Google Play Store
App Store

Televizyon izlemeye yönelik olarak ortaya çıkan bir dizi kavramın reklamcıların geleneksel televizyon izleme ölçümlerinden kaynaklanan yetersizlikleri aşma isteği nedeniyle olduğundan söz ediyorduk.
Reklamın parayı ödediği izleyicinin televizyon antenini takıp para ödemeden izlediği çaylar şirketten modelinde televizyonlarda iki ürün vardır. Birinci ürün içeriktir; ikincisiyse biz izleyiciler. Televizyonlarda ticari model geçerli olduğunda ortaya çıkan pek çok kanalda hangi program arasına kaça reklam verileceğini belirlemek için geçerli bir kur oluşması gerekir. Bu kur farkı ikinci ürünün, yani hangi izleyicinin ne kadarının paketlenip satıldığıyla ilgilidir. Bunun ortaya çıkması için televizyon izleyicisinin ölçülmesi gerekir.

***
Artık alışıldık olan ve reyting diye bilinen (reyting ölçüm istatistiklerinden sadece biridir) televizyon izleme ölçümleri geleneksel medyada bir grup panelistin televizyonuna ölçme cihazı yerleştirilmesi ve izleyenlerin kendilerine ayrılan tuşlara bastıkça oluşan verilerin, ölçüm kuruluşunun veritabanına kaydedilmesiyle başlar. Sistem saatlere ve dakikalara göre paketlenmiş izleyicilerin hangi televizyonda hangi programı izlediğini raporlar.
Bu paketlenen izleyicilerin toplam televizyon izleyicilerini temsil ettiği varsayılırsa, toplam televizyon izleyenlerin neyi izlediklerini anlamak mümkün olur. Tüm dünyada uygulanan bu yöntemler televizyon izleyicisini çeşitli ölçütlere göre gruplar. Bizdeki gruplama AB, C1, C2 ve DE gruplarından oluşur. Bu gruplar hem meslek hem eğitim dolayımıyla harcama desenleri birbirinden farklılaşan gruplardır. Ölçüm sonuçları, yaş, cinsiyet ve yukarıda belirtilen sosyal statü gruplarına göre çıkartılabilir. Tabii ki toplu sonuçlar.

***
Anlaşılan gelişmiş ülkelerde reklamverenler bu tür sınıflandırmalarla yetinmek istemiyorlar. Çok daha ayrıntılı, kişilere özel tüketim desenlerini de öğrenmek istiyorlar. En azından farklı bir izleyici grubu ortaya çıkıyorsa, onun da ölçülmesini istiyorlar. Bu nedenle dijital cihazları kullananların televizyon içeriklerini izlemesi gündeme gelmiş oluyor.
Dijital cihazların kullanımı arttıkça kişisel bilgilere ulaşılması çok daha kolay. Çünkü bu cihazlar zaten herkesin evinde, cebinde ve işyerinde var. Onlar üzerinde yapacağınız her içerik ve hizmet tüketimi en ince ayrıntısına kadar izleniyor ve reklamcılara aktarılıyor. Örneğin mobil donanımlardaki internet dolaşmaları, Google gibi arama motorlarında yapılan aramalar, uygulamaların kullanımı, cihazın hangi coğrafyada (konumda) olduğu, satın alma hareketleri ve daha nicesi kaydediliyor, işleniyor ve reklamcıların hizmetine sunuluyor.

***
Bazı yazarlar dijital ekonomide çaylar şirketten modelinden yararlanmanın bedelinin özel yaşama ilişkin bilgilerin paylaşılması olduğunu ve bunun bireylere olağanüstü bir zenginlik getirdiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kötümser bakışa sahip araştırmacıların, özel yaşama ilişkin bilgilerin dijital ekonomide bedava yaşamaktan başka bir amaçla kullanılması riskine yönelik uyarılarına pek inanmıyorlar.