Google Play Store
App Store

İzmir’in Dikili ilçesinde işten çıkarılan Queen Flower işçileri, işe iade davalarıyla haklarını arıyor. Hukuki mücadele devam ederken, ilk dava 18 Eylül tarihinde görülecek. 12 işçi hâkim karşısına çıkacak.

Queen işçilerinin direnişi sürüyor
Fotoğraf: BirGün

BirGün EGE

İzmir’in Dikili ilçesinde Danimarkalı Queen Flower tarım işletmesinde işten çıkarılan işçiler, sendikaları Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası’nda (BTO-SEN) ile haklarını arıyor. İşçilerin direnişi fiilen sona ermiş olsa da hukuki mücadele devam ediyor.

BTO-SEN Genel Başkanı Mehmet Çak, sürece ilişkin şunları söyledi: “Hukuki mücadele sürüyor, işe iade davaları devam ediyor. İlk dava 18 Eylül’de başlayacak, toplam 12 arkadaşımızın davaları görülecek. Aynı zamanda işverenin açmış olduğu yetki itirazı davası da devam ediyor. Yetki itirazı için işverenin mahkemeye başvurması bilerek ve kasıtlı olarak yapılmış bir hamle. Süreci uzatmak ve bu esnada içeriyi de sendikasızlaştırmak istiyorlar. Sarı sendika istiyorlar. İşçi arkadaşlarımıza hâlâ içeride bununla ilgili baskı yapılıyor.”

NE ETİK NE YASAL

Çak, işverenin sendikal baskılarına ilişkin, “İşveren daha önce de bizim sendikamızdan sarı sendikaya geçenlere ikramiye dağıtmış, farklı şeyler teklif etmişti. Şimdi de sendika değiştiren işçilere yüzde 15 zam yapacakları vaadinde bulundular. Bu tür kirli oyunlarını mahkeme süresince de sürdürüyor işveren. İçeride iki farklı sendika yarışıyor algısını yaratmak için böyle bir oyun yapıyor. Ancak bizim zaten yetkimiz var. Burada yetkili sendika varken başka bir sendikanın TİS yapması hem etik değil hem yasal değil” dedi.

Son olarak, daha önce yapılan müfettiş incelemelerine de değinen Çak, “Daha önce şikâyet üzerine buraya müfettiş gelmiş, onlar da işverenin sendikal ayrımcılık yaptığını tespit etmişti. Müfettiş raporunda sarı sendikaya ayrıcalık tanındığına da yer verildi. Süreci takip ediyoruz” dedi.

∗∗∗

NE OLMUŞTU?

Queen Flowers’da çalışan işçiler, düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve olumsuz çalışma koşullarına karşı BTO-SEN çatısı altında örgütlendi. Örgütlenme süreci çoğunluğun sağlanmasıyla tamamlandı, işveren ise sendikanın yetki tespitine itiraz etti. Sendika, toplu iş sözleşmesi taslağını işverene iletti ve görüşmeler yapıldı. Başlangıçta asgari ücret zammı dışında ek bir zam yapmayı reddeden işveren, sendikanın önerdiği 30 maddeyi görüşmesine rağmen 2025 için yüzde 0 zam uygulanacağını belirtti. Daha sonra sendikasızlaştırma çalışmaları başladı, işyeri temsilcilerinden A.A. işten çıkarıldı. Bazı işçilerin evlerine giderek baskı uygulandı. Kadın işçiler de açık tehditlere maruz kaldı. Akademisyenler ve emek örgütleri, hem Türkiye’den hem de uluslararası düzeyde ortak bir metin yayımlamış, işçilerin hak arayışının sadece işyerinde değil, küresel düzende de onurlu bir direniş olduğunu vurguladılar.