‘Tanrının eli’, Trump’ın neferi
Maradona’nın futbolu bir başkaldırıya dönüştüren hikâyesi ile Messi’nin endüstriyel futbol çağındaki yükselişi… Bu yazı, yetenekten öte futbolcuların dünyaya karşı aldığı tavırların izini sürüyor.

‘Futbol Panteonlarındaki Tanrılar’ kitabını yazmaya başladığımda, kapak resmi daha kitabı düşünürken belli olmuştu.
Maradona’nın Napoli’de bir apartmanın dış yüzeyine boydan boya çizilmiş resmini düşünmüştüm.
Eğer futbolda bir ilahi boyut aranacaksa ve bu bir futbolcuyla bütünleştirilecekse, Maradona’dan başkası olamaz.
Neden mi?
Tamamen Maradona’nın kendi iradesiyle söylediklerinden ve aldığı tavırlardan dolayı. 1980'deki yerel seçimlerde oy pusulalarına 'Viva Maradona' yazıldı, saçından bir parça yerel bir tapınakta güvenli şekilde korunuyor, yüzü Napoli'deki duvarların birçoğunu hâlâ süslüyor. İşler o duruma gelmişti ki 1990 Dünya Kupası'nda ev sahibi İtalya ile yarı finalde, Napoli'de karşılaşan Arjantin deplasmanda değil, kendi evindeydi! Çünkü stadı dolduranlar İtalya’dan yana değil, Maradona’dan yanaydı.
Arjantin üç kere Dünya Kupası’nı kazandı. Bunlardan birincisi faşist diktatörün şikesi ile, ikincisi sadece ve sadece Maradona sayesinde ve üçüncüsü Messi ile arkadaşları tarafından kazanılmıştı. Ki Messi, La Masia’da yetiştiği yer Cruyff felsefesinin merkeziydi. O Cruyff, 1978 Dünya Kupası’na faşist cuntanın tezgâhını önceden sezdiği için gitmeyi reddetmiş bir oyuncudur ki o olsaydı finalde Arjantin’i yenmemeleri içten değildi. Ama cuntanın ne pahasına olursa olsun kupayı Arjantin’e vereceklerini bildiklerinden dolayı ‘can güvenliğimiz’ yok diye katılmayı kabul etmeyerek başka bir onurlu duruş sergilemişti.
Her şeye karşın 1986 Dünya Kupası asla unutulmayacak bir oyuncu yeteneği ve iradesiyle kazanılan bir kupa olduğu için ayrı bir yere konulmaktadır. 1970 Brezilya ve Pele dönemi de buna yakın bir sunum göstermişti. O yüzden Aztek Stadı Dünya Kupası içinde en farklı panteondur.
Arjantin’in ve dünyanın Maradona ile Messi’yi algılayış şekli farklıdır.
Maradona futbolun amatör hâlindeki yapısının en önemli yeteneğiydi. Messi ise endüstriyel futbolun en önemli figürüdür. Endüstriyel futbol, kapitalist üretim mekanizmasının kendini yeniden üretmesi için alan açar. Messi bunun bir parçasıdır.
Maradona sadece yeteneklerinden ve oynadıklarından sorumlu değil, esas olarak söylediklerinden ve aldığı tavırlardan daha fazla sorumlu olduğunu ortaya koydu.
Messi ağlama duvarına gidip ağlarken! Maradona, Papa (II. Ioannes Paulus/Francis) ile doğrudan, nazik bir sohbetinde "Evet, Papa'ya karşı çıktığım doğru. Neden mi? Vatikan'a gittiğimde oradaki çatıların saf altından olduğunu gördüm. Sonra da Papa'nın vaazını dinledim. Diyordu ki: 'Kilise, yeryüzündeki tüm fakir çocuklar için üzüntü duyuyor! Külahıma anlat!" dedi.
2 Nisan 1982’de başlayan, Güney Georgia Adaları’nın işgaliyle genişleyen ve 26 Nisan’da Arjantinli komutanların teslim olmasıyla sona eren savaşta, İngiltere’nin 258 ve Arjantin’in 649 askeri öldü.
1986 yılında Arjantin çeyrek final maçında İngiltere ile karşılaşınca ister istemez süreç futbol dışındaki Falkland Savaşı’nın sonuçlarına odaklandı. Bu her iki takımın üstünde, ama savaşta Arjantin kaybeden olduğu için onun üstünde daha fazla olmakla beraber baskı unsuru oldu.
İngilizler dışında kimse kızıp eleştirmedi, hatta eleştirmek istemedi o ‘Tanrının Eli’ golünü ve 10 saniye içinde 5 İngiliz futbolcuyu 6 kez çalımladıktan sonra FIFA tarafından ‘yüzyılın golü’ seçilen ikinci golü ile Maradona, savaşa bulaşmadan ve o dönemin liderlerinin aksine, insani tavırlarla bir zafer kazanarak, ülkesini ve İngilizleri de bu kısır döngü içinden bu muhteşem oyun sayesinde kurtarmıştı.
Messi ise, ABD ve İsrail’in İran’a ilk saldırısında 160 kız öğrenciyi öldürerek savaş suçu işlemişken, bunu hiç umursamadan sapık-katil Trump’ın huzuruna çıkarak tarihe emperyalist bir aparat olarak geçti. Yetenekli futbolcu olmak ve iyi para kazanmak başka bir şey; başka insanların acısını hissetmek başka bir şey.
Estadio Alberto J. Armando, bilinen ismiyle La Bombonera, Arjantin'in Buenos Aires şehrinin La Boca bölgesinde yer alan ve Arjantin'in köklü kulüplerinden Boca Juniors'un 49.000 seyirci kapasiteli iç saha maçlarını oynadığı stadyumun girişinde "Boca es mi religion, Maradona es mi dios, La Bombonera es mi iglesia" (Boca dinim, Maradona tanrım, Bombonera ise mabedim) yazar.


