Teklifin çocuklara getirisi mahkûmiyet
Adalet komisyonundan geçen infaz kanunu değişikliği tartışılıyor. Olumlu adımlar beklerken hayal kırıklığı oluşturan teklifin içinden çocuk hükümlülerin hapishane şartlarını ağırlaştıran kanun değişiklikleri çıktı.

Adalet Komisyonundan geçen infaz kanunu değişikliğinin bayram öncesi Meclis’te kabul edilmesi bekleniyor. Farklı çevrelerce büyük umutlarla beklenen düzenlemeden, kimsenin beklentilerini karşılamayan, bilakis çocuk hükümlülerin hapishane şartlarını ağırlaştıran kanun değişiklikleri çıktı.
Olumlu diye sunulan düzenlemeler de teklifin hazırlanma sürecindeki müjdeli ortamdan çok uzak. Örneğin, hasta mahkumlar meselesi…
Yeni düzenlemeye göre, en temelde hasta hükümlülerin tahliyesi öngörülüyor. Yani, yeni bir durum yok, hasta hükümlülerin teoride zaten infaz ertelenmesi hakkı var. Ve bu hak çoğunlukla uygulanmıyor. Yani halihazırda küçük bir değişiklikle zaten yasada var olan ve sonucunda uygulanıp uygulanmayacağı belirsiz bir düzenleme, önümüze reform olarak getirildi.
AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler, “Hastalık ve engellilik nedeniyle, hapis cezalarında Adli Tıp Kurumu raporuna göre cezaevi koşullarında bakımını tek başına sürdüremeyecek olan mahkumlarla ilgili de daha insani koşullarda sağlık ve tedavi süreçlerinin olumlu yürütülmesi için konutta infaz şartlarını da getiriyoruz” dedi.
Yani, hükümlü önce birkaç yıl randevu bekleyecek, hayatta kalırsa Adli Tıp Kurumu’nda muayene olup “cezaevinde kalamaz” raporunu alacak – ki zor – sonra da (belki) ev hapsine gönderilecek. Yani ortada bir tahliye dahi yok.
Peki, mevcut kanun ne diyor?
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi” başlıklı 16/2. maddesine göre, infazın ertelenmesi kararı, “Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir.”
Bu erteleme, yeni düzenleme ile konutta infaza çevrilirken, “toplum güvenliği” şerhi hala korunuyor.
Yani, “toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmlar” şerhi aynen korunuyor. Siyasi sebeplerle mahkum edilenlerin, eylemlerine bakılmaksızın toplum için tehlikeli olarak değerlendirildiği ve Adli Tıp’tan da “geçer not alamadığı” gerçeği orta yerde dururken, bu düzenleme de teklifin diğer maddelerine benzer şekilde sadece adli mahkumları ilgilendirecek gibi görünüyor. Kaldı ki yeni düzenlemede ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri yasadan muaf.
ÇOCUK MAHKÛMLAR
Teklifteki en dikkat çekici düzenlemelerden biri de çocuk mahpusların hapishane koşullarının ağırlaştırılmasıyla ilgili.
Kanun teklifinin 16., 17. ve 18. maddeleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11. maddesindeki çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına, 15. Maddesindeki çocuk eğitimevlerine ve 105/A maddesindeki denetimli serbestlik düzenlemelerine ilişkin değişikliklere yer veriyor.
Mevcut düzenlemeye göre yargılaması devam eden tutuklu çocuklar ile yargılaması tamamlanmış olmasına rağmen kapalı cezaevine iade disiplin cezası almış hükümlü çocuklar, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında tutuluyor. Hükümlü çocuklar ise açık hapishane formatında olan çocuk eğitimevlerinde kalıyor. Çocuk eğitimevleri, kapalı ceza infaz kurumlarından, dış dünya ile iletişim, kişisel alan, sosyal ve kültürel etkinlikler, eğitime erişim konularında görece daha iyi şartlara sahip.
Kanun teklifinin 17. Maddesi, çocuk hükümlülerin çocuk eğitimevlerine geçebilmelerini idare ve gözlem kurulu raporuna bağlıyor: “Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin” eğitimevine geçişi 6 aylığına erteleniyor.
Halihazırda yetişkinler için uygulanan ve epeyce tartışmalı olan bu kurulların çocuklar için de yürürlüğe konması, çocuk hükümlülerin bir hakkının daha aleyhe düzenlemeye tabi tutulması anlamına geliyor.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), bu düzenlemeyle ilgili açıklamasında, çocuğun üstün yararını gözeterek neyin daha iyi olduğunu araştırmayan fakat bir ceza sistemi içerisinde çocuğun neyi ‘hak ettiğine’ karar veren bir güç konumuna gelen bu tür kurulların, çocuk haklarının temel ilkelerine ters olduğunu ifade etti.
Düzenleme, uzun süredir kamuoyunda tartışılan “çocukların yetişkin gibi yargılanması” garabetinin bir önceki adımı olabilecek nitelikte. CİSST de açıklamasında, “Bu teklifin temelinde şiddet suçlarına karışan çocukların ve gençlerin kamuoyunda daha çok gündeme gelmesi ve buna istinaden kamuoyunun bu çocuk ve gençlerin daha ağır cezalara tabi olmaları ve yetişkinler gibi yargılanmaları talebi olduğu düşünülmektedir” dedi.
Sosyal medya galeyanıyla dillendirilen ve sonucu düşünülmeyen bu tür taleplerin etkilerini, önümüzdeki on yıllarda çok acı şekillerde görebiliriz.


