Google Play Store
App Store

Roma'da 2-7 Temmuz tarihleri arasında farklı bir film festivali gerçekleşti. İlk kez düzenlenen RomaFictionFest ya da tam adıyla Roma Uluslararası TV Kurgu Festivali sinema filmlerinden değil televizyon filmlerinden oluşan bir festivaldi

Roma'da 2-7 Temmuz tarihleri arasında farklı bir film festivali gerçekleşti. İlk kez düzenlenen RomaFictionFest ya da tam adıyla Roma Uluslararası TV Kurgu Festivali sinema filmlerinden değil televizyon filmlerinden oluşan bir festivaldi.

Diziler, mini diziler ve televizyon filmleri bir hafta boyunca Roma'da 13 ayrı salonda gösterildi ve yarışmalarda yer alan filmlerin arasından en iyileri seçildi. Festivalin yaşam boyu başarı ödülüne layık gördüğü ünlü sinema ve televizyon insanları arasında Ettore Bernabei (TV prodüktörü), Andrea Camilleri (yazar-senarist), oyuncular Jacqueline Bisset ve Michele Placido ile yönetmen Margarethe von Trotta bulunuyordu. Bisset dışında bu isimler birer de master class verdiler fakat İtalya'da kimse konuşmaları İngilizceye çevirme zahmetine katlanmadığından ne ödül töreninde ne de master-class'larda ne konuşulduğunu anlamak mümkündü.

Festivalin başkan yardımcısı Marco Spagnoli festivalin varlık gerekçesini "televizyonun altın çağını yaşıyoruz" diye açıklıyordu. Televizyon dizileri hem dvd satışlarına bakıldığında çok büyük bir rakama ulaşmıştı hem de kalite olarak çok yükselmişti. Festivalin Sanat Yönetmeni Felice Laudadio ise televizyonun küçük ekranında belki başka şeyler yapılarak izlenen filmleri büyük perdeye taşımanın bir meydan okuma olduğu görüşündeydi.

Festivalin büyük ödülleri olan Maximo ödüllerine gelince... En İyi TV Filmi dalında "Mükemmel Ebeveynler", En İyi Dizi dalında "Kırdaki Küçük Camii" ve En İyi Mini Dizi Dalında "Giuseppe Moscati" bu ödülleri kazandı. Bir de bir film festivalinde verilen en değerli ödül olan Maximo Elmas Ödülü vardı. Bu da bu üç kategorinin birincileri arasından seçilen "Mükemmel Ebeveynler"e gitti.

FIPRESCI GENEL KURULU
Maximo ödülleri uluslararası nitelikteyken bir de ulusal En İyi İtalyan TV Filmi yarışması vardı. Bu kategoride de en iyi film ödülünü "Maria Montessori- Bir Çocuk İçin Bir Hayat" adlı film kazandı. Bu daldaki jüri adeta bir FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu) jürisiydi çünkü RomaFictionFest'in bir özelliği de her yıl yapılan FIPRESCI genel kuruluna ev sahipliği etmesiydi. Genel Kurulda bu yıl yönetim kurulu seçimleri de gerçekleşti. Başkanlığa Andrei Plakhov (Rusya), başkan yardımcılıklarına da Pamela Bienzobas (Şili), Diego Lerer (Arjantin), Gregory Valens (Fransa) ve Rui Tendinha (Portekiz) seçildiler.

* * *

Kasabanın sırrı
Sıkı Aynasızlar'a değişik bir aşk filmi demek mümkün. Polis çiftleri vardır 'Ölüm Silahı' gibi film dizilerinde. Bu sapına kadar erkek kahramanlar, bazen o kadar erkektirler ki kadınlarla işleri olmaz diye düşünebilirsiniz. 'Sıkı Aynasızlar' işte bu örtük eşcinselliği su üstüne çıkarırken maçolukla inceden dalgasını da geçiyor. Denebilir ki filmin temel esprisi Hollywo-od'un maço kahramanlarına yönelttiği bu eşcinsellik iması.

Filmin kahramanı Nicholas Angel (Simon Pegg) Londra'nın en iyi polisi olmanın bedelini, taşraya sürülmekle öder. Fazla iyi olmak diğerlerini kötü göstermektedir çünkü. Tayin edildiği köy görünüşte gayet sakindir. Ama 'Wicker Man' (yeni versiyonu 'Lanetli Ada' diye oynadı) misali bu görünüşe aldanmamak gerekir. Angel burada hem ideal partnerini bulacak hem de Londra'yı bile aşan karmaşıklıkta olaylarla karşılaşacaktır.

Köy ileri gelenleri 'yılın köyü' yarışmasında birinci olabilmek için her şeyi göze almışlardır çünkü. Filmin bir başka artısı taşranın yabancı düşmanlığı ve ırkçılığına da dokundurması. 'Sıkı Aynasızlar' çok güldürmese de, sınıfı rahatlıkla geçen bir komedi.

Sıkı Aynasızlar
Orijinal Adı: Hot Fuzz Yönetmen: Edgar Wright Oyuncular: Simon Pegg, Nick Frost Türü: Aksiyon, Komedi, Suç Ülke: ingiltere

* * *

Jigolo blues
Zengin Avcısı aslında bir romantik komedi ama filmde çok önemli bir yer tutan sınıf farkı teması çoğu zaman o kadar iç acıtıcı ki, bu filme romantik trajedi de demek mümkün. Filmin iki genç ve güzel kahramanı fahişeliğin bir türünü icra ediyorlar filmde. Gençlik ve güzelliklerini yaşlı zenginlere hediyeler karşılığında satıyorlar. Aşağılanıyorlar, itiliyor, kakılıyorlar ve düzülüyorlar. Mülksüzlük-leri, yoksullukları, çaresizlikleri 'aşıkları' tarafından her fırsatta gözlerine sokuluyor. Hayatları ve bedenleri kendilerine ait olmasa da 'özgür' sayılan bireyler onlar.

Jean (Gad Elmaleh) lüks bir otelde barmenken zengin erkek avcısı (kadın jigolo diyebiliriz) Irene (Audrey Tautou) tarafından yanlışlıkla zengin sanılıyor. Irene'ye aşık olan Jean bir süre zengin rolü oynuyor ama foyası meydana çıkıyor. Sonunda irene'yle birlikteliğini sürdürebilmek için Jean da jigololuğa başlıyor. Irene'nin direncini kıran şeyin Jean'a aşık olmaktan çok bir başka kadına yönelik kıskançlık olması da filmin özgün diyebileceğimiz bir yanı.

Zengin Avcısı
Orijinal Adı: Hors de Prix? Yönetmen: Pierre Salvador! Oyuncular: Audrey Tautou, Gad Elmaleh Türü: Komedi Ülke: Fransa

* * *

Yaz sıkıntısı
Bir grup eski suçlu, biraz da mecburiyetten bir çocuk kaçırma işine bulaşırlar. Ama çocuk, şeytan çıkar (şeytan çıkarmakla karışmasın). Tabii, sonuç fidyeciler için hüsrandır. Kötümser bir yorumla 'Ölüm Fısıltısı' yılın en kötü filmi olmayabilir. 'Lost' dizisinin oyuncusu Josh Hollo-way hayranları dışında kimseye önerilmez.

ölüm Fısıltısı
Orijinal Adı: Whisper Yönetmen: Stewart Hendler Oyuncular: Josh Holloway, Sarah Wayne Callies Türü: Suç, Dram, Korku, Gerilim Ülke: ABD