Google Play Store
App Store

Modi, yedi yıl sonra ilk kez Çin’e giderek Hindistan’ı gümrük tarifeleriyle tehdit eden Trump’a rest çekti. Bu beklenmedik ziyaret, devasa ölçekli bir jeopolitik yön değişikliğinin işareti olarak görülüyor.

Trump Modi’yi Çin’e itiyor
Modi 7 yıl aradan sonra Çin’e ilk ziyaretini gerçekleştirecek.

William PESEK

Jeopolitik alanda “trollemenin” son örneği, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin 7 yıl aradan sonra Çin’e gitme kararı oldu.

Başbakan Modi ekonomik acil durum moduna geçme kararının arka planında ABD Başkanı Donald Trump’ın Hindistan’a yüzde 50 gümrük vergisi getirmesi var. Hindistan, BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) üyeleri arasında bu ölçekte yaptırıma uğrayan ikinci ülke oldu.

İlk hedef, 2022’deki darbe girişimi nedeniyle eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’yu sorumlu tutan Brezilya’ydı. Bu arada Güney Afrika, Sahra altı Afrika'nın tamamında en yüksek oran olan %30'luk bir Trump vergisiyle vurulurken Nijerya, Gana, Lesotho ve Zimbabve’ye ise sadece yüzde 15 oranında vergi kondu.

Şimdi Hindistan da %50'lik gümrük vergisi ile karşı karşıya kalırken, Modi Washington yerine Pekin'e gitmeyi tercih ediyor. Modi, 31 Ağustos'ta başlayacak çok taraflı Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısına katılmayı planlıyor.

BRICS HEDEFTE

Trump, BRICS ülkelerine %10'luk ek vergi uygulamakla tehdit ediyor. Bu tehditin gerekçelerinden biri, BRICS’in doların küresel rezerv para konumunu zayıflatmaya çalışması. Trump, blok üyelerini “anti-Amerikan politikalarla” ittifak kurmakla suçluyor.

Ekonomist Nomura Holdings’e göre %50 gümrük vergisi, Modi’nin dengesiz ekonomisi esasında dünyanın en büyük demokrasisine yönelik bir “ticaret ambargosu” ve Çin’in bölgesel hedeflerine yönelik bir denge unsuru. Ve garip bir şekilde bu, kısa bir süre öncesine kadar Trump’ın açık şekilde yakın olduğu Rusya üzerinden uygulanıyor.

Trump, uzun süre yakın ilişki içinde olduğu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Beyaz Saray’a mesafeli tavrını fark edince Moskova’ya karşı tavır aldı. Şimdilik, Washington’un öfkesi Hindistan’a yönelmiş durumda. Nedeni, Hindistan’ın yaptırımlı ve ucuz Rus petrolünü tankerler dolusu almayı sürdürmesi. Yıllık alım miktarının 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Capital Economics’ten ekonomist Shilan Shah, “Başkan Trump’ın Hindistan’dan ithalata uyguladığı ek yüzde 25 vergi yürürlükte kalırsa, ülkenin yükselen üretim merkezi olarak cazibesi ciddi biçimde zedelenir” diyor. Shah’a göre yüzde 50’lik verginin “ekonomik olarak önemli bir etki yaratacak kadar büyük boyutta” olduğunu da ekliyor.

Hindistan, dünyanın beşinci büyük ekonomisi olarak çalkantılı bir döneme hazırlanıyor. Trump yönetimindeki ABD, Yeni Delhi’nin en büyük ticaret ortağı. 2024’te Hindistan, ABD’ye 87,4 milyar dolarlık mal ihraç etti. Modi yönetimindeki ekonominin bazı sektörleri, Trump’ın gümrük tarifesi hamlelerine diğerlerinden daha açık durumda.

UBS ekonomisti Tanvee Gupta Jain, “Etkilenen sektörler arasında mücevher, takı, hazır giyim, tekstil ve kimya ürünlerinin öne çıktığını düşünüyoruz. Bu sektörler ABD tarifelerinden daha fazla etkilenebilir ve hükümetten hedefe dönük destek alabilir” diyor.

Societe Generale stratejisti Rajat Agarwal ise, “tarifelerin borsaya etkisinin esas olarak zayıflayan Hindistan rupisi ve artan kur oynaklığı üzerinden geldiğini, bunun da kısa vadede yabancı sermaye girişini baskıladığını” belirtiyor.

‘BÜYÜK UZLAŞMA’

Trump’ın Hindistan’a karşı tavır alması, ticaret savaşının dönüm noktası olarak hatırlanabilir. Modi ve Çin lideri Şi Cinping’in Pekin’de bir araya geldiği bu dönemde, Çin liderinin Trump’la “büyük uzlaşma” niteliğinde bir ticaret anlaşmasına yanaşmaması için fazladan gerekçeleri olacak.

Trump’ın Japonya, AB ve diğer ülkelerle gümrük anlaşmaları imzalamasından sonraki haftalarda, anlaşmaların neyi kapsayıp neyi kapsamadığına dair belirsizlik gündemden düşmedi. 22 Temmuz’da Japonya ile imzalanan anlaşmanın ardından, taraflar hâlâ özellikle otomotivdeki %15’lik tarifenin uygulama detayları üzerinde anlaşmazlık yaşıyor.

Japan Economy Watch bülteni yayıncısı Richard Katz, Detroit’ten gelen tepkilere dikkat çekiyor. Ford, General Motors ve Stellantis, Trump’ın Japonya ve Avrupa ile yaptığı anlaşmaların kendilerini dezavantajlı duruma soktuğunu söylüyor.

Katz’a göre, Kanada ve Meksika’dan yapılan otomotiv ithalatında %25’lik tarife uygulanırken, Japonya ve Avrupa’dan gelen araç ve yedek parçalara %15 tarife uygulanması söz konusu. Ancak durum biraz daha karmaşık. Otomotiv dışındaki ürünlerde, USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) kapsamındaki menşe kurallarına uymayan mallara tarifeler uygulanıyor. Uyan ürünlerde ise yalnızca kural dışı kalan kısım için tarife kesiliyor. Otomotivde ise %25’lik tarife, doğrudan ABD dışı içeriğe uygulanıyor.

Brüksel’de ise AB yetkilileri, Trump’ın Avrupa’dan kısa sürede 750 milyar dolarlık ABD petrol ve gazı almasını talep etmesine karşı hasar kontrolü yapıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin özel şirketleri siyasi amaçlarla ABD enerjisini almaya zorlayamayacağını açıkça belirtiyor. Yeni Delhi’de Modi, en önemli siyasi tabanlarından biri olan çiftçilere Washington’a taviz vermeyeceği mesajını veriyor. Bu hafta başkentte düzenlenen tarım konferansında, “Çiftçilerin, hayvancılık yapanların ve balıkçıların çıkarlarından asla taviz vermeyeceğim. Biliyorum ki bunun bana ağır bir siyasi bedeli olacak, ama buna hazırım” dedi.

ZORAKİ ORTAKLIK

Trump’ın Hindistan hamlesi, BRICS içindeki dengeleri de etkiliyor. Geçen ay Rio de Janeiro’da toplanan blok, dolara rakip olacak ortak para birimi fikrini ve IMF ile Dünya Bankası’nda daha fazla söz sahibi olma taleplerini tartıştı. Hindistan ve Çin’in anlaşmazlığı bu hedefi zorlaştırıyordu.

Moody’s Analytics’ten Sarah Tan, “Çin ve Hindistan gibi birbirine mesafeli iki ülke varken BRICS’in doların karşısına rakip bir para çıkarması zor. Trump da BRICS’in ‘Amerikan karşıtı politikalarına’ uyum sağlayan ülkelere ek %10 gümrük vergisi vaat ediyor” diyor. Trump’ın Hindistan ve Çin’i aynı cepheye itmesi, Washington’ı ve dünyayı şaşırtabilecek hızlı bir değişime kapı aralayabilir.

Kaynak: asiatimes.com

Çeviren: Atahan UĞUR