Google Play Store
App Store

Sayın Meloni, sizinle çok ama çok farklı politik görüşlere ve kimliklere sahibiz. Ancak, iki gün önce ayrıntılarını, sevgili Murat Yetkin’in “Yetkinreport” haber sitesinde okuduğum, bence “politik eyleminizi” duyunca size açık bir mektupla hem teşekkür etmek ve hem de ricada bulunmak istedim.

25 Temmuz tarihinde Senatonuz, hükümetinizin hazırladığı kadın cinayetlerine yönelik yönelik yasa tasarısını “oybirliğiyle” kabul etmiş. Senatonun sağdan sola 161 üyesinin tümü yasa tasarısını en küçük bir çekince duymadan onaylamış. Filiz Pehlivan'ın haberine göre, Yasa, kadına yönelik nefret, kontrol, ayrımcılık veya tahakküm saikiyle işlenen cinayetleri özel bir suç tipi olarak tanıyor ve Ceza Kanunu’na şu hükmü ekliyor; “Kadının öldürülmesi, eğer bu fiil nefret, ayrımcılık, kontrol, tahakküm veya onun bireysel özgürlüğünü kısıtlama amacıyla işlenmişse, faile ömür boyu hapis cezası uygulanır.”

Hükümetiniz yasa tasarısını geçtiğimiz “8 Mart’ta” Senatoya sunmuş. 5 ay içinde gündeme gelmiş ve oy birliğiyle kabul edilmiş. Yasa için sizi harekete geçiren geçtiğimiz yıl İtalya’da 113 kadının, sadece kadın oldukları için öldürülmüş olmasıymış.

Sayın Meloni, biliyor musunuz Türkiye’de 2024 yılında 394 kadın, sadece kadın oldukları için öldürüldüler. Üstelik ölüm kayıtlarına intihar, kaza, yüksekten düşme vs gibi giren şüpheli kadın ölümleri ve kayıp kadınlar bu sayıya dahil değil. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verisine göre 2024 yılında 394 kadın cinayetinin yanı sıra en az 259 şüpheli kadın ölümü var.

Sizin ülkenizdeki kadın cinayetlerinin işleniş şekillerini bilmiyorum. Ama bizim ülkemizdeki kadınlar gerçekten insanlık dışı yöntemlerle öldürülüyorlar. Katillerin çok büyük bölümü eşi, eski eşi, kardeşi, babası, sevgilisi olan erkekler; yakından tanıdıkları kadınları yüksekten atıyor, boğuyor, delik deşik ediyor, parçalıyor, varile koyup yakıyorlar. Öldürdükleri kadınlara dair hisleri için “nefret” kavramı bile yeterli gelmiyor maalesef. Ülkemizde hemcinsiniz kadınların hiçbirinin can güvenliği yok.

Sizin ülkenizin emniyet ve yargı sisteminin kadına yönelik şiddet konusunda uygulamaları, tutum ve inançları hakkında bilgi sahibi değilim. Ama bizde durum oldukça vahim sayın Meloni. Adına, kimliğine ve anısına saygısızlık etmek istemem ama, biliyor musunuz bilmem,  22 yaşındaki Ayşe Tokyaz adlı yurttaşımız, sevgilisi olduğunu iddia eden eski bir polis tarafından yine insanlık dışı yöntemle öldürüldü. Hemen çoğu kadın cinayeti gibi de önlenebilir bir ölümdü.

Ayşe’nin katili hani neredeyse “istemeye istemeye” yakalandı. Kendisine o kadar güveniyormuş ki, özel bir önlem almaya gerek duymadan Ayşe’nin cansız bedenini taksi ile taşımış ve otoyol kenarına “atmış”. Katil yakalanınca iki yıl önceki “sevgilisinin” de şüpheli bir şekilde öldüğü ortaya çıktı. Katil, polisken rüşvet almak, tehdit, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçlar nedeniyle görevden uzaklaştırılmış! Sevgili Ayşe’nin ikiz kızkardeşi kardeşini bulabilmek, kurtarabilmek için polise başvurmuş. Ne yapabilirdi ki başka? Karakol karakol dolaşıp, kardeşine ulaşamadığını anlatıp, katilin kimliğini, adresini verip yardım etmeleri için çırpınmış. O yalvardığı ama hiçbir şey yapmayan, hatta çaresizce çırpınan kızkardeşi karakoldan kovan polislerden bazıları da şimdi tutuklandılar. Henüz mahkemeye çıkmadılar ama iddialara göre, karakoldaki polisler, eski meslektaşlarını korumuşlar. Hatta, yardım etmeleri için onlara neredeyse “yalvaran” kız kardeşinin ifadesini katile göndermişler. Katil, kızkardeşi arayıp, tehdit etmiş!

Demem o ki, sayın Meloni, Türkiye’de kadın cinayetlerini işleyenler “organize suç örgütü” olarak kabul edilebilecek bir iş ve güç birliği içinde hareket ediyorlar. Üstelik bu organize suç örgütünün üyelerinin birbirlerini önceden tanımaları da gerekmiyor. Errrkek olmaları birbirlerine yardım etmelerine, işbirliği yapmalarına, suçun üstünü örtmeye, sokaktan karakola, mahkemeden cezaevine birbirlerine destek olmalarına, yardım ve yataklık etmelerine yetiyor.

Sayın Meloni, hükümetinizin Aile Bakanı Eugenia Roccella, “Kadınların sadece kadın oldukları için öldürülmelerine karşı İtalyan devleti artık daha net ve sert yanıt verecek” diyerek yasadan duyduğu gönenci ifade etmiş. Kadınlar yüzyıllardır erkekler tarafından öldürülüyor ama kadınlara yönelik “cinskırımı” dünyanın her yerinde neoliberal dönemde artarak yaygınlaşıyor. Bu artış da bana sorarsanız sizin de dahil olduğunuz “sağ popülizmin” çok büyük etkisi var. Yasa tasarınızı popülist bir gözboyamacılık için değil, bir kadın olarak hazırladığınızı düşünmek istiyorum. Uygulamada neler olacağını hep birlikte göreceğiz.

Ne olursa olsun, öncüsü olduğunuz bu yasa için sizi yürekten kutlarım. Bir de küçük ricam var. Bizim Cumhurbaşkanımızla çok iyi ilişkileriniz olduğunu basından biliyorum. Belki haberiniz vardır, geçtiğimiz nisan ayında RT Erdoğan’ı ülkenizde ağırlama şekliniz bizim yandaş medyada büyük vaveyla koparmıştı.

Sayın Meloni, sevgili Başbakan “bi arasanız, hal hatır sorup, yasa tasarınızdan söz etseniz…”. Belki de sizi kırmaz, bilemedim…