Google Play Store
App Store

Külebi’nin hemşerisiyim gerçi, mezarı bizim Niksar’dadır şairin; ama köylerimizi akşamları eşkıyaların bastığı...

Külebi’nin hemşerisiyim gerçi, mezarı bizim Niksar’dadır şairin; ama köylerimizi akşamları eşkıyaların bastığı zamanlarda doğmadım. Yalnızlığı sevmem ben de, konuşalım isterim; ama eşkıya korkusundan değil. Gördüğümden değilse de, okuduğumdan bilirim; bu memleket sever eşkıyasını…
Tanıdığım son eşkıya Şener Şen’di. Cudi dağlarının eşkıyası… 35 yıl yatıp mahpus damında, köyünü baraj suları altında bulunca çıktığında, yolunu İstanbul’a düşürünce gördü ihaneti. İhanete ve alçaklığa karşı öyle dikildi ki tek başına; “Eşkıya” diyerek dile geldi suskun Keje.
Küfürbaz ağızlardan her harfi bir başka öfke ve kinle çıksa da eşkıyanın, bu memleket Bolu Beyi’ne karşı “tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” diyen Köroğlu’nu da eşkıya bilir. O yüzden, gariban ağızlar bir başka söyler eşkıyayı.
İlk tanıdığım eşkıya mesela; İnce Memed. “Şahiniiim!” diye seslendiği anasının. Toroslar’ın eşkıyası. Köylülere kan kusturan Abdi Ağa’nın zulmüne dayanamayan, Ağa’yı vurup atını dağlara süren, bir daha da kendinden haber alınamayan eşkıya…   
“O gün bu gündür Dikenlidüzü köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler. İşte tam o günlerde Alidağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.”
Atını dağlara sürmediyse de, yıldızlara yürüdü Hopa’nın eşkıyası. “Su satılmaz, haktır” diye horona duran, horana duranları gazlayanlara da karşı duran eşkıya Metin Hoca!
“Bu arada, bir tanesi kalp krizi geçirerek, oradaki şu anda kimliğini bilmiyorum, üzerinde de fazla durmak istemiyorum, kalp krizi neticesinde öldüğü söyleniyor” diye anılan öğretmen!
Evet, Metin Hoca “bir tanesi”ydi dostlarının, sevdiklerinin. Ve fakat, insanlar tane ile sayılmazlar Sayın Başbakan. Ayıptır!
Sırrı (Süreyya Önder), o dilden anlarsınız diye galiba, bir hadis-i şerif anımsatmıştı dün, eski sözcünüz vasıtasıyla: “Ölülerinize, günahkar dahi olsa, söyleyeceklerinizi o diri ve hayatta iken söylemeliydiniz. Yaptıysanız ne ala. Yapmadıysanız hayırla yad edip, rahmet dileyin”.
Bir ölüyü, günahkar bile olsa, hayırla yad edip rahmet dilememek, günah da sayılır mı, siz daha iyi bilirsiniz.
Etrafıma bakıyorum da; birer ikişer, tane tane eşkıyaya dönüşüyor insanlar. Başbakan’ın ağlayarak mektuplarını okuduğu 12 Eylül “kurbanları” da şaki, eşkıyaydı dün. İnanmayan, şimdi ifadeye çağrılan Kenan Evren’e sorsun. Denizlerine bile eşkıya demediler mi memleketin?
Eşkıya listesi çıkarılmış Hopa’da. Ev ev eşkıya aranıyor. 200 eşkıya dağa çıktı diye yazmıştı İsmail Saymaz dün Radikal’de. Hakkında açılan davalara bakarsan, İsmail de eşkıya.
İmamın Ordusu’na dokunduğu için yanan gazeteci eşkıya.
İmamın Ordusu’na dokunanları geçtim, Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’na bakarsanız “Harakiri” mizah dergisini çıkaranlar ve hatta derginin kendisi de eşkıya. O yüzden, mahpus damına girmese de dergi, poşete girecek; “18 yaşından küçüklerin maneviyatı üzerinde muzır tesir yapacak nitelikte olduğu” için. Harakiri; muzır-komik eşkıya!
Geçen gün, Mersin mitinginde Başbakan’ın, tek başına “Mersin nükleer istemiyor - Greepeace” yazılı pankartı açan 60 yaşındaki kadın da eşkıya. O yüzden zaten, derdest adildi pankartı, yaka paça etkisiz hale getirilip, yaka paça alandan çıkarıldı kadın çevreci.
“Mersin nükleer istiyor” diye pankart açmak serbest; “istiyor”a iki harf ekleyip “ist(em)iyor” yaparsan eşkıyasın.
Ankara’da Hopa olayları protestosunda panzere çıkan Dilşat Akşit’i takip edip, hani alıp öylece götürebilecekleri halde, “sen misin panzere çıkan” diye üzerinde tepinmiş 20 polis. Kalça kemiği kırık Halkevci Dilşat’ın. Halkevci eşkıyaya bu reva!
Bu gidişle en olmayacak kişiler de eşkıya olacak, korkarım. İnan Kıraç mesela, şahsi kanaatini söyleyip “CHP birinci parti” dediği için “risk” altında. Şimdi, riskten kurtulmak için ne yapsın Kıraç? Belki o da eşkıya olacak, çaresiz!
Gaziantep Üniversitesi’ndeki konserde, yıldızlara dönüp yüzünü, şarkılarını Metin Lokumcu için söylemiş rock’çı Aylin Aslım. Rock’çı eşkıya… Helal olsun sana!