Google Play Store
App Store

Yarın sona erecek olan 14. Uluslararası Altın Koza Film Festivalimin açılış kortejinde İlyas Salman büyük ilgi gördü

İlk defa bir 'sevgi korteji'ne katıldım! Hiç 'cool' değil, değil mi? Ama çok eğ-lenceliymiş! Adana Altın Koza Film Festivali'nin geleneksel 'sevgi korteji' çarşamba günü yapıldı. Otelimizin önünden faytonlara, pencereleri ve tepesi açık açık otobüslere, traktörlerin çektiği vagonlara bindik ve Adana caddelerinde dolaştık. Çocuklar gibi mutluyduk, niye mutlu olduğumuzu bilmesek de. Bizi coşkuyla alkışlayan, 'kentimizi şenlendirdiniz' diye bağıran, el sallayan insanlara karşılık verdik, karanfiller attık. Hadi sanatçılar için halkla bu kaynaşmanın bir anlamı vardı ama bana ve benim gibilere ne oluyordu? Bu sevgi paylaşımının hiçbir temeli yoktu ama gemiden, trenden geçenlere de el sallamanın bir keyfi yok mu? O an, hiç tanımadığınız o insanlarla bir şeyler paylaştığınız, hatta birbirinizi sevdiğiniz duygusunu yaşamaz mısınız? İşte öyle bir şey. Kısacası, Antalya ve Adana'ya giden meslektaşlarıma hiç olmazsa bir kez bu keyfi yaşamalarını öneririm. Kendinizi hiç de şebek (bir arkadaşımın tabiri) gibi hissetmiyorsunuz.

ADANALILAR ÇİRKİN SEVER
Adanalılar çirkinleri sever ve Yılmaz Gü-ney'den beri bu değişmemiş. Bulunduğum otobüsten diğer sanatçılara yönelik ilgiyi göremiyordum ama İlyas Salman'a yönelik ilgiyi izleyebildim. 'Sis ve Gece' öncesinde uzun bir süre sinemaya ara veren oyuncunun hâlâ ne kadar sevildiğini görmek etkileyiciydi. Ki Ankara Film Festivali'nde de buna şahit olmuştum. Korteje katılan diğer sanatçılar arasında Süleyman Turan, Mine Soley, Yusuf Sezgin Yılmaz Koksal, Nuri Alço ve Bulut Araş gibi isimler de vardı. Filmlerin bedava izlenebildiği Adana Film Festivali pazar akşamına kadar sürecek.

* * *

13 Silahşörler
Müthiş çekicilikte adamları, ultra-cool rollerde ve Armani giysiler içinde izlemenin cazibesi üzerine kurulu "Ocean's" filmleri meraklılarını tatmin ediyor ve yönetmen Soderbergh ve Brad Pitt'e daha az ticari işler yapma olanağı veriyor. Yani bir anlamda Robin Hoodluk yapıyorlar ama soyulan demek uygun olmasa da parası alınan sıradan seyirci oluyor. Ama bunun özürü de filmin içinde bulunuyor: Filmin kahramanları ki kendileri de çok zenginler, daha da zenginleri soyuyorlar. Kazandıkları para ise kendilerine kâr kalıyor.

Bu kez "birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" şiarı uyarınca hareket ediyor Danny Ocean (George Clooney) ve çetesi. Yaşlı arkadaşları Reuben (Elliott Gould) iş ortağı Willy Bank (Al Pacino) tarafından dolandırılıyor ve Las Vegas'taki kumarhane/oteldeki payına el konuluyor. Reuben kalp krizi geçirip, depresyona girince onu hayat döndürmek misyonuna soyunuyor Ocean'ın ekibi. Bunun yolu da Bank'ten (Bank'in adının banka anlamına gelmesini isterseniz bir kapitalizm eleştirisi olarak da düşünebilirsiniz) intikam almaktan geçiyor. Ama Bank'in gazinosunun güvenlik sistemini kırmak imkânsız gibi görünüyor. Fakat film bize bu imkânsızlık duygusunu hiç vermiyor.

FİLMİN CİDDİYE ALINMAMA İSTEĞİ
Gayet iyi biliyor ve hissediyoruz ki, işler tıkır tıkır yürüyecek ve Bank madara edilecek. Hem de bunlar olurken kahramanlarımız terlemeyecekler, dövüşmeyecekler, hayati riske girmeyecekler çünkü onlar çok zeki ve zenginler. Kim bu çetenin bir üyesi olmak istemez ki...

Filmi seyrederken mantığınızı askıya almanızda yarar var çünkü Manş Denizi'ndeki tüneli açan devasa kazı makinelerinin ikisinin de kimsenin dikkatini çekmeden Las Vegas'a getirilip bir deprem etkisi yaratmada kullanılması gibi fantastik numaraları sorgulamamanız gerekiyor. Bu bir masa sonuçta. Bu modern zaman prens/korsan/silahşörleriyle özdeşleşebilmek, onların arkadaşlık uğruna kötülerle mücadelesini destekleyebilmek için filmi ciddiye almamak gerekiyor. Zaten filmin bu ciddiye alınmama isteği en başarılı yanı.

EĞLENEBİLİYORSANIZ GİDİN EĞLENİN
Film bütün uçuculuğu içinde toplumsal eleştiri yapmaktan da geri kalmıyor. Meksikalı işçilerin ağır çalışma şartları ve kuzeydeki komşularıyla kıyaslanamayacak yoksullukları da gündeme geliyor. Ama burada da işçilerin küçük bir kışkırtmayla ki bu Meksikalı kılığındaki bir Amerikalının marifeti, greve gidişleri ve şartlarını iyileştirmeleri rahatsız edici. Birileri koyun yerine konuluyor açıkçası, liberal duygularla da olsa.

Filmin tek kadın kahramanının cinsellik üzerinden çok kolay manipüle edilebilir bir karakter oluşu da dikkat çekici. Tıpkı tek Fransızının çok kolay kandırılabilmesi gibi. Ama siyaseten doğruculuk yapmak da insanı yoruyor. Boş verin bunları, eğlenebiliyorsanız gidin eğlenin. Ben de keşke eğlenebilseydim.

Ocean's 13
Orijinal Adı: Ocean's Thirteen Yönetmen: Steven Soderbergh Oyuncular: George Clooney, Brad Pitt, Matt Damon, Al Pacino, Andy Garcia Türü: Komedi, Suç, Macera Ülke: ABD