Google Play Store
App Store
Sükûnet ve isyan arasında bir kafes
José Revueltas

Ali BULUNMAZ

Meksika ve Latin Amerika edebiyat tarihinde, hapishaneyi ve onun kuşatıcılığını José Revueltas kadar vurucu biçimde anlatan yazar bulmak zor. Sistemin ve kurulu düzenin iflah olmaz bir muhalifi, Meksika Komünist Partisi’nin önde gelen üyelerinden Revueltas, sık sık çarptırıldığı cezalar nedeniyle hapishaneyi en ince ayrıntılarına dek gözlemlemiş ve bu tecrübelerinden hareketle kitaplar kaleme almış bir isim.

Hapishanenin yalnızca bir ceza ve ıslah mekânı değil, sistemin sağlığı için suç yüklenen insanların denetim altında tutulduğu ve adaletin kolayca örselendiği bir yer olduğunu söylemişti hikâyelerinde Revueltas.

1960’ların sonunda bir Meksika hapishanesinde yaşananları anlattığı; Albino, Polonio ve Hergele’nin üç ana karakter olarak karşımıza çıktığı Hücre’de, iktidarın ve sistemin eline düşenlerin hâlini hikâyeleştiren Revueltas, tek paragraflık romanında suçun ve cezanın, gardiyanın ve mahkûmun birbirine nasıl karıştığını gösteriyor.

HÜCRE
José Revueltas
Çeviren: Saliha Nilüfer
Can Yayınları, 2025

BÜYÜK KAPATILMA

Revueltas, hapishanedeki insanların durumunu “kafeslenme” diye niteliyor hikâyenin anlatıcısı aracılığıyla. Albino, Polonio ve Hergele; hem bir durumun hem de kendilerini denetleyen ve kurumda bizzat devlet hâline gelen gardiyanların davranışlarını gözlemlerken hücrede günlerini büyük bir öfkeyle geçirirken kendilerine dayatılan kısıtlama, duvarlar misali üstlerine geliyor. Yoksunluğun da eklendiği bu tabloda yaşamak ile ölmek arasında bocalıyor, hayatta kalma ile intihar etme çelişkisi içinde gidip geliyorlar.

Üçlünün zihninde zaman zaman dışarıda bulundukları dönemden anlar canlanıyor; gidip geldikleri mekânlar, aileleri, özgürlük ve yaptıkları hatalardan oluşan birer hatırlama demeti bu. Anımsadıkça öfkeleniyorlar, öfkelendikçe kendilerini paralel bir evrene taşıyan uyuşturucuya gereksinimleri artıyor.

Anlatıcı, büyük yoksunluğun ve kapatılmanın tarifini üç mahkûm üzerinden yaparken hapishaneyi bir başka isim aracılığıyla betimliyor: “Geçmiş denen şey, sadece bir dakika öncesine ait bir zaman dilimi olsun. Meche ilk demir parmaklığı geçip koridorları bağlayan avluya, ortasında gözetleme kulesinin yükseldiği, etrafında ışın gibi ileri uzanan koridorların yer aldığı daire ya da halka biçimli sahanlığa girdi -kule, hapishaneyi bütün açılardan gözetlemek üzere yerleştirilmiş bir kulübeydi- kadın gardiyanın o sessiz, hiçbir şeyden etkilenmeyen, ölümcül bir ifadeyle bakan kapkara gözleri aklına kazınmış hâldeydi ve bu yüzden mütemadiyen gözetleniyormuş gibi hissediyordu.”

BÜYÜK TERK EDILMIŞLIK

Albino, Polonio ve Hergele; hapishanenin ve kapatılmanın, kişiyi tüm insani özelliklerinden sıyıran bir kurum olarak görürken sürekli ve tacize varan gözetlemenin sıradan hâle getirilişini bizzat yaşayarak öğreniyor. Hapishane yöneticileri ve gardiyanlar ile mahkûmlar arasında en ufak bir hak için tutuşulan muharebeler ise her şeyin tuzu biberi oluyor. Bütün bunlar ve daha fazlası, kendisi yetmezmiş gibi hapishane içinde adı resmen konmamış bir diğer hapishanenin varlığına işaret ediyor: “Tabut, aslında koğuş koridorunun bir parçasıydı ve ikisi birbirinden, aradaki sınırı oluşturan parmaklıklarla ayrılıyordu fakat oraya kapatılmış gibi duran gardiyanların varlığı, mekâna gardiyanlara özgü başka bir hapishane, görüşçünün koridorun sahanlığına girmeden önce mecburen geçtiği, hapishane içinde hapishane görünümü veriyordu.”

Duvarlarla ve demir parmaklıklarla çevrili bir kafese benzetilen hapishane, dışarıdaki ve içerideki hayatı birbirinden ayırırken mahkûmların yaşamak için yeni yollar bulmaya uğraştığı bir mekâna dönüşüyor. Dolayısıyla hem sükûneti temsil ediyor hem de her an patlayacak isyanı barındırıyor.

Revueltas, Hücre’de hem bir hapishane tasvirine girişiyor hem de mahkûmların yoksunluğu ve bekleyişi ile birlikte kadere, yetkililerin eylem ve isteklerine terk edilmişliğini hikâyeleştiriyor. Bir bakıma tecrübelerini ve başından geçenleri içine kattığı romanda, gerçek ile kurmaca arasına belli belirsiz bir çizgi çekiyor.