalara şifa olmadı, tıp fakültelerinin çocuk psikiyatristi bölümlerinde binlerce öğrenci yetiştirdi. Adli tıp kurumlarında görev aldı. Yıllar önce gerici Hüseyin Üzmez’in tecavüzüne uğrayan bir çocuğun ruh sağlığının bozulduğu yönünde rapor vermiş ve cezaevinde kalmasını sağlamıştı. Bu nedenle tehdit edilmişti.

21 Kasım 2025 günü Özel Balıklı Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi bölümünde çalışan Prof. Dr. Ayten Erdoğan, sekreteri, eczane sahibi ile kalfası ve ilaç mümessillerinin arasında olduğu 6 kişi sahte reçete ve usulsüzlük iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Savcılık açıklamasında Prof. Dr. Ayten Erdoğan nitelikli dolandırıcılıkla suçlanmış ve 112 milyon TL kamu zararına neden olduğu iddia edilmişti.

Oysa soruşturmaya esas olan SGK müfettişi raporu 2020’de yazılmıştı. Savcılık 5 yıl sonra raftan indirdiği bu rapordaki 112 bin TL’lik kamu zararının 112 milyon TL olarak açıklamıştı. Ancak Anadolu Ajansı, Yeni Şafak Gazetesi, ‘112 milyon TL’lik ilaç vurgunu’ haberleriyle Profesör’ü hedef gösterdi.

112 MİLYON DEĞİL 112 BİN TL

Kamu zararının 112 milyon TL değil 112 bin TL olduğuna dair müfettiş raporunu ortaya koymamıza karşın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bir açıklama yapmıyor. Açıklamadaki tutarın neden ‘112 milyon TL’ olarak gösterildiğini açıklamıyor.

Üstelik kamu zararının nedeni; Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın Özel Balıklı Rum Hastanesi’ne gelen yoksul ailelerin çocuklarından muayene parası almamasıydı. İlacı biten çocuklara rapor tarihinden önce ilaç vererek bu çocukların kendilerine ve çevrelerine zarar vermesini engellemişti.

Müfettiş raporunda reçete yazılan 200’e yakın hasta incelendi. Bu hastalardan 155’inin ifadesi alındı. Sadece iki kişi dışında tüm hasta ve hasta yakınları ifadelerinde reçeteleri Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın yazdığını söyledi. Bazıları Nişantaşı’ndaki bir klinikte çoğunluğu ise Özel Balıklı Rum Hastanesi’nde ilacının yazıldığını anlattı. Bazı ilaçları alıp almadıklarını hatırlamayanlar da vardı. Ayrıca genetik hastalıklar nedeniyle çocuğunun ilacını alma tarihi gelmediği için ebeveyn üzerine yazılan reçeteler vardı.

Prof. Dr. Ayten Erdoğan’a emniyetteki sorgusunda sadece iki hasta yakının ilacı almadıklarına dair ifadeleri soruldu.

Bunlardan bir tanesi U.P. isimli çocuk hastanın babasıydı. Bu çocukla ilgili soruya Ayten Erdoğan şöyle yanıt verdi:

“U.P. isimli hastayı hatırlıyorum, halen takip etmekteyim. 10 yıldır hastamdır. Abinin 15 yıl tedavisini yürüttüm. U.P.  10 yıldır Ritalin ilacına devam ediyor. Babası U.P.’nin bu ilacı almadığını beyan etmiş ama çocuk 7 yıldır iki teyzesiyle bir evde kalıyor. Çocuk teyzeleriyle kaldığı için tedavi sürecini de teyzeleri takip ediyor. Çocuğun anne ve babası bir kez bile tedaviye refakat etmedikleri için bütün süreci teyzeleri biliyor. Babasının bu ilaçları aldığını bilmediğini düşünüyorum. Hasta olmadan ilaç yazmam mümkün değildir, bu konuda hem ben hem de bu hastamın teyzeleri çok titizdir. İlaçları teyzeleri alır.”

Üstelik burada sorulan ilacın fiyatı yaklaşık 50 TL’ydi.

Prof. Dr. Ayten Erdoğan, ilacı almadığını söyleyen diğer hastayı ise hatırlamıyor. Ancak onun kamu zararı tespit edilerek suçlandığı ilaçların ortalama fiyatı 100 TL. 5 yıl önce odasının gizli kamera ile takip edilmesine, tüm telefonların dinlenmesine karşın sadece eczane kalfasının küçük eczane poşetlerinde getirdiği ilaçlar söz konusu.

Müfettiş soruşturması Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın çalıştığı Özel Balıklı Rum Hastanesi tarafından şikayet edildiğini ortaya koyuyor. Özel hastane muayene kaydı açılmayan hastalara reçete yazdığını belirterek şikayetçi oluyor.

ÖZEL HASTANE ŞİKAYETÇİ OLMUŞ

Prof. Dr. Ayten Erdoğan, muayene ücreti alınmadan hastalara ilaç yazmasının gerekçesini şöyle anlattı:

“İlaç raporu olan hastaların ilacı bittiğinde hastanede ancak yüksek olan özel muayene ücretinin ödenmesinin kaydıyla ilaç yazımına izin veriliyordu. Maddi durumu düşük olan hastanın sadece raporlu ilacını alabilmesi için hastaneye yüksek meblağ ödemesini haksızlık olarak görüyordum. Bunu da defaten Özel Balıklı Rum Hastanesi Başhekimi’ne ilettim. Kendisine ‘Sadece SGK kaydı yaparak bu ilaçları yazalım, hastalar mağdur oluyor’ dedim. Başhekim de bana ‘Hastanenin kar etmesi lazım, hastaları düşünemeyiz’ dedi. Ben de protokolleri ile hastaların reçetelerini hastalara yazıyordum. Hiçbir hastadan bir kuruş almışlığım yoktur. Amacım çocukların ilaçsız kalmamasıdır. Ayrıca hasta yakınlarından benim hakkında verdiği ifadelerde kendilerinden para aldığıma dair hiçbir beyan yoktur. Reçete sahiplerinin hepsi hasta olan şahıslardır. Hasta olmayan kimseye ilaç yazmadım.”

Prof. Dr. Ayten Erdoğan 2020 yılındaki SGK müfettişi raporundan sonra 112 bin TL olan kamu zararını faiziyle 200 bin TL olarak ödemişti. Üstelik 1 artı 1 evde koruyucu aile olup yetiştirdiği kızıyla yaşayan Prof. Dr. Ayten Erdoğan, banka hesaplarında da borçluydu.

AZERBAYCANLI AİLE

Prof. Dr. Ayten Erdoğan’a yönelik soruşturmada yabancılara ilaç sattığı iddiası yer aldı ve ifadesinde ‘Azeriler’ denilerek bu kişiler soruldu. Oysa Azerbaycanlı aile, Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın çok eski hastalarıydı. Bu ailenin çok kötü durumda olan iki çocuğunu tedavi etmiş ve aile dostu olmuşlardı. Hatta hastasının Azerbaycan Bakü’deki düğününe gitmişti. Aile kontroller ve ilaçlar için sık sık Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın yanına geliyordu. Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın yakınları Azerbaycanlı aile ile görüştü. Profesörün tutuklandığını ve kendileri hakkında iddiaların soruşturmada yer aldığını öğrenen Azerbaycanlı aile gözyaşı döktü. Hemen Türkiye’ye gelip tanıklık yapabileceklerini söylediler.

***

BU NASIL YALANLAMA?

Prof. Dr. Ayten Erdoğan’a gözaltı ve cezaevine girdiği ilk süreçte ilaçları verilmedi. Oysa ağır şeker ve tansiyon hastalıkları vardı. Bu sağlık sorunları adli makamlara sağlık belgeleriyle bildirilmişti. Ayten Erdoğan geçen hafta 48 kişiyle kaldığı koğuşunda merdivenleri inmeye çalışırken düştü. Daha sonra kasılmalar yaşadığı bir kriz geçirdi. Koğuştan kadın mahkumlar tarafından taşınarak çıkarıldı. Cezaevindeki sağlık merkezine kaldırılan Ayten Erdoğan kısa süre sonra koğuşuna geri götürüldü. Zafer Şahin, Adalet Bakanlığı kaynaklarının Prof. Dr. Ayten Erdoğan’ın düştüğü iddialarını yalanladığını yazdı. Ancak avukatları açıklama yaptı ve ilaçları verilmediği için Profesörün kriz geçirdiği ve düştüğünü ifade etti. Avukatlarının yaptığı açıklamada “Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle müvekkilimiz hastaneye kaldırılmış, tedavisinin ardından yeniden ceza infaz kurumuna nakledilmiştir” denildi.