Temiz Türk milleti
Biz Türk ve Müslüman bir millet olduğumuz için temizliğe çok önem veririz. Bugün Avrupa’nın gelişmiş milletleri daha yıkanmayı bilmiyorken, bizim atalarımız hamamlar inşa...
Biz Türk ve Müslüman bir millet olduğumuz için temizliğe çok önem veririz. Bugün Avrupa’nın gelişmiş milletleri daha yıkanmayı bilmiyorken, bizim atalarımız hamamlar inşa edebiliyorlardı.
Temizlik açısından son derece önemli bu tarihi bilgiyi tam olarak doğrulamayan veriler de mevcuttur. Örneğin Bursa’daki Büyük Kaplıca’nın üzerindeki hac işaretlerine bakarak buranın eski bir Roma Hamamı olduğunu söyleyen tarihçiler ve yazılan tarih kitapları vardır. Ama bu bizim temiz millet olma iddiamızı hafifletmez. Dünyanın başka yerlerindeki erken Roma hamamları bizi ilgilendirmez.
Biz Türk ve Müslüman bir millet olarak temizliğe çok önem veririz.
Hafta sonlarında Türk Milletinin temizliğe ne kadar önem verdiği bir kez daha ortaya çıkıyor. Ben İstanbul Kadıköy’de yaşayan biri olarak bunu çok net biçimde hissediyorum.
Cumartesi ve pazar günleri Temiz Türk Milletine mensup bireyler ve aileler Bostancı ile Fenerbahçe arasında uzanan sahile akın ediyor.
Temiz Türk Milleti, denize giriyor, kumsallarda güneşleniyor, çimenlerde yayılıp piknik yapıyor.
Uygun zamanlarda kahvaltı, öğle ve akşamüstü yemekleri yeniliyor.
Sonra gün biterken, Temiz Türk Milleti kalkıp gidiyor.
Sabahtan itibaren ne kadar ambalaj, naylon torba, gazete kağıdı kullanıldıysa onlara hiç dokunulmuyor. Olduğu gibi bırakılıyor.
Neden böyle yapılıyor?
Çünkü bu atıklar pistir!
Onları kullanıp o hale getirenler ise tarihsel, kültürel, sosyolojik Temiz Türk Milleti’ne mensup oldukları için pislikle alakaları bulunmuyor.
Temiz Türk Milleti pislikten hiç hazzetmiyor.
Elini bile sürmüyor.
Yemek artıkları, pet meşrubat şişeleri, cam bira şişeleri, üzerinde yemek yenmiş gazete kağıtları, kullanılmış kağıt peçeteler, hazır yiyecek satan yabancı firmaların kağıt torbaları, onların iç ambalajları, değişik renk ve ebatta naylon torbalar, kavun karpuz kabukları hepsi olanca pisliğiyle sahil boyu uzanıyor.
Pazartesi sabahları bu görkemli çöplüğe bakıp Temiz Türk Milletinin hafta sonu keyfi hakkında geniş bilgi sahibi olabilirsiniz.
Ne yiyorlar, ne içiyorlar, hangi gazeteyi okuyorlar, hangi mağazalardan alışveriş yapıyorlar?
Hepsi olduğu gibi bir gün önceki yerlerinde duruyor.
Böylesi yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu ise belediye pankartlarından okuyabilirsiniz:
-Kadıköy’de yaşamak ayrıcalıktır!
Kadıköy Belediyesi bu sloganın yanına bir de başkanın fotoğrafını yerleştiriyor ki, “eşek olmayın başkanın kıymetini bilin” tadında mesajlar veriliyor.
Bu durumu okuyan Kadıköy Belediyesi’nin son derece yerinde bir itirazı vardır:
-Sahillerin bakımı ve temizliği Büyükşehir Belediyesi’ne aittir!
Böylece biri büyük şehir, öteki ayrıcalıklı şehir olmak üzere iki belediye birden bu pisliğin üzerinde hizmet sörfü yapma imkânına kavuşuyor.
Çünkü bizim belediyelerimiz de temiz Türk Milletine layık olacak şekilde temizliğe önem veren yapılardır.
Temiz Türk Milleti’nin, temizliği sadece deniz kenarlarında, sahillerde de değil ülkenin bütün piknik alanlarında, ormanlarında, akarsu ve göl kenarlarında da açık ve net olarak görülebilir.
Bu kadar çok atığı olduğu gibi bırakıp gitmenin memleket sevgisiyle de yakın bir ilgisi vardır. Temiz Türk Milleti vatanını da çok sevmektedir. Vatan toprağıyla olan sevgi ilişkisi, hafta sonlarında içli-dışlı bir samimiyete dönüşür.
Sadece yiyip içmekle kalınmaz…
Bazı bölgelerde yeterli tuvalet bulunmadığından en uygun yere “içsel atıklar” da bırakılır.
Ama şu kesindir ki, biz Temiz Türk Milleti olarak temizliğe çok önem veririz!


